--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Merhum Erbakan’ın aziz hatırasına lütfen bunu yapmayın!

Taha Emre Özdemir
Taha Emre Özdemir
23

Önceki hafta Yeniden Refah Partisi Genel Başkanvekili Prof. Dr. Doğan Aydal’ın, Halk TV canlı yayınında iktidarı hedef alıp, Ekrem İmamoğlu’nu övdüğü görüntüleri üzülerek izlemiş ve gereken uyarılarımızı yapmıştık.

AK Parti’yi “30 maddelik” anlaşma metnine uymamakla suçlayıp, o anlaşma metnini yersiz bir şekilde açıkladığı gün partisini “kadın düşmanı” ilan edenlerin karşısında bu suçlamayı yapmak, olsa olsa “riyakarlıktır” demiştik. 30 maddenin uygulanmamasına sözde üzülüp, 30 madde içinde yer alan LGBT sapkınlığının savunucusu Ekrem İmamoğlu’nu o yayında övmek “iki yüzlülüktür” değerlendirmesi yapmıştık.

Ama Doğan Aydal bildiği yolda yürüdü, gelen eleştirilere de Cumhuriyet gazetesinde cevap verdi.

“Ağzı olan konuşuyor” diye gayri ciddi bir üslupla, kendisinin eylemlerinden rahatsız olan Milli Görüşçüleri hedefe koydu.

Tam Aydal şoku unutuldu derken, bu sefer de Kasım Gülpınar’ın adaylığı konuşuldu.

Gülpınar, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından önemli görevlere getirildi. 24-25-26 ve 27. dönemlerde AK Parti Şanlıurfa Milletvekilliği yapan, AK Parti MKYK üyesi ve Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa’yı yönetme hırsıyla partisinden istifa edip, Yeniden Refah Partisi’nden Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu.

Yeniden Refahlı Gülpınar, AK Parti’de siyaset yaparken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği şu sözle eleştirilerin odağında yer aldı:

“Biz cumhurbaşkanımıza bir söz verdik. Dedik ki, siz neredeyseniz biz oradayız. Siz bir kere bu işin içinde olduğunuz müddetçe biz sayın Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Son dakikaya kadar, son saniyeye kadar... Hakikaten dava insanıysak, o dava dediğimiz şeyi gerçekten inanarak, kalbimizde yaşayarak idrak edebiliyorsak ne mutlu bize ki öyle olduğunu temenni ediyorum. İnşallah öyledir. Yoksa dava ‘ben içinde varsam bu davadır, ben içinde yoksam benim için dava yoktur’ gibi bir anlayışı ben kimseye yakıştıramıyorum.”

Mehmet Kasım Gülpınar AK Parti’den istifa edip, Yeniden Refah Partisi’nden adaylığını ilan edince, sert söylemlerle eleştirildi, tartışma konusu oldu.

Buraya kadar bazı mücbir sebeplerden dolayı susarak bir yorumda bulunamasam da benim dikkatimi ilginç bir durum çekti.

Menzil Şeyhi Seyyid Muhammed Saki el Hüseyni Hazretleri (k.s.) geçtiğimiz hafta sonu Ankara’ya gelerek müridanıyla buluştu. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan da Seyyid Saki Hazretleri’ni (k.s.) Serhendi Vakfı’nın merkez külliyesinde ziyaret etti. Erbakan bu ziyaretine ilişkin fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı. Erbakan’ın sosyal medya paylaşımları yüz-iki yüz bin civarlarında görüntülenirken, Seyyid Muhammed Saki el Hüseyni Hazretleri (k.s.) ile fotoğrafı 9 milyon görüntülenmeye ulaştı. Fotoğrafı paylaşmaya gerek var mıydı, bilemiyorum. Seyyid Saki Hazretleri’nin (k.s.) duasını almak o fotoğrafın 80 milyon görüntülenmesinden de etkili olacaktır ama sayın Erbakan böyle tercih etti. Tercihinin sonucunda Menzil Cemaati de kendisi de Seyyid Saki Hazretleri de (k.s.) maalesef haddi aşan hakaretlere muhatap oldu. DAVASI İslam olan bir zatın adı, haksız şekilde siyasetle anıldı. Öte yandan Fatih Erbakan’ın ziyaretinin ardından bir başka Yeniden Refah yöneticisi de Seyyid Saki Hazretleri’nin (k.s.) yanına gitti.  O, fotoğraf paylaşmadı. Neden paylaşmadı onu da bilemiyorum.

Şimdi bu ayrıntıyı niye yazdığıma gelince. AK Parti’deki tüm makamlarını terk edip, Şanlıurfa’yı yönetme hırsıyla Yeniden Refah Partisi’ne katılan yani Fatih Erbakan’ı lider olarak seçen Mehmet Kasım Gülpınar, kendisi hakkındaki tartışmalara ilişkin Saygı Öztürk’e konuştu.

Peki Saygı Öztürk kim?

Seyyid Saki Hazretleri (k.s.) tarafından, henüz Seyyid Abulbaki el Hüseyni Hazretleri (k.s.) sağ iken, Menzil köyünde misafir edilen, ‘gel burada ne varsa gözlerinle gör, kulaklarınla dinle’ denilen, yaptığı röportajı ise “Menzil’in İki Yüzü” adlı bir kitaba taşıyarak gördüğü iyi muameleye ihanetle karşılık veren gazeteci. Kitabı yazdığı günlerde tarikat düşmanlarına takribi iki-iki buçuk aylık “uydurma malzeme” sunan şahıs. Ve kitabı hala tarikat düşmanları tarafından bir kaynak olarak kullanılmakta.

Şimdi anlamakta zorluk çektiğim nokta şurası: Fatih Erbakan Seyyid Saki Hazretleri’ni (.s.) ziyaret edip, görüntü paylaşıyor. Arkasından Fatih Erbakan’ı lider seçen Mehmet Kasım Gülpınar, Türkiye’de gazeteci kalmamış gibi, hadi Sözcü’ye de konuşması neyse, liderinin fotoğraf verdiği kişiye düşmanlık eden Saygı Öztürk’e konuşuyor.

“Biz cumhurbaşkanımıza bir söz verdik. Dedik ki, siz neredeyseniz biz oradayız. Siz bir kere bu işin içinde olduğunuz müddetçe biz sayın Cumhurbaşkanımızın yanındayız” sözünü çiğneyerek ayrıldığı partisini Saygı Öztürk’e şikayet ediyor.

Son yaşanan iki örnekte görüyoruz ki parti adım adım Saadetleşme yolunda ilerliyor. Mehmet Kasım Gülpınar’ın yaptığı da olmadı, yakışmadı. Bunun Doğan Aydal’ın hareketinden hiçbir farkı kalmadı.

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet Faruk

19 Şubat 2024 22:21

Diyorumya milli görüşcüler kendi nefislerinden başka hiç kimseyi hak görmezler. Bu yüzden Fatih Erbakanıda kimse ikna edemez. Bu çocuk nefsine hizmet ediyor ve ne yaptığını bilmeyen bir canlı bomba.

Abdullah

27 Ocak 2024 20:50

Sayın Akit gazetesi ve yazarları lütfen yorum ve haber yaparken unutmayın ki Refah partisi ve Ak parti aynı tabandan gelen insanlar olduğunu görerek yorum yapın.Refah partisi seçmenini incittiğinizde bilin ki Ak parti seçmeni de incinir.Troller ve bazı haddi aşan kişiler tabi bunu anlayamaz.Yeniden Refah partisi belirli bir ivme ile yükselişte olan parti.Gün birlik ve beraberlik günüdür gelin Yeniden Refah Partisinde birleşelim.Milli görüşçüler belediyeleri yönetsin.Yeniden Refah partisi 14 Mayıs'ta fazlasıyla görevini yaptı.Sıra Ak Parti'ye oy vermiş olan kardeşlerimizde Vefa bunu gerektirir.

Süleyman Sırrı Dinçer

27 Ocak 2024 19:56

Fatih Erbakan ve Üst kademe akıllarını başına toplamalı. Temel bilmemneoğlu gibi yozlaşmasın.

Hamza

27 Ocak 2024 16:59

Ben reisin yerine olsam bu partiyide bunlarida muattab almam ne halleri varsa görsünler

sinsin

27 Ocak 2024 16:50

bizler REİS'ide Fatih ERBAKAN'ıda seviyoruz keşke birlikte olabilseler ama REİS'imizin etrafı etten duvar mümkün değil sanki REİS adaleti sağlayabilseydi maddi ve manevi olarak onu tek başına iktidar yapar kimsede yıkamazdı aaah çevresi yomuzordur Reis olmak

ADALET

27 Ocak 2024 16:45

Reis VE Fatih Erbakan milli görüşün liderleridir lütfen ayrıştırmayalım sayın yazar hatıralarını yazan olursada okuruz şevki YILMAZ hocamada saygılar

hacegan

27 Ocak 2024 16:42

Her şey bir kenara lütfen ALLAH cc. dostlarını incitmeyelim onlar siyasi değil siyaset üstü herkese aynı yakın ve uzaklıkta

Demir

27 Ocak 2024 12:22

Adamın davası para imiş makam mış onunla haşrolsun ERBAKANDA zerre kadar adamlık liderlik vasfı olsaydı birini partiden o dakika atardı birinide içeri sokmadı LİDERLİKMİŞ ERBAKAN HOCAMIN deyimiyle haydi oradan

İbrahim Alkılıç

27 Ocak 2024 12:21

1969 bu yana olayların bazı içinde, bazı dışında ama erbakanin etrafında idim. Bu yazdıklarım basinda yer almadı. Keşke Şevki Yılmaz abimiz hatıralarını yazsada gençler bu meselelerden haberdar olsa. Merhum Erbakan son nefesine kadar AK Parti ve Tayyip Bey aleyhine tabanını kışkırttı. Yahu bağrımıza bastığımız Recai Kutan 2019 seçimlerinde imamoğlu'nu destekledi, Allah Allah! Erbakan Saadet parti tabanını AK Parti aleyhine zehirledi. Enaniyet vardı. Bu yüzden rahmetli güzel insan Esat Coşan hocayı küstürdü. Neticede Erbakan günahı ve sevabı ile ahirete gitti. Bugün Saadet partisi ve tabanı ve oradan kopan refah partisi AK parti'yi ve Tayyip beyi sevmiyorlar. Bu yüzden oğlu Fatih Erbakan 6 lı masaya yani chp ye müracaat etti de saadet ret etti, oraya katılamadı. Bu yüzden Tayyib beyin partiden kovduklarını hatta bir kısım fetocuları kendi partisine aldı. Zaten Tayyib beyi belediye başkanı olduğu ilk günden itibaren hiç sevmediler. Halkın ona teveccühünü görünce endişeye kapıldılar. Erbakan'ı Tayyip Bey'in aleyhine kışkırttılar, belki o da bu işe çanak tuttu bilemeyiz. Ak Parti İslami parti değil bir kitle partisidir. Menderes'in, Özal'ın partileri gibi. Bediüzzaman Hazretlerine Menderes'in etrafında masonlar var biz kendi partimizi kuralım diyen abilere mealen dediki; Türkiye halkının %70'i Müslüman mümin olarak Türkiye'de islami Parti talep etmesi lazım. Chp ye karşı Reyimiz Menderes'e dedi. Mesele budur, herkes ahirete gidecek ve orada hesabını verecek. Selâm ve dua ile...

Ömer

27 Ocak 2024 12:12

Siyasette baştan başlayarak tüm imtiyazlar kaldırılmalı meclise ayrıcalık olmamalı . Belediyeler sıkı denetimde olmalı . Ama bir sürü yolsuzluk ayyuka çıkıyor sonuç yok . Şahsi menfaat için parti değiştirenleri samimi bulmuyorum . Çok yanlış .

BAK

27 Ocak 2024 13:11

ömer O DEDİĞİNİ İLKGELDİĞİNDE YAPTI MİLLET VEKİLİ LOJMANLARINI YIKTIRDI AMA KENDİNE KALLAVİ SARAY YAPTIRDI AGARİ ÜCRETLİ EMEKLİ AÇ SEFİLKEN ADALETE BAK

Taha Emre Özdemir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle