--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ölüm var ölüm

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
11

Solcu ve laikçi bir gazete evvelsi gün manşetten “Devletin liselilere dağıttığı ders kitabında bunlar var: Kefenli, kabirli, tabutlu, cehennemli eğitim haberini yapmış. Güya din dersinde, üstelik 11. sınıfta bile ölümden, mezarlıktan, tabuttan bahsedilmemesi gerekir algısı oluşturulmaya çalışılmış.

Birkaç ay evvel Balıkesir’de bir lisedeki değerli din dersi öğretmenimiz öğrencilere mezarlık başında ders vermiş ve ölüm gerçeği ile yüzleşmelerini istemişti. Bazı medya organları ‘öğrencilerin psikolojisi bozuldu’ gibi yayın yapsalar da aslında bu eğitim doğruydu, yerindeydi. Ölüm, hayatın kaçınılmaz sonudur ve yaşamanın düşmanı değil kardeşidir. Geçenlerde İsveç’te ve Japonya’da yine öğrencileri ölüm konusunda bilgilendiren öğretmenlerin görüntüleri sosyal medyada yayınlandı. Çünkü ölümü düşünmenin hayatımıza olumlu katkıları olacaktır.

Kişi dünyadan koparak kendini ölmüş gibi düşünürse (ki mezar başında veya ölümün tefekkür edildiği diğer hallerde yapılan budur) hayat hakkında çok şey öğrenecektir. Ölümü düşünerek bu korkuyu hayatımızı zorlaştıran değil de yaşantımıza renk ve canlılık katan bir unsur haline çevirebiliriz. İşte ölümü tefekkürün bazı faydaları:

• Günlük hayatımızda gereksiz şeylere üzülmez, cidden önemli olanlara odaklanırız.

• Konuları daha doğru bakış açısına yerleştiririz ve problemlerden daha az sıkıntı duyarız.

• Stres eşiğimiz yükselir. Yani sıkıntı ve stres oluşturan problemlerden daha az etkileniriz. Çünkü ölümün yakın olduğu aklımıza gelir ve dertleri büyütmeyiz.

• Yaratanımızla bağlantımız yoğunlaşır, kendimizi O’na daha yakın hissederiz. Yalnızlık duygumuz azalır.

• Geçici başarılar ve başarısızlıklar bizde derin dalgalanmalar yapmaz.

• Sıradan ve kolay olanı değil, yapmamız gerekeni yapmamız için içimizdeki istek ve cesaret kuvvetlenir.

• Yaşamanın amacının ölüm sonrası olduğuna olan inancımızı billurlaştırır; dolayısıyla her anı önemseyerek ve her anın kıymetini bilerek yaşarız.

• Ölümü düşünmek bize korkusuzluk ve cesaret verir, çünkü korkuların büyük çoğunluğunun (hastalık kapma korkusundan tutun uçak veya asansör fobisine kadar) kaynağı ölüm korkusudur.

•Hırs, nefret, kin, intikam, dünya sevgisi, gurur, kibir, acımasızlık gibi yıkıcı ve tahripkâr duygulardan uzaklaşırız. Çünkü öleceğiz ve dindışı bu gazetenin tehlikeli ve sakıncalı gördüğü kefene ve tabuta cansız bedenimiz konulacak, sonra kabire yerleştirilecek.

•Daha çok merhamet hisleriyle dolar, yardımlaşmaya, dayanışmaya ve hayır hasenat yapmaya daha bir önem veririz.

•Aç ve muhtaç olana, açıkta ve zor durumdakilere empati sağlarız.

•Başımıza gelen sıkıntı ve felaketlere, haksızlıklara karşı kendimizi daha güçlü hissederiz.

•İbadetlerimize dikkat ederiz. Ailemize ve değerlerimize düşkünlüğümüz artar.

•Hayatın anlamı olduğunu düşünür, vaktimizi boş meşguliyetlerden uzak tutarız.

• En önemlisi de hayatta zengin olmak için çabalamak yerine hayatımızdan ve işimizden keyif almaya, daha mutlu olmaya çalışırız.

Evet, isteğimiz dışında geldiğimiz bu fani dünyadan yine istesek de istemesek de gideceğiz. Her an ölümü hatırlamak bize saydığımız pek çok fayda ve avantajı sağlayacaktır.

Kısacası sadece din dersinde değil başka fırsatlarla da ölümden, bu hayatın en büyük gerçeğinden söz etmek gerekir.

Şimdi rahmetli olmuş bir büyüğümüz bizlere sık sık ‘ölüm var ölüm’ der ve bizi uyarırdı. Ne haklıymış.

 Ölüm bu gerçeklere gözlerini kapayanların aksine bize çok yakındır ve bizim düşmanımız değil dostumuzdur. Hayatımızdaki en büyük ve en önemli hakikatimizdir. Ölümden kaçmamız mümkün değildir. Olaya böyle bakarsak inanın daha mutlu ve huzurlu oluruz.

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

YaseminNur Cemal

13 Eylül 2020 02:22

Çok doğru uygulama bir an evvel hayata. geçirilmeli, ama kim duyacak kimbilecek, kim uyguluyacak, fikircok güzelde

Emrk

12 Eylül 2020 20:51

Evet ölüm var onu bilipte kul hakkı yiyenler gıybet yapanlar iftira yalanla yaşayanlar kamu malını kendi malı sananlar düşünsün

Şahika

12 Eylül 2020 19:13

Hayattaki tek gerçek ölümdür..!

mete

12 Eylül 2020 18:42

Güzel bir yazı olmuş, inşallah görmesi gereken herkes görsün de ölüm gerçeği ateist de olsan kaçınılmaz sondur. Hazırlıklı olmak lazım. İslam düşmanlığı bu tür haber ve yorumları yaptırır malesef bu haberleri yapanların çoğu ya yahudi asıllı sabetayist ya da türklüğünü kaybeden ateistler. Yoksa insan niye ölümden veya ölümün uygulamalı anlatılmasından rahatsız olsun ki.

Bir sensin herhalde

12 Eylül 2020 12:39

Üstat.Zamana bak.Her tarafta adam kayırmacılık her tarafta yolsuzluk her tarafta vurgun sen gelmişsin ölüm de var diyorsun da bunu bunları yapanlara demiyorsun.Adam üniversiteye bütün ailesini doldurana,kpss den 88 puan alıp bir yere yerleşemeyen ancak iktidardan tanıdığı olunca 52 ile aynı işe girene anlat.Ufacik masumlara anlayacağınız bu hikayelerde maksat nedirki.Insanlar kaderci olsun önüne ne korsan veya başına ne gelirse ki itirazı olmasın.Ölumde var yazısını şirketlerin meclisin belediyelerin kapısına yazın.Onlara anlatın 7 yaşındaki çocuğa değil.

Ahmed 61

12 Eylül 2020 11:20

Ölüme gömülü sonsuz hayat.Sonsuz hayatın yanında bu dünya hayatı neki...belki bir rüya.

Yavuz Selim

12 Eylül 2020 10:49

Hamdolsun Allah'a cc ki ölüm var...

Hikmet Yılmaz

12 Eylül 2020 10:12

İstanbul sözleşmesi ile Zina'ya imza ATA'an pek muhterem !. Mv.lerinin aile yapımıza "Ölüm fermanı" imzaladıklaranı hatırlatın sayın Dr.saygılı. Bu konu çok çok önemli.

H.Y.E

12 Eylül 2020 09:56

Allahaşkına ölümden kim korkar? Evet bildiniz,ya imansız,inançsız ya da imani cok zayıf bir kimse. Ölüm var kardeşim.Gercek bir müslüman da ölümden korkar fakat onun korkusunun sebebi olup yok olup gitmek değildir.O Allah'ina gereği gibi kul olup olamadığı konusunda korkar.Yani bir mümin " Korku ile ümit arasında hayat sürer.

A. Koçak

12 Eylül 2020 08:41

Yılda dokuz aya yakın her gün mezarlık yanından gecer, yarım saat kadar bildiğim sureleri okur gelmiş geçmiş Müslümanların ruhlarına hediye ederim. Bunu yapmazsam içimde bir huzursuzluk ve hainlik hissederim. Daha sonra bende hayatın hiçliği hakkında uzun bir üzüntü başlar. Piskoljimde bir bozulma söz konusu olmaz. Hayata bakış açım bu sayede tamamen farklı, kelimelerle ifade etmek zor.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle