TBMM’deki terör uzantıları bugün temizlenmeyecekse ne zaman temizlenecek?
Türkiye son iki günde verdiği şehitlerine ağlarken, içimizdeki hainleri tekrar görme fırsatı yakaladık..
Hiçbir ülkenin parlamentosunda böyle bir “özgürlük” alanı bulunmadı, bulunamayacak..
Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde henüz şehit haberleri almadan önce, HDP'li Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, TBMM kürsüsünde terörist başı Abdullah Öcalan'ı andı.
Aslan, "Sayın Öcalan'ın özgürlüğüne kavuşması için herkes sorumluluk almalıdır" dedi.
Bu cümle bir insana "terör yandaşı" demek için yeterli bir cümle değil mi?
Gayet açık ve net ifadeler kullanılmamış mı?
Ardından ilk şehit haberini 3 gün önce aldık.
Hemen ertesi günü yine şehit haberiyle sarsıldık..
Bir yandan katil İsrail'in Gazzeli masumlara yönelik acımasız saldırıları sürerken, CHP ve ortakları, küffara karşı topraklarını savunan Hamas'ı "terör örgütü" olmakla suçluyor.
Hamas'ın da Filistinli kardeşlerimizin de yanında duran Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'e karşı tepki gösterebilen tek Müslüman ülke lideri oldu..
Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin Gazzeli masumların yanında duruşu “arz-ı mevud” hayali kuran siyonisti daha da kudurttu..
Geldiğimiz noktada sınırlarımızda İsrail ile ABD'nin güdümündeki PKK/YPG'li teröristler harekete geçti..
Kahramanlarımız canları pahasına sınırımızı korurken, gelen şehit haberlerinden sonra gözlerimiz TBMM'ye çevrildi..
Birkaç satır önce söylediklerini aktardığım terör yandaşı HDP'li Aslan'ın Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye 12 şehit haberiyle kahrolurken, "Kürt sorunu devam ettikçe Tekirdağlı da Trabzonlu da rahat olmayacak" tehdidini savurdu.
Aslan'ın sözlerinden “terör yandaşı” olduğunu net bir şekilde anladığımız gibi bu hain Bakırhan'ın sözlerinden de terör örgütünün sözcülüğünü yaptığını anlayamamız için zeka problemimizin olması gerekiyor.
Bugünkü adı DEM olan ve yıllar içinde çeşitli isim değişiklikleriyle TBMM'deki varlığını sürdüren HDP'lilerin bir kaç nesil önceki milletvekilleri de askerlerimizi kahpece tuzaklarla şehit eden teröristler için, "Biz sırtımızı YPG'ye dayadık" diyorlardı.
HDP/YSP/DEM... Adı ne olursa olsun değişmeyen tek şey açıktan “terör yandaşı ve sözcüsü” olmaları..
CHP'de de sözde bir "değişim" hareketiyle genel başkanlık koltuğuna oturan Özgür Özel, ana muhalefetin de kaldığı yerden devam ettiğini ortaya koydu.
TBMM'deki ortak terör bildirisine DEM Parti ile birlikte sadece CHP imza atmadı..
Özgür Özel tepkilerden sonra konuştu. "Neden bildiriyi imzalamadınız?" sorusuna, "Yok öyle yağma" diyerek cevap verdi..
Sınır ötesi operasyonları eleştirip, iktidarı hedefe koydu. Terör örgütü PKK'ya "terör örgütü", teröriste "terörist" demeyi bir kenara koyun, cevabında saldıranların adını bile anmadı.
Son olarak şunu da hatırlatalım. Türkiye 12 şehidi için ağlarken, Diyarbakır’da DEM Parti Gençlik Meclisi 1’inci Olağan Kongresi düzenlendi. Terör sözcüsü Demirhan'ın gençleri kongrede teröristler için "şehit" deyip, saygı duruşunda bulundu.
Artık resim çok daha net bir şekilde ortada..
Bunlar bugün Gazze'yi yakıp-yıkan siyonistin uşakları.
Onlarla ortaklık edenler de aynı şekilde siyoniste uşaklık edenler..
Yarın ülkemize Allah korusun bir saldırı olduğunda bizi ilk vuracaklar bunlar..
Geldiğimiz noktada artık milletin sabrı taştı. Hiç kimse, 12 şehidin verildiği gün teröriste "şehit" diyenleri, teröristbaşı için "serbest kalmalı" çağrısı yapanları mecliste görmek istemiyor..
Onların ortaklarına da tahammülümüz kalmadı..
Kim terörle işbirliği içinde ise artık bunların başı ezilmeli..
Çünkü yarın topraklarımız işgal edilince geç kalmış olacağız..







