Siyonist İsrail'in saldırılarına alışmayalım!
İsrail 7 Ekim'den bu yana devam ettiği katliama bir an bile ara vermedi.
Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarındaki bombardımanın şiddeti her geçen gün artıyor.
Mesela Cibaliye Mülteci Kampı..
İsrail saldırıları sebebiyle yerlerinden edilen sivillerden (çoğunluğu çocuk ve kadın) oluşan bir yerleşim alanı..
Yani İsrail'in saldırılarından kaçıp yine işgalcilerin bombardımanında hedef alınan eli silahsız, sivillerin bulunduğu bir nokta….
Defalarca bombalandı..
Sadece 19 Aralık Salı günü 150'ye yakın Filistinli şehit edildi. Sabah saatlerinde başlayan bombardıman, aralıklarla öğlen vakti ve gece de sürdü. Aynı saldırılar Çarşamba da yaşandı, savaş sona ermezse önümüzdeki Çarşamba da yaşanacak..
Cibaliye Mülteci Kampı Ekim ayında ilk defa bombalandığında tüm Türkiye ayağa kalkmıştı.. Meydanlar
İsrail'i lanetleyenlerle dolmuş, tüm yayın organları habere geniş yer ayırmıştı..
Ancak geldiğimiz noktada Cibaliye'nin bombalanması sıradanlaştırıldı. Okulların, hastanelerin, ambulans konvoylarının vurulmasında da aynısı oldu..
Sanki Cibaliye'ye saldırılması artık mühim bir durum değilmiş gibi algılanmaya başlandı.. Oysa orada 7 Ekim'den beri süregelen bombardımanda bine yakın sivil şehit oldu.. Hepsi oraya “güvenli” olması sebebiyle sığınmıştı.
Oluşan yıkım görüntüleri bir deprem felaketini andırıyor..
Her yer enkaz, tam bir can pazarı..
O yıkım Gazze'de ve tüm Filistin topraklarında her an yaşanıyor..
Maalesef ne günlük yaşantımızda ne medyada aynı hassasiyeti artık göremiyoruz..
Gazze yıkılıyor, insanlar açlıkla, hastalıkla, bombardımanla baş etmeye çalışıyor..
Kış aylarının da gelmesiyle çocuklar çamurlu yollarda yalın ayak yürüyor..
Biz seyrediyoruz..
İktidara baskı yapanlar, katliamı gündemine bile almıyor..
Bu vahşeti de siyasallaştırdılar..
Birisi kalkıp siyonisti ve siyoniste destek olanları "boykot" edenlere "salak" diyor...
Diğeri "Hamas bir terör örgütü. Ha PKK ha Hamas" diye konuşuyor..
Birileri katliamın sürdüğü, soykırımın yapıldığı günlerde TV dizilerini, yarışma programlarını reytingde zirveye çıkartıyor..
İsrail zulmüne hayatında küçücük bir yer ayırmayanlar, iktidarı "işbirlikçi" olmakla suçluyor..
Siyasi hırslar sebebiyle insanlık dışı söylemlere, düşmanlığa şahit oluyoruz..
Gazzeli kardeşleri için, Filistinli masumlar için yüreği yanan milyonlar var bu ülkede..
Ve o milyonlar, "salak" diyene inat boykota devam edecek.. Avrupalıya bile ön ayak olan o milyonlar, zulmü normalleştirmeyecek..
7 Ekim'deki Aksa Tufanı operasyonuna kadar yaşanan ölümleri, yapılan saldırıları, "Ortada savaş mı vardı?" diye normalleştirenler, bugün de aynı tutumunu sürdürüyor..
Filistin özgürleşinceye kadar toplumun tüm bireyleri olarak üzerimize düşeni yapmalı ve bir Müslümana yakışan şekilde tavır almalıyız..
İçimizdeki siyonist sevicilere inat ne boykotumuzdan ne duamızdan vazgeçmemeli, meydanlarda
siyonisti lanetlemeli ve bu işi siyasallaştıracak kadar düşman kesilenlere karşı dik durmalıyız..
Bugün İslam’ın izzet ve şerefini ayakta tutan mücahid Kassam Tugayları’na artık hepimizin bir vefa ve hak borcu var..
Zulmün bir an evvel sona ermesi ve Filistinli kardeşlerimiz bizden ahirette hesap sorduklarında onlara "Sizin için bunu yaptım" diyebileceğimiz ameller biriktirmek duasıyla..







