--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ev sahibi-kiracı çatışması nasıl önlenecek?

Taha Emre Özdemir
Taha Emre Özdemir
14

Türkiye tarihinde belki de ilk defa gündeme girmiş konulardan birisini tartışıyoruz..

"Ev sahibi-kiracı kavgası"

Daha önce münferit hadiseler olarak karşılaştığımız bu olaylar, artık gün geçmiyor ki yaşanmasın!

Tüm ürünlerin zamlandığı bir ortamda ev kiralarının zamlanması da kaçınılmazdı..

Ancak varlıklarıyla bizi hayal kırıklığına uğratan bazı kimseler, fırsatçılıkta zirveyi zorladı..

Olmayacak evlere, olmayacak fiyatlar çekildi..İnsani duygular; vicdan ve merhamet rafa kaldırıldı..

Halbu ki ev sahibi de bizdik, kiracı da..

Aynı toplumun birer parçası olan bireyler, "ev sahibi" "kiracı" şeklinde ikiye ayrıldı..

Art arda zamların yapıldığı bir ortamda, fırsatçı ev sahiplerinin çokluğu işleri hepten birbirine karıştırdı..

Mesela, eşyalarıyla birlikte mahkeme kararıyla sokağa atılan kiracı haberlerine bir yenisi de dün eklendi..

Olay Antalya'da yaşandı. Bu sefer sokağa atılan kişi, “Kiracılar Dayanışması Platformu kurucusu C.K. oldu.

İddiası şöyle: "İlk evi tuttuğum zaman bu civarda evler 3-4 bin TL'den kiraya veriliyordu. Ben 5 bin 500 TL'ye kiraladım. Anlaşmamıza göre bir sonraki yıl zam yapılmayacaktı. Sözleşmeyi yenileme zamanı geldiğinde, yüksek rakam telaffuz etti. Ev sahibi diğer binaların 13-15 bin TL'ye verildiğini öğrenmiş. Beni arayarak 13 bin 500 TL kira istedi. Ben devletin önerdiği yasal rakamı söyledim. Ödemeyeceğimi anlayınca tahliye taahhütnamesini hatırlattı, mahkemeden tahliye yönünde karar çıktı.

C.K'.nın iddiası doğru ise 5 bin 500 lira olan kirayı 13 bin 500 liraya yükseltmek düpedüz vicdansızlıktır, ahlaksızlıktır, fırsatçılıktır..

C.K.'nın ifadelerine baktığımızda, bu vicdansızlığın sebebi de ev sahibinin diğer binaların 13-15 bin TL'ye verildiğini öğrenmiş olması durumudur.. Yani fırsatçılık, fırsatçılığı tetiklemiştir..

Devletin yüzde 25 zam üst sınırı getirmesine karşın, bir kiracının bu örnekteki gibi mahkeme kararıyla kapı dışarı edilmesi, hukuktaki büyük bir boşluğu bize anlatıyor..

Aynı devlet, yüzde 25 zam sınırına uymayan ev sahiplerinin, daha fazla zam yapması durumunda, kiracı davacı olur ise yasaya göre paralarının ev sahibi tarafından kiracıya iade edileceğini de belirtiyor..

Hem yüzde 25 sınırı koyup, hem 5 bin 500 liralık eve yüzde yüzden daha fazla zam isteyen ev sahibinin mahkemede haklı bulunması, karar gereği kiracının memurlar eliyle kapı dışarı edilmesi, bize büyük bir çıkmazı işaret ediyor..

Öte yandan eski kiracı sorunu da var...

C.K. adlı vatandaşın yaşadığı olayda olduğu gibi, ev sahiplerinin büyük bölümü, çevrede kiraların kaç lira seviyesinde olduğunu öğrenip ona göre fiyat belirliyor..

Antalya'da yaşanan olay bir örnek...

Olaya bir de farklı örnek üzerinden bakalım..

Genelde şehir dışlarında, merkeze uzak noktalara inşa edilen, bu sebeple fiyatları, yaşanan son dönem zamlarından önce çok cuzi görünen TOKİ evlerinde gelinen nokta...

Toplumun nasıl bir çıkmazın içine sürüklediğini çok net şekilde ifade ediyor.. Tüm Türkiye’de bu örnekle muhatap olan milyonlarca kiracı ve ev sahibi var..

Ankara'da bulunan bir TOKİ sitesi.. Ev kiraları burada henüz 2 yıl önce 500-750 lira aralığındaydı.. Yani 2 yıl önce eve oturan bir kiracı bu fiyattan giriş yaptı..

Geçtiğimiz yıl kirası bin 250 lira civarında seyretti..

Ve gelindi 2023'e..

Sözleşme imzalanacak.. Devlet "yüzde 25" dedi.. Devletin yüzde 25 sınırıyla en pahalı evin kirası bin 500- bin 750 lira aralığına geldi..

Ancak eski kiracısı çıkmış, içi boş aynı evlerde ise kira fiyatı en az 10 bin lira..

İçinde eski kiracısı oturan ev sahibi, o TOKİ sitesinde evlerin kaç liradan kiraya verildiğini araştırıyor.. Çevreye bakıyor, kendi eviyle birebir aynı evler, 10 bin lira.. Eline geçecek aylık kira parası, yasal sınırıyla birlikte 2 bin lira bile değil.. Her insanın nefsi var.. Para cazip geliyor, yasal sınırı nasıl yenebilirim araştırması başlıyor.. Yalanlar devreye giriyor, bir yolu bulunuyor, kiracı bunalıyor ve başlıyor kavga..

Ya da ev sahibi gerçekten vicdanlı.. "Yüzde 25 yapsam" diyor, eline geçecek para günümüz koşullarında cuzi kalıyor, yüzde 50'yi, 75'i zorluyor.. Kira bedeli 2 bin küsürlere çıkıyor ama bu sefer de kiracı "dur" diyor..“Sınır yüzde 25...

Neresinden baksan ilginç bir çıkmaz..

Örnekler onlara, yirmilere, otuzlara kadar yükseltilebilir.. Hepsinde, ne yüzde 25 sınırının ne fırsatçılığın ne de “ödersin, ödemezsin” inatlaşmasının faydasının olmadığı ortada...

Bence Türk toplumu olarak, bu "kiracı-ev sahibi" meselesini zorunlu durumlar dışında hukuka, devlete devretmemeli, fırsatçılar sebebiyle birbirimize düşmemeli, ev sahibi olarak da kiracı olarak da vicdanımızı, merhametimizi devreye sokarak ahlaklı bir Müslüman özellikleriyle birbirimize yaklaşmalıyız..

Hem böyle bir anlaşma yüce Allah'ın da hoşnut olmasına ve rahmeti ile bereketinin her iki tarafa ulaşmasına vesile olacaktır...

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Buhara 66

17 Eylül 2023 00:05

Oda bişeymi benim ev sahibi 2100 lira olan kiarayı 13 binliraya çıkardı yani dvlet burad diyorki ne haliniz varas görün demek ülkede herkes kendi kafasına göre at oynatıyor ve devlete malesef bunu seyrediyor durum budur.

TC Bursa

13 Eylül 2023 23:31

Bir ülke iyi idare edilmiyor ise, bugün yaşadığımız olaylar yaşanır. Adaleti bitirir, güveni zedelersen toplumda ayrismalar, tartışmalar, şiddet artar. Boşuna devletin dinî adalettir dememişler. Vatandaş psikolojik açıdan kötü durumda. Bu psikoloji ev sahibinide etkiliyor, kiracıyı da, işçiyi de,patronu da. Herkes kendini güvende hissetmek istiyor. Bugünlere bir günde gelmedik,bu nedenle bir günde de kurtulamayacagiz malesef. Bu ülkede siyasiler yaptıkları veya yapmadıklarından sorumlu tutulmadiklari,hesap vermedikleri sürece bir arpa boyu yol alamayiz. Siyasilerin vebalini bizler halk olarak ödemeye razı olduğumuz sürece, onlar daha da umarsızca hareket edecekler. Kemeri hep halk sıkıyor,kamu da tasarruf namına hiçbir icraat yok maalesef. Yok canım diyen varsa bestepenin günlük koruma ve diğer giderlerine bir baksın. Ben rakam yazmayayım, merak eden araştırsın. O rakamları görünce şok geçirmeyin.

Akın kimençe

13 Eylül 2023 21:55

Vahittin İsmailoğlu kürt

Hacı

13 Eylül 2023 20:00

kelimenin tam anlamıyla mahvolmuş durumdayız, 60 yaşıma geldim böyle bir şey görmedim. İki yıl içinde fiyatlar füze gibi arttı. Dar gelirliler olarak hızla yoksullaştık, alım gücü öylesine düştü ki. İstanbul'u terketmek zorunda kalacağız bu gidişle. Bir yerde oturup çay, kahve içmek, bir şeyler yemek lüks oldu ya. Ahir ömrümüzde bu halleri mi düşecektik. AK Parti yaktın bizi, çıra gibi...

İşin birde diğer tarafı var

13 Eylül 2023 18:57

Malüm Devletimiz tamamen inşaat sektörünü onyıllardır yoğun olarak geliştiriyor destekliyorki bu durum ülkenin heryerinde görülüyor. Ülkeye para girişi lazım bunun için Araplara filan gidiliyor İç ve dış ülke yatırımcısı keyfi olarak mülkiyet hakkına bakmadan kiralara %25 zam sınırı getirildiğini görüyor. Yarın akla esip %10 olmayacağı ne malüm ? Sonuç : Güven sarsılıyor sektör vuruluyor ülkede bu reel ekonomik verilere aykırı hareketler yatırımcıyı korkutuyor kaçırıyor bu da ekonominin geleceği için yanlış bir durum

Taha Emre

13 Eylül 2023 13:33

Önlenemez otur bakalim yerinde

Vesselam

13 Eylül 2023 12:55

Allah (cc) inşallah sana kiracılı bir ev nasip eyler. Reisimize, Rabbım ömur boyu iktidar verir insallah. Reisimizde iktidarı boyunca kira bedelerine senelik %1 (yuzdebir) zam verir. Ülkemizi ekonomik fesada boğan ev sahiplerinin canına okur.. Amin

Ömer

13 Eylül 2023 11:57

Ben de bir kiracı zede olarak muzdaribim . Ne ahlak ne merhamet var . Maalesef çoğu ev sahibi bizi mecbur ediyor zammın bile bir şeyi olur 5 misli ne demek bu sene kabul etsen seneye ne olacak ? Rabbim sonumuzu hayretsin gidişat iyi değil . Sorumlu yetkili kim ortada yok . Yani ben direnecem sonuna kadar .

Okur

13 Eylül 2023 11:48

Ülkede bir yılda herşeyin, buna ev fiyatlarıda dahil dört kat arttı. Alın mazotu, benzini geçen sene kaçtı şimdi kaç? Herşeyin fiyatını enerji ve dolar artışı belirliyor. Devlet vergileri yüzde yüz artıracak, vatandaşın evinin kirasını sınırlayacak olacak şey mi? Sorun büyüyor. Kendi yönetme hatalarının yükünü vatandaşın sırtına yükleme en kolayı. 2021 e kadar bu sorunlar yok gibiydi. Dört proğram dört bakan hepside proğramlarının sonunda ki açıklamalarda çak çek. Olmadı yeniden çak çek. O da olmadı çek çak. Dünya bir yol izliyor, biz başka yol. KKM ile zengine Servet aktar.Dengeleri boz. Serbest piyasa de. Faiz sebep enflasyon sonuç de. Bir yıl sonra faizi artır enflasyon düşsün. Sonra her taraftan yeni sorunlar çıkıyor. Kiracı haklı, ev sahibi haklı. Fiyat dengesi bozulunca toplumsal sorunlar zirve yapıyor. Evi kiraya verdiğinde et 180 lira idi şimdi450 lira. Kim haklı kim haksız. İki yıldır kira artışını oranı toplam0/050 piyasa fiyatları0/0245 buyurun. Kira artışlarını sınırlayarak kağıt üstünde kira artışını düşük göstererek enflasyon hesaplamada ki etkisini düşürüp enflasyonu az gösterme çabasından başka bir işe yaramadığını sizde biliyorsunuz, yöneticiler de. Vatandaşın barınma sorununu çözmek anayasal görev olarak yönetimindir. Dışardan kontrolsüz 10 milyon göç barınma sorununu büyüttü. Kamplardan sokaklara salınanlar yeni gettolar oluşturdu. Asıl iki yıl sonra dengelerin değiştiğini görünce saçımızı başımızı yolarız ama iş içten geçmiş olacak. Göçmenleri bedava iş gücü ve seçmen olarak görürsek doğacak sosyal sorunların altında kalacağız. Unutmayın ki üst yapı alt yapıyı, sonra alt yapı üst yapıyı belirler.Yozlaçma çok hız kazandı. Her ekonomik çöküm toplumsal çürümüşlüğe neden oluruyor. Ahlaksızlık, insafsızlık, çılgın tüketim arttı. Lüks yaşamalarını toplumun gözüne sokanlar, üç beş yılda milyarder olanların çocuklarının şatafatı model oluşturup toplumu çürütüyor. Çıkıp şöyle değişik toplumsal katmanların yaşadığı bölgeleri gezip gözlemleyin. Biz bu değildik, olamayız deyip çok üzüleceksiniz. Üç Y dörde çıktı. En kötüsü dördüncü Y -yozlaşma. Kanunla, yönetmelikle düzelecek meseleler değildir toplumsal problemler. Kısa vade de yol almak da mümkün değildir. Bu olumsuz değişimin önüne; Kuran'ın muhtevası kavratılmadan kuru ezberci okuma, ve anlatana göre değişen aktarmacılığın geçemediğini;parasını kazanmasına bakan ve vaz geçilmez olduklarının devam etmesini isteyen din adamlarının ve diyanetin(siyasi angajman dan zaman bulamıyorlar bey efendiler. ) başarısız olduklarını da bilmek önemli.

Muhammet

13 Eylül 2023 08:10

Sayin yazar bu nasil bir yasadir devlet ozel mülküyete mudahale ederek cebberut kedilerek %25 sınırlama getirebiliyor. Tabi kodamanlara gücü yetmiyor , vatandaşa dayatıyor .

Taha Emre Özdemir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle