--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hayatın en büyük gerçeği: Ölüm

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
7

 

Karşımda bir ara bir hayli ünlü ve muktedir olan bir devlet adamı var. Süklüm püklüm olmuş, zorlukla ayakta duruyor ve suallere gecikerek, kısa cevaplar veriyor. Belli ki beynindeki sinir hücreleri oldukça azalmış.

YouTube’tan arıyorum, işte buldum: Gururla kibirle yürüyen görüntüsü çıktı karşıma. Etrafında bir sürü insan var, birçoğu da gazeteci ve televizyoncu. Her dediği olay oluyor, haber değeri var. Sağa sola tehditler yağdırıyor, “28 Şubat süreci bitmedi, bin yıl sürecek” gibilerinden konuşuyor.

Sonra tekrar karşımdaki zata dönüyorum, aynı kişi olup olmadığından tereddüt geçiriyorum. Yok, o Firavun gibi ortalığı titreten o devrin makam sahibi bu.

Acaba bu hallere düşeceğini bilseydi yine milyonlarca vatandaşına zulmeder miydi böyle diye düşünmeden edemiyorum.

Hâlbuki yaşlılık var ve elbette ölüm var. ‘Hayatın en büyük gerçeği ölüm’ demiştik ama tek gerçeği desek daha isabetli olacak gibi…

***

Kişi dünyadan koparak kendini ölmüş gibi düşünürse (ki mezar başında veya ölümün tefekkür edildiği diğer hallerde yapılan budur) hayat hakkında çok şey öğrenecektir. Ölümü düşünerek bu korkuyu hayatımızı zorlaştıran değil de yaşantımıza renk ve canlılık katan bir unsur haline çevirebiliriz. İşte ölümü tefekkürün bazı faydaları:

• Günlük yaşayışımızda gereksiz şeylere üzülmez, cidden önemli olanlara odaklanırız.

• Konuları daha doğru bakış açısına yerleştiririz ve problemlerden daha az sıkıntı duyarız.

• Stres eşiğimiz yükselir. Yani sıkıntı ve stres oluşturan problemlerden daha az etkileniriz. Çünkü ölümün yakın olduğu aklımıza gelir ve dertleri büyütmeyiz.

• Yaratanımızla bağlantımız yoğunlaşır, kendimizi O’na daha yakın hissederiz. Yalnızlık duygumuz azalır.

• Geçici başarılar ve başarısızlıklar bizde derin dalgalanmalar yapmaz.

• Sıradan ve kolay olanı değil, yapmamız gerekeni yapmamız için içimizdeki istek ve cesaret kuvvetlenir.

• Yaşamanın amacının ölüm sonrası olduğuna olan inancımızı billurlaştırır; dolayısıyla her anı önemseyerek ve her anın kıymetini bilerek yaşarız.

• Ölümü düşünmek bize korkusuzluk ve cesaret verir, çünkü korkuların büyük çoğunluğunun (hastalık kapma korkusundan tutun uçak veya asansör fobisine kadar) kaynağı ölüm korkusudur.

• Hırs, nefret, kin, intikam, dünya sevgisi, gurur, kibir, acımasızlık gibi yıkıcı ve tahripkâr duygulardan uzaklaşırız. Çünkü öleceğiz ve dindışı bu gazetenin tehlikeli ve sakıncalı gördüğü kefene ve tabuta cansız bedenimiz konulacak, sonra kabire yerleştirilecek.

• Daha çok merhamet hisleriyle dolar, yardımlaşmaya, dayanışmaya ve hayır hasenat yapmaya daha bir önem veririz.

• Aç ve muhtaç olana, açıkta ve zor durumdakilere empati sağlarız.

• Başımıza gelen sıkıntı ve felaketlere, haksızlıklara karşı kendimizi daha güçlü hissederiz.

• İbadetlerimize dikkat ederiz. Ailemize ve değerlerimize düşkünlüğümüz artar.

• Hayatın anlamı olduğunu düşünür, vaktimizi boş meşguliyetlerden uzak tutarız.

• En önemlisi de, hayatta zengin olmak için çabalamak yerine yaşantımızdan ve işimizden keyif almaya, daha mutlu olmaya çalışırız.

Evet, isteğimiz dışında geldiğimiz bu fani dünyadan yine istesek de istemesek de gideceğiz. Her an ölümü hatırlamak bize saydığımız pek çok fayda ve avantajı sağlayacaktır.

Kısacası her fırsatta ölümü, bu hayatın en büyük gerçeğini hatırlamak gerekir.

Şimdi rahmetli olmuş bir büyüğümüz bizlere sık sık ‘ölüm var ölüm’ der ve bizi uyarırdı. Ne haklıymış.

Ölüm bu gerçeklere gözlerini kapayanların aksine bize çok yakındır ve bizim düşmanımız değil dostumuzdur. Hayatımızdaki en büyük ve en önemli hakikatimizdir. Ölümden kaçmamız mümkün değildir. Olaylara ve hayatın tümüne böyle bakarsak inanın daha mutlu ve huzurlu oluruz.

YARABBİ BU NE ZULÜM!

Oradan oraya silahların, bombaların altında sürülüyorlar. Üzerlerine en modern ve ölüm kusan ateşler saçılıyor. Evlatları, eşleri, anne-babaları gözlerinin önünde parçalanarak can veriyor. Kalacak yerleri yok, gıda ve içecekleri yok. Tek bir şey var: Ölüm ve acı, zulüm ve katliam…

Üniversite gençleri, öğretim üyeleri, insaf ehli insanlar ABD’de ve diğer ülkelerde bu merhametsiz saldırıları, soykırımı protesto ediyorlar. Ancak idareciler tarafından en ağır cezalarla karşı karşıya kalıyorlar. Görevlerinden atılıyor, okullarından kayıtları siliniyor.

Onların medeniyetten, uygarlıktan anladıkları da bu: Zulüm, ölüm ve katliam. Rabbim sözün bittiği bu yerde sana sığınıyoruz, senden bekliyoruz…

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okuyucu

25 Mayıs 2024 18:21

Evrimciler, evrile, evrile devriliyorlar. Lâkin devrilmekten de bıkmıyorlar. Allah'ın yaratmak için evrime ihtiyacı yoktur. Allah Samed'dir. Yani her şey O'na muhtaç, O ise hiç bir şeye muhtaç değildir. Evrime inananlar Allah'a inansalar da, isim ve sıfatlarından habersiz olduklarından böyle bir yanılgıya düşüyorlar.

Kanber

18 Mayıs 2024 21:02

Selamlar hocam ağzına sağlık sözünü bereket versin Allah'ım, çok güzel yazmışsın Allah'ım bizi şeytanın nefsimizin Kötü insanların şerrinden, kabirin cehennemin acabaından korusun. Dinine, imanına, Vatanına, namusuna bağlı kullarından eylesin. Bu hainlerin şerrinden de ülkemizi, milletimizi, devletimizi korusun. Kafirler, münafıklar ve Zalimler için yaşasın cehennem

Vahap Kalyoncu

18 Mayıs 2024 13:25

Evet Ama hal böyleyken kimse ölümü konuşmak istemiyor.

Hikmet Yılmaz

18 Mayıs 2024 10:31

Ülkemin dertleriyle ilgilenin. Ülkemin dertleriyle dertlenen (dolu ve hevesli) kişilere ihtiyaç var.. Tasarrufu sağlayan konulara değinin, danışmanlık kisvesi altında 15-20-30 bin lira alan keneleri ile gençlerimizin kendi dili ile kendini ifade edemediğinin nedenlerine değinin. DİL DİNDEN DAHA ÖNEMLİ. Okuyucuyu gıdıklamayı bırakın lütfen.

Allah en iyi hikmete sahibidir

18 Mayıs 2024 14:58

İnsanın asıl kimliği dinidir

Ali Erkan Kavaklı

18 Mayıs 2024 06:17

Teşekkür ederim doktor bey ölüm en büyük hakikat insanın hakkını başına devşirmesini sağlayacak en büyük nasihatci ölümü unutan yanlış yapar güzel tespitler

İzmirli

18 Mayıs 2024 03:10

Ölümün hakikatini gören kamil insanlar, ölümü sevmişler. Daha ölüm gelmeden ölmek istemişler. Bediüzzaman

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle