--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnsan olmak

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
9

İşim icabı çok değişik kişilerle görüşüyor, toplumun pek çok problemine şahitlik ediyorum. Gerçekten insan faktörümüzde bir çürüme var diye düşünüyorum. Daha önceleri başkalarını üzmemek, kimseyi kırmamak, fedakârlık ve verici davranma, yardımlaşma ve dayanışma, anne-babaya bağlılık gibi toplumu sağlamlaştıran unsurlar sanki giderek zayıflıyor gibi bir inanca saplanmamak elde değil.

Son günlerde karşılaştığım bazı olaylardan söz edeceğim. Anlattıklarımın hepsi olmuştur ve hatta sıradan hadiseler haline gelmiş durumdadır.

*Genç bir kızımızın anlattıkları: “Yaşım 30 oldu. Evlenmek isteyen artık yok gibi. Daha önce görücülerim ve isteyenlerim oluyordu, ancak reddediyordum. Sebebi de konuştuğumuz bir delikanlının olması idi. Birbirimizi seviyorduk. Bugün yarın ailemden beni istetmeye geleceğini söylüyordu. Ancak böylelikle tam 8 sene geçti, kimse gelmedi. Şimdi de benden vazgeçtiğini, artık evlenmek istemediğini söylüyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Daha doğrusu yapacak bir şeyim yok.”

Evet, bu genç kız evlenme yaşında böylesine oyalandırılmış ve aldatılmıştı. Niçin bu yalancılık ve sorumsuzluk, bir insanın hayatı ile oynama?

*50 yaşlarındaki hanımefendi mutsuz bir evlilik sonrası eşinden ayrılmıştı. Bir gün karşısına oldukça kibar konuşan, kendisi ile evlenmek isteyen yaşına uygun bir bey çıkmıştı. Anlaşmış, dini nikâh ile bir arada yaşamaya başlamışlardı. Derken bey, yeni bir iş kuracağını söyleyerek hanımın birikimlerini istemişti. Kadıncağızın altınlarını aldığı da yetmemiş gibi bankadan kredi de çektirmişti. Adam paraları alınca iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu. Kadıncağıza düşen de borçlarla depresyona girmekti.

*Ya üstelik evli ve torunları olan o edepsiz erkek? Yaşı 50’yi geçmişti ve maalesef çirkin dizilerdeki gibi gelininin ailesinden evli bir kadına çirkin mesajlar atmaya başlamıştı. Kadın ise açıklarsa olay olup büyük kavgalara sebebiyet verebileceğinden ne yapacağını kara kara düşünüyordu. Sıkıntılı ve mutsuz hale gelmişti.

*Bir başka dostumuzun ise bir makama talip olması ile mutluluğu ve huzuru bozulmuştu. O makamda gözü olanlar hemen iftira ve yalanlarla onu yıpratmak için yoğun faaliyete geçmişlerdi. İnsanlar bu kadar kötü olabilirler mi diye soruyordu ve yapılanlara şaşırıyordu.

*Bir başka arkadaşımızın maddi durumu iyiydi. Onu tanıyan bir arkadaşı, iş adamı olmak isteyen oğlunun zihnini bulandırarak ‘Al bu malları sat, çok para kazan’ diye yüksek rakamlara ulaşan mal vermişti. Arkadaşımızın oğlu ise bunları pazarlayamamış, verdiklerinin de parasını alamamıştı. Derken büyük açık vermiş, bu da kendisinin iflasına ve babasının aşırı miktarda borçlanmasına sebebiyet vermişti.

*Mütevazı bir aile idiler. Tek oğullarını evlendirmişler ve onun mürüvvetini görmekten dolayı mutlu olmuşlardı. Elindeki avucundakileri de çocuklarının yuvasını kurmak için harcamışlardı. Gelin, ailelerine çok uygun değilse de oğullarını kıramamışlardı. Ancak evlendikten sonra genç adam değişmiş, karısı ile birlikte ailesi ile görüşmek istemez olmuştu. Üstelik aralarında tartışma ve kavga da yoktu. Şimdi ise torunları da olmuştu. Babaanne olan hanım ağlayarak, “Biricik torunum dünyaya geleli 14 ay oldu ve ben onu inanın bir defa görebildim. Çok özledim, burnumda tütüyor. Oğlum da aramaz gelmez oldu. Çok üzgünüm, şaşkınım. Ne yapmalıyım? Evlerine gitsem ve torunumu görmek istediğimi söylesem beni kabul ederler mi?” diye konuşuyordu.

Anlattıklarım sık rastlanan olaylar. Neden böyle olduk diye sormadan edemiyor insan…

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kocayusuf

7 Aralık 2019 10:45

Kainatın Sahibi, Yaratıcı ve Yöneticisi olan Allah'a (c.c.) iman; O Yaratıcı'nın, "Eşref-i Mahlukat" olarak yaratıp, imtihan için dünya hayatına getirdiği insanın kulluk başarısının, Hesap-Günü'nde, Mahşer Meydanı'nda ortaya çıkarılacağı... Ve başarılı olanların Cennet'le mükafatlandırılacağı; başarısız olanların Cehennem'le cezalandırılacağı gerçeği, yediden-yetmişe, toplumun bütün fertlerine, eğitimin her aşamasında verilse; ortalık sütliman olur... Güzel ahlakın destanları yazılır!.. Bu ulvi hedefe ulaşım, rafa kaldırılan Kur'an ve Peygamber-Ahlakı'nın, yeniden raflardan indirilip, münasip şekilde topluma takdimi ile mümkündür... Son durak Cennet; ulvi nimet ve zevklerin, doyumsuz mekanı... Son durak Cehennem; Efendimiz (a.s.)'in, "Cehennem'de yanan kişi, oradan çıkarılıp, dünya ateşine konulsa, İpek elbise giyinmiş gibi hiss'eder" beyanı ile anlaşılacağı üzere, hayali bile insanı ürküten bir azap mekanı... Öyleyse, haydi, hep beraber, Allah (c.c.) ve Peygamber (a.s.) Yolu'na... Nüfus-Cüzdanı-Müslümanlığı'ndan, Gerçek-Müslüman'lığa...

Ünal

2 Kasım 2019 20:21

Herşeye maddi açıdan bakan bir toplum kız isteme diyelim birisi fakir ama ahlaklı namuslu bir diğeri çok zengin ama ahlaksız şerefsiz birisi olsun her iki kişide aynı kıza talip olsun birisi çok lüks bir mersedesle diğeri hacı murat la kızı istemeye gitsin biri villada rezidansta diğeri gecekonduda yaşıyor olsun kız ve ailesi kimi tercih eder ayrıca erkeğin eve bakma zorunluluğu ıslami kurallara göre ama günümüzde bir memur insan evlenirken bir memur arıyor oysa bir memurun maasi ortalama 2.5 asgari ücret ISTE hayatın gerçeği bunlar kardes materyalizm donumuza kadar işlem islem nasıl yüzde 99 u musluman oluyoruz onu anlamıyorum haberleri izleyince ne kadar inançlı bir toplum olduğumuzu görüyorum Allah ıslah eylesin hepimizi

Kemal Şahin

2 Kasım 2019 17:58

Muhterem Hocam:Galiba Nefsimize, heva ve heveslerimize tapmaya başladık. Görenek belası bütün benliğimizi sarmış. Onun var, benim niye olmasın? Bu ve buna benzer egoist davranışlardan dolayı, adeta bir zalim için bir köyü ateşe verir olduk. Ebedi mükâfat ve mücazat diyarı ahiret alemi iken, mükâfatıda, mücazatıda bu dünya da arar olduk. Kur'an ve Sünnetten haberdarız amma, kendimize değilde başkalarına tatbik ediyoruz. Başkalarının yaşamasını istiyoruz. Kendi hayatımıza Kur'an ve Sünnet ışığında çekidüzen vermiyoruz. Selâm ve dua ile.

NALBANT

2 Kasım 2019 17:39

Materialism sarmis olmasin icimizi ve etrafimizi?Onun bas edemeyecegi bir kuvvet yok gibi....Zamanla da satanizme evriliyor hizli bir sekilde.

Doğrusu...

2 Kasım 2019 14:24

Çünkü, hükümet gûyâ "muhâfazakâr" ama millet/âile, "muhâfazasız" bırakıldığı için: "Sınırsız" internet, İstanbul Sözleşmesi ve alâkalı gayri "millî" kânûnlar.!? Zînâ, hâlâ serbest; "özgürüz".!? Münâfıklara pek dikkat..!

Hikmet Yılmaz

2 Kasım 2019 11:16

Kızılay Başkan'ına danışmanlık yapan zat görevinden (ikazınıza rağmen ) hala ayrılmamış sayın Saygılı . İşte bu gibileri yüzünden toplumumuz giderek çürüyor. Lütfen, bu asalakları usanmadan ve defalarca yazıp toplumu temizeleye çalışalım.Saygılarımla .

engineer

2 Kasım 2019 10:29

tv nesli ile başladı tefessüh, internet nesli ile zirveye çıktı, tv nesli eşet, internet nesli eşedül eşet, ab uyum yasalarını dayatanlar ise namerdoğlu namerd, Allah cc Müslüman Türk Milletinin genleriyle oynayanları vadettiği elem verici azaba çarptırsın inşallah,Allah azze ve celle Şedidül İkab dır, Aziz'ün Züntikamdır, menderes-demirel-özal-rete ve işte ortaya çıkan eser,eserinizle ne kadar övünseniz azdır, Müslümam Türk Milletini tek dişi kalmış medeniyet!seviyesinin fevkine eriştirenler , ölüm var ölüm..

Ahmet

2 Kasım 2019 06:31

ahlaksızlık böyle birşey, son 20 yılda en büyük kaybımız ahlak

bu sabah

2 Kasım 2019 03:18

hocam sabah oldu. neden böyle olduk diyorsun cavabını neden yazmamışsın. bir çok sebebi var ama en önemli sebebi. bir taraftan yaslalarla bir taraftan medya ile aileyi ayakta tutan dini değerler yok edildi. avrupalaştık avrupada aynen böyle. dıştan topla tüfekle biz yıkamaynalr içerdem medya ile sinama ile devleti ele geçirip çıkardıkları uygulamalarla bizi bitirdiler ve hala da devam ediyor.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle