• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
11 Temmuz 2020

Vefatının birinci yılında üstad M. Şevket Eygi

Üstad M. Şevket Eygi vefat edeli bir yıl olmuş. Onu arıyoruz ve yokluğuna alışamadık bir türlü. Neden derseniz:

*Mütevazı idi, gururlu, kibirli değildi. Her sorumuzu sabırla dinler, akıl dolu mantıklı cevaplar verirdi. Çok bilgili ve kültürlüydü.

*Yaşantısı ile yazdıkları böylesine uyumlu insan bulmak zordur. Yazdığını yaşardı, yaşadığını yazardı. Bir defasında bana, “6 yıllık sürgün hayatımda (ki bunun çoğu Almanya ve Fransa’da geçmişti) bir vakit namazı bile çok şükür kazaya bırakmadım” demişti.

*Parada malda mülkte kesinlikle gözü yoktu. Peygamber Efendimizin “Dünya hayatı bir yolcunun ağaç gölgesinde bir süre dinlenip yola devam etmesi gibidir” sözünü tekrarlardı. Evi bile yoktu. Ancak bir kısmı yazma eserlerden oluşan binlerce ciltlik kitapları, antika eşyaları vardı ve bir gün kiracı olduğu evden çıkması istendiğinde devamlı oturacağı bir ev almaya mecburiyetten karar verdi. Yine Hz. Ali’nin (R.A.) “Sağlığım yerinde, bugünlük yiyeceğim de var. Benden daha mutlu kim olabilir ki?” mealindeki sözünü sık tekrar ederdi. Gerçekten de öyle yaşardı.

*14 asırlık geleneksel yol olan ehlisünnete son derece sıkı bağlıydı. İmam Rabbani, Abdülkadir Geylani, Mevlana Rumi, Bahaeddin Nakşibendi, İmam Buhari, Ahmet Yesevi, Mevlana Halidi Bağdadi, İmam Gazali, Şeyh Şamil, Abdülkadir Cezayiri, Bediüzzaman ve benzerlerinin yolundan giderdi. Öyle ki mezheplerin kolaylıklarının alınması veya birleştirilmesi gibi teşebbüslere karşıydı. Son devir Osmanlı ulemasından Zahidi Kevseri’nin, “Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür” sözünü kendine düstur edinmişti.

*Teorik birtakım kültürel konulardan ziyade hayata ve yaşamaya yönelik tavsiyelerde bulunur, namaz kılmaya ve sahih itikat sahibi olmaya çok önem verirdi. Bunu da yanına gelen gençlere telkin ederdi.

*Verdiği randevulara son derece sadıktı. Saat 9.45 mi dedi, tam o saatte gelirdi.

*O kadar geniş ve derin kültürü vardı ki hayran olmamak elde değildi. Bulgaristan ve Makedonya’da Kiril alfabesini, Özbekistan’da Rus alfabesi ile yazılmış afiş ve tabelaları gayet kolay okuyor ve anlamını söylüyordu.

*Mardin’e gittiğimizde Kasımiye Medresesinde FETÖ’cülerin üç din mensuplarının sırat köprüsünden geçerek temsili cennete girdikleri seremonisi yaptığı mekânı görmek istemişti. Bu hadise onu çok üzmüştü.

 *Bir yere giderken çevreyi inceler, bizim göremediğimiz ayrıntıları ve ilginçlikleri görürdü. Taş duvarların arasında yeşermiş bir dalı, incecik bir binayı bize gösterirdi.

*Kesinlikle çok geniş kültürü ve vizyonu vardı. Bir dediğini tekrarlamaz ve değişik konularda müthiş bilgiler paylaşırdı. Bize ise onu hayranlıkla dinlemek düşerdi.

*Bir başka özelliği ise hayvanları, bilhassa kedileri çok sevmesiydi. Evinde muhakkak birkaç kedisi olur, onlarla yakınlığına şaşırırdık. Eve gelince kucağına atlarlar ve inmek istemezlerdi. Yolda rahatsız bir kedi görse hemen ilgilenir, su ve yiyecek verirdi. Bir defasında gözünde çapaklanma olan bir kedi için eczaneden merhem aldırmış, gözlerinin hijyenik temizliğini yaptıktan sonra merhemle tedavi etmişti.

*Kimsenin aleyhine konuşmazdı. En ters kişinin bile olumlu yönlerini görmesini bilirdi. Gıybet ve dedikodu yapılmasına müsaade etmez, bundan hoşlanmazdı.

*Şevket beydeki iman ve ibadet aşkı da hep canlı idi. Sorularla araştırmaya, öğrenmeye teşvik ederdi.

*Yakın akrabası yoktu. Yalnız yaşardı. Felç veya yatalak olup zor durumlara düşeceğinden korkardık. Ancak onu Yüce Rabbim kendi ihtiyaçlarını görecek haldeyken ve zihni son ana kadar açık ve berrak iken yanına aldı. Üstelik vefatından önce birçoğu paha biçilemeyen yazma eser olmak üzere on binlerce ciltlik kitaplarını, değerli antika ve hat eserlerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kütüphanesine bağışladı.

Yaşayışıyla, evindeki sanat eserleri veya kitaplara verdiği değerle çok önemli bir aydındı. Bir fazilet, ahlak ve erdem adamıydı. Kendisini her zaman örnek bir şahsiyet olarak gördüm. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

NOT: Rahmetli adına yarın (12 Temmuz Pazar günü) kabrinin de olduğu Merkez Efendi Camii’nde ikindi namazını müteakiben mevlid okunacaktır. 

AYASOFYA CAMİ OLDU

Müjdeli haber az önce Danıştay’dan geldi ve Ayasofya Camii 84 yıllık esaretten kurtularak aslına rücu etti çok şükür. Danıştay’ın karar gerekçesinde, “Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek hukuk düzenimizle güvence altına alınan, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmed Han Vakfı’nın mülkiyetinde olduğu, Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz olarak kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğu” vurgulandı.

Hayırlı uğurlu olsun diyor, hizmeti geçenlere şükranlarımızı sunuyoruz.

 

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ATABEY

ALLAH CC MEKANINI CENNET EYLESİN. NUR İÇİNDE YATSIN. ALLAH AZİMÜŞŞANIMIZIN İZNİYLE BİZLERE DE ŞEFAAT ETSİN İNŞAALLAH. ONUN GİBİ HOCALARIMIZIN SAYISINI ÇOĞALTIN.AMİN.
  • Yanıtla

ölmedi ki,

M. Şevket Eygi merhum hâlâ milli gazetede yazıyo biliyoğuz mu? Teknölöcüye bak be, ölüye mezardan bile yazdırıyo..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı