--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yılbaşında alkol tüketmek

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı

Alkollü içki kullanmanın zararları uzun bir liste oluşturacak kadar çoktur. Mide-bağırsak rahatsızlıklarından kansere, karaciğer yağlanmasından siroza, sarhoşluktan trafik kazalarına, bunamadan alkol bağımlılığına, yaralama ve cinayetlerden intiharlara, aile geçimsizlikleri ve boşanmalardan taciz ve yangınlara, psikiyatrik hastalıklardan kavgalara uzanan sayısız zarar alkol tüketenleri beklemektedir.

Tütünden daha fazla problemlere yol açtığı halde nedense sigara kadar alkolle mücadele edilmez. Aksine kutlamaların, arkadaşlık kurmanın ve genel olarak eğlencenin vazgeçilmez unsuru olarak gösterilir. Alkolün zararlı etkileri bu sebeple sürekli olarak hafife alınır. Bu yüzden de alkolün kötü etkileri giderek önlenemez hal almaktadır.

Bugün miladi takvime göre yılbaşına geçiş günü. Aslında herkesin yeni bir yaşa daha girdiğini de gösteriyor. Yani bir yıl daha yaşlanıyor, bizi bekleyen akıbet olan ihtiyarlığa ve ölüme biraz daha yaklaşıyoruz. Böyle bir geceyi tefekkürle, ibadetle, geçmişimizi gözden geçirip “Kendimize, çevremize ve ailemize daha faydalı, daha hayırlı nasıl olmalıyım?” diye yeni kararlar alacağımıza alkollü içki ile uyuşturup bilinçsizce yeni bir seneye başlamak niye? Cevaplamakta zorlanıyorum inanın.

Toplumumuz maalesef sanki yılbaşı alkollü içki sarfiyatı ile vur patlasın çal oynasın eğlenerek başlatılır diye bir imaja inandırılmıştır. Güya yeni yıla neşeli girilirse bütün yıl da öyle geçermiş. Hiçbir bilimsel, mantıklı, gerçeklere dayanan açıklaması olmayan batıl bir inanç bu. Aksine bu gece içkiyi fazla kaçırıp rezaletler, felâketler yaşayan öyle çok insan var ki!

Bu gerçeklerden yola çıkan TAPDK (Türkiye Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) çok yerinde bir düşünce ile yılbaşı hediye sepetlerinde alkollü içki ve tütün ürünleri bulunamayacağına karar vermiş. Böylelikle “yılbaşı gecesi alkol tüketilmelidir” imajını ortadan kaldırarak insanımıza yarar getirecek bir adım atmış.

Tabi bir takım güçler boş durur mu? Hemen Ankara Barosu Danıştay’a “yaşam tarzına müdahaledir” diyerek bu kararın iptali için dava açmış. Henüz Danıştay nihai kararını açıklamamış ancak Danıştay Savcısı alkol ve tütünün yılbaşı sepetlerinde olmaması gerektiğine dair bu yerinde kararı, ‘ucu açık idari düzenleme’ diye nitelendirerek iptalini istemiş.

Hâlbuki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 58. Maddesi açıktır:

“Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.”

Bu hükmü yerine getirmesi devletimize Anayasa tarafından verilen görevdir, yapmak zorundadır.

Çünkü alkollü içki tüketimi giderek artmakta, alkolün ortaya çıkardığı problemler fazlalaşmaktadır. Öyle ki 2003’ten 2008’e alkol sarfiyatı 505.474.070 litreden 943.819.952 litreye yükselmiştir(*).

1998 yılında yılbaşı mübarek Ramazan ayına denk gelmişti ve inançlı milletimizin büyük kısmı dinimizin yasağına uyarak o geceyi alkol almadan geçirmişti. Yılbaşının Ramazana denk gelmesiyle alkolün sebebiyet verdiği kaza ve diğer üzücü olaylarda büyük bir azalma olduğu görüldü. Çılgın kutlamalara dönüştürülmüş yılbaşı gecesi huzur ve sükûnetle geçirilmişti. O yıla ait İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün rakamları, yılbaşının Ramazana denk gelmeyen önceki yıla göre şöyle bir değişiklik göstermişti(**):

OLAYLAR:1997 1998

YILBAŞIYILBAŞI

Trafik kazası54529

Kazada yaralanma22225

Alkollü araç kullanma37991

Alkol koması7959

Alkollü iken kavga64227

Kavgada yaralanma48319

Evet, TAPDK’nın aldığı karar son derece yerindedir. Hem ülkemizin geleceği açısından hem de gençlerimizin ve milletimizin sağlığını koruma yönünden…

(*) Tüketiciler Birliği’nin ALKOL RAPORU’ndan  www.tuketiciler.org

(**) 03.01.1998 tarihli Türkiye Gazetesi’nden

 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle