--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Silah ruhsatı almak neden zor?

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı

Eski bir FETÖ’cü valinin silah ruhsatı almak isteyen vatandaşlarımıza FETÖ’cü örgütlere yüksek bağış yapmasını şart koşarak bunu sağladığını gazeteler yazdı. Bu FETÖ’cü vali, “Bağış yoksa silah ruhsatı da yok” diyormuş.

Gerçekten silah taşımak veya bulundurmak için o kadar zorluk çıkarılıyor ki, adeta ruhsatsız silah teşvik ediliyor. Terörün yoğun yaşandığı illerden yeni gelen bir dostumuz, “Bizim orada 2 bin lirayı gözden çıkardın mı istediğin silah evine kadar getirilir” demişti. Zaten emniyet biriminin açıkladığı silah kaçakçılığı raporuna göre; asayişte kullanılan silahların % 85’i ruhsatsızdır.

Ankara’nın başarılı belediye başkanı Melih Gökçek geçenlerde bir televizyon programında, “Biz 15 Temmuz darbe girişiminde de hazırlıksız yakalandık. Aslında bunu endişeyle de izliyorum, çok ciddi bir silahlanma oldu halkta. İnanılmaz bir silahlanma oldu” dedi. Sayın Gökçek’e göre; tekrar darbe ihtimaline karşıydı bu durum ve ülkemizde silahlanmadaki zorlukların kaldırılması, ABD’deki gibi ruhsatlı olmasının önü açılması gerekirdi.

Cumhurbaşkanımızın başdanışmanlarından Şeref Malkoç’un açıklaması da bu yöndeydi: “Milletimizin ruhsatlı silah almasının önü açılacak” dedi ve ekledi:

Darbeye teşebbüs edenlere karşı milletin meşru müdafaa hakkını korumak için silah ruhsatı vermenin önünün açılması lazım. Milletin meşru müdafaa hakkı için mutlaka ruhsat almanın rahatlatılması lazım.”

Melih beye ve başdanışmana hak verdiğimi belirtmeliyim. Aslında silah ruhsatının önündeki zorluklar kaldırılmalıdır. Sebebine gelince:

Silahlanma konusunda olumsuz örnek verilen ABD’de bu konuda problem yaşandığı, mevcut silah lobisinin ülkeye büyük zarar verdiği doğrudur. Ancak orayla Türkiye’yi karşılaştırmak doğru değildir. Çünkü ABD’de silahlanma bir hak ve özgürlük olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde böyle bir durum söz konusu değildir.

ABD’de sözünü ettiğimiz gibi imalatçılar, avcılar, lobiciler, siyasi fırsatçılar ve devletin özgürlükleri kısıtlamasını engellemek için silahların gerekli olduğuna inanan fanatik bir kesim mevcuttur. Son derece aktif olan bu fanatikler, Amerikalı Silah Sahipleri adında bir grup tarafından temsil edilmekte ve son derece zararlı faaliyetler yürütmektedir. Türkiye’de açıktan silah taraftarlığı yapmaya cesaret edecek lobi veya grup yoktur.

Yine ABD’de silah lobisinin hedefi gençlerdir. Uzmanlara göre güvenli ve kontrollü bir ortamda bile gençleri silahla tanıştırmak belaya davetiye çıkarmaktır. Özellikle heyecanlı ve çabuk parlayabilen gençleri silahların tehlikesinden korumak elbette önemli bir görevdir.

Aslında bazılarının iddia ettiği gibi silahlanma sadece karşı tarafa saldırmaya yönelik olarak değerlendirilmemelidir. Silah taşımada öncelik kendini koruma amaçlıdır. Yani saldırganı vazgeçirme ve tehlikeli eyleminden caydırma hedefi ile silah bulundurulmaktadır.

Ayrıca ateşli silah kullanarak yaralama ve öldürme eyleminde bulunanların genelde ruhsatsız silahlarla bu eylemi gerçekleştirdiklerini istatistikler göstermektedir.

Diğer bir husus ise insanları silaha düşkün olan, “at, avrat, silah” sözü karakteri olmuş milletimiz için ruhsat zorlaştıkça ruhsatsız dolayısıyla denetimsiz silahlanmaya eğilim oluşacağı tahmin edilebilir. Aslında ruhsatlı silahların ölüm ve yaralama olaylarını artırmadığı aksine azalttığı bir gerçektir.

SİLAH RUHSATI VERİLİRKEN NE YAPILMALI?

Sabıka kaydının titizlikle araştırılması şarttır. Antisosyal ve psikopat eğilimi olanlar dikkatlice elenmelidir.

Av tüfeği ve ruhsat alım yaşının alt sınırı 21 olmalıdır. Çünkü psikiyatrik hastalıklarda ve kişilik bozukluklarının ortaya çıkmasında ve anlaşılmasında bu yaşın önemi büyüktür.

Alkollü halde silah bulundurulmamalı, taşınması durumunda aynı alkollü araç kullanmak gibi ciddi yaptırımlara tabi tutulmalıdır. Böyle kimseler cezalandırılmalı ve silahlarına el konmalıdır.

Silah ruhsatı alınırken sağlık kurulu raporu kaldırılmalı, tek hekim raporu yeterli olmalıdır. Böylelikle hastaneleri gereksiz tıkayan, psikiyatrist ve psikologları fazlasıyla meşgul eden bir yığılmanın da önüne geçilmiş olur. Zaten 10 yıl silah raporu düzenleyen sağlık kurulunu başkanlığını yapmış biri olarak psikolojik testlerin bu konuda yol gösterici olmadığını söyleyebilirim.

Bunun yerine gelişmiş ülkelerde uygulanan metod hayata geçirilmelidir: Silah ruhsatı almak isteyen kişilere kefil olabilecek iki yüksek bürokratın veya toplumda itibarlı iki kişinin imzası istenmelidir.

Bir de silah bulundurulan evlerde çocuklar silahı bulup tehlikeli kazalara sebebiyet verebilmektedirler. Bunun için duvara monte edilmiş, çocukların ulaşamayacağı kilitli bir dolap mecbur olmalı, bunu görmeden ruhsat verilmemelidir. 

Hayatında askerlik eğitimi dışında eline silah almamış biri olarak bunları yazıyorum ve silah ruhsatı almanın önüne konan gereksiz zorlukların kaldırılmasını savunuyorum.

 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle