--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yargıda problem ve çözümü

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı

Geçtiğimiz günlerde Çağlayan’daki mahkemede bir davam vardı. Gittiğimde hakimin tayininin çıktığını, henüz yeni hakim de atanmadığı için davanın ileri bir tarihe atıldığı söylendi. İstanbul’da trafikten buraya gelmek önemli vaktime mal olmuştu. Bunları anlattığım ünlü bir avukat dostumuz hakim azlığı sıkıntısının belirgin olduğunu söyledi.

Çözüm ne olabilir diye sorduğumda deneyimli avukatımız şöyle bir teklif getirdi:

“FETÖ terör örgütüne üyeliği, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı ortaya konulan 3.886 hakim ve savcının  15 Temmuz darbe teşebbüsü bağlamında kamu görevlerine son verilmiştir. Bir kısmı tutuklanarak haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılmaktadır. Bu sayı mevcut hakim ve savcı sayısının yaklaşık üçte birine tekabül etmektedir.

Yargıda, bu olağanüstü dönemde önemli sayıda  hakim ve savcı açığı  ortaya çıkmıştır. Gerekçeli kararların yazımında problemler oluşmaktadır. Devam eden / derdest davalarda  duruşmalar ertelenmektedir. Zaten geç işleyen adalet mekanizmasını daha da zora sokmaktadır. HSYK  ve Adalet Bakanlığı acil çare ve çözümler üreterek yeni hakim ve savcı tayinlerine başlamıştır . Ancak göreve başlatılan hakim ve savcıların  çoğunluğu genç ve tecrübesiz hukukçulardan oluşmaktadır.

Meslekte temayüz etmiş  tecrübeli hakim ve savcılar 65 yaşında resen emekli edilmektedirler. Öncelikle mesleği yapmağa sağlık yönünden engeli olmayan hakim ve savcıların resen emeklilik süreleri  70 yaşına, hiç olmazsa üniversite öğretim üyeleri gibi 67 yaşına yükseltilmelidir. Resen emekli edilenlerden  FETÖ terör örgütü ile bağlantısı olmayanlar görevlerine dönmeleri sağlanmalıdır. Avukatlık mesleğinden hakim savcılığa geçmek isteyen hukukçulardan aranan yaş sınırı da aynı şekilde 70 yaşına çıkarılmalıdır. Ülkemizin beka sorunu yaşadığı bu zaman aralığında yargının etkin, adil ve doğru yargılama yapabilmesine imkan sağlayacaktır. Aynı zamanda mesleğe yeni katılan genç ancak birikimi yetersiz hakimlerin de yetişmesinde oldukça faydalı olabileceklerdir. Üstelik bu yaşlardaki hakimlerde FETÖ üyesi olma ihtimali yok denecek kadar düşüktür.

FETÖ terör örgütü üyelerinin yargılamaların devam ettiği bu süreçte tecrübeli ve donanımlı hukukçulara ihtiyaç bulunmaktadır. Yargılamaların doğru ve adil yapılması ile birlikte uluslararası sözleşme ve üst yargı denetimlerine elverişli olması elzemdir. Vatanımızı ahtapot gibi saran uluslararası güçlerin desteklediği, Sayın Cumhurbaşkanımızın yaveri olabilecek kadar yakınına gelebilen  bu alçak terör örgütünü  güçlü yargımızın vereceği adil ve doğru kararlar çökertebilir.”

15 TEMMUZ DİRİLİŞ DESTANI

Gazetemiz Yeni Akit’te her hafta yazılarını zevkle okuduğumuz ünlü yazar Ali Erkan Kavaklı’nın son eseri isminden de anlaşılacağı gibi FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimi ile ilgili.

Ali Erkan, kitabın kapağına roman diye not düşmüş ama olaylar kurguya dayanmıyor. Aksine yaşanan kahramanlıkları kimi zaman tanık olarak bazen naklederek kaydetmiş. Yani gerçek hadiseleri destanlaştırmış.

Kavaklı’nın kendisi de bir 15 Temmuz kahramanı. Darbe ihanetini duyar duymaz meydanlara fırlıyor ve elinden, dilinden geldiğince darbecilerle mücadele ediyor. Milletimizin yiğit direnişine bizzat şahit oluyor. Şimdi de yaşadıklarını yazmış (kendisi bu destanı milletimiz yazdı diyor); ülkemizin ve milletimizin hafızasına bu eserle adeta kazımış. Bir yerde şöyle diyor:

“Ölümü göze almışlardı. Hemen hepsi imanlı, inançlı ve cesurdular; abdest alarak sokağa çıktılar. Kimi tankın üzerine arabayı sürdü, kimi çelik paletlerin önüne kendini attı, kimi Akıncı Üssü’nde uçak ve helikopter pilotlarının üzerine yürüdü; cadde ve meydanlarda tanklara dur, dedi.”

Eserin dili akıcı, üslubu sıcak ve samimi, kolay okunuyor. Elinize aldığınızda bırakamıyorsunuz.

15 TEMMUZ DİRİLİŞ DESTANI’nı (Nesil Yayınları) bütün okuyucularımıza hararetle tavsiye ediyor, muhterem Ali Erkan Kavaklı dostumuza tebriklerimi sunarak teşekkür ediyoruz. Bu kitap kütüphanelerimizde hak ettiği yeri almalıdır.

 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle