--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

FETÖ’cüler FETÖ’den vazgeçerler mi?

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı

FETÖ’cülerin saymakla bitmez rezaletleri ve kötülükleri ortaya çıktı, her geçen gün de başkaları ortaya çıkıyor. 251 insanımızı şehit eden, her türlü hırsızlık ve yolsuzluğa bulaşan, iftira ve yalana alışmış, kumpas kurup masumlara tuzak hazırlayan bu çetenin iğrenç ve aşağılık yüzü artık ortaya çıkmış halde. Fakat görüyoruz ki neredeyse çoğunluğu sabit fikirlerinde ısrar ediyor, FETÖ’yü temize çıkarmaya çalışıyorlar:

Bir arkadaşımızın bacanağıydı. 40’lı yaşlarında olmalıydı. Üstelik öğretmendi. Yani çocuklarımızı ve gençlerimizi teslim ettiğimiz, “Bunları vatana, millete, çevrelerine ve ailesine karşı hayırlı ve yararlı kişiler olarak yetiştir” dediğimiz kişiler bunlar. Böyle önemli insanlar öğretmenler, adeta genç neslin mimarları durumdalar.

Kendisi geçmişte FETÖ’ye teslim olmuş, onu ‘beklenen salih zat’ olarak gören biriydi. Belki o zaman Fetullah şarlatanı pek anlaşılamamıştı. Yurt dışı okullar, iman hizmetleri diye birçok kişiler FETÖ’nün maskelerinin farkına varamamıştı.

Ancak yıllar geçti. 17-25 Aralık’ta ve daha sonra bilhassa 15 Temmuz’da FETÖ’nün bütün rezillikleri ortaya çıkmıştı:

 En başta elleri kanlı terör örgütüydüler. 251 vatandaşımızı gözlerini kırpmadan şehit ettiler, binlercesini yaraladılar veya sakat bıraktılar. Merhametsiz, acımasız ve kötü kalpliydiler.

 Kökleri dışardaydı. Ülkemizin düşmanı istihbarat örgütleri adına çalışıyorlardı. FETÖ’cülerde ülke sevgisi, millet ve vatanlarına bağlılık yoktu. Aksine milli ve geleneksel değerlerimizi aşağılıyor, küçümsüyorlardı.

 Sadece ve sadece kendi dar grupları için ancak birbirlerine faydalı olurlardı. Başka Müslümanları insan yerine bile koymazlardı.

 Hıristiyanlık ve diğer din mensuplarına olan yakınlık ve muhabbeti başka İslami gruplara göstermezlerdi.

 Yalan, iftira, hırsızlık, soru çalma, başkalarının hakkını yeme, ikiyüzlülük, kumpas gibi kötü hasletlerin hepsi bunlarda vardı.

Daha ne sayayım? Her türlü kötülük vardı FETÖ’cülerde. Acaba arkadaşımızın bu bacanağı FETÖ’cülüğün karanlık ve hain içyüzünü görüp, anlayıp vazgeçmiş miydi? Yoksa gözü kapalı devam mı ediyordu? 

Muhakkak bu berbat suç makinesi olan acımasız terör örgütünden ayrılmıştır. Onların içyüzünü görmüştür” diye aklımdan geçirdim. Ancak yine de merak bu ya, son durumunu sadece tek bir soru ile öğrenmek istedim.

 “Bak, Fetullah şarlatanı Cebrail (a.s.) gelse bana şunu yap dese yapmam diyor. Bu melek ancak Rabbimizin emrini getirir. Bu sözüne ne diyorsun?” diye sordum. 

Verdiği cevap ilginç: “Fetullah beklenen zattır. Ne derse doğrudur. Aynen tasdikliyorum ve bağlılığımı bildiriyorum.”

Bu cevap bile FETÖ’nün yetişmiş insanlarımızı nasıl birer eli kanlı zombiye dönüştürüp milletimiz için tehlikeli bir hale çevirdiğini gösteren bir örnektir. Bu zihniyetle cinayet de işleyebilirler, darbeye de kalkışabilirler, iftira ve kumpasla masumları cezaevlerine de tıkabilirlerdi. 

Maalesef bunların büyük çoğunluğu FETÖ’cülükten kopabilmiş değildir. Bunu karşılaştığım FETÖ’cülerin ağzını aradığımda anlayabiliyorum:

* Ya “Hoca efendimizin(!) darbeyle ilgisi yoktur, ona iftira atılıyor” diyorlardı.

* Veya “Kim suçlu ise Allah belasını versin” diyerek FETÖ’nün değil devletimizin suçlu olduğunu ima ediyorlardı.

* Ya da “F. Gülen yaşlı biri, olanlardan haberi bile yoktur” şeklinde konuşuyorlardı.  

Kısacası önemli bir kısmının FETÖ’cülükle gönül bağları sürüyor. Aklı başında olanlar, zihnini ve kalbini kiraya vermemişler ayrılsa da FETÖ’ye bağlıların çoğunluğu maalesef insanlarımızın kanını akıtan bu katile, bu ülkesini şer güçlere peşkeş çeken bu haine halen sempati duymaya devam ediyorlar.

Acaba deniyor, F. Gülen öldüğünde kopma olur mu? Elbette F. Gülen’in ‘beklenen salih zat’ olmadığı, iktidar olmayı arzulayan hırslı bir sapık olduğu öldüğünde kesinlikle ortaya çıkacak. Ancak buna rağmen bazı kişilerin ısrarla FETÖ’cülüklerini sürdüreceklerini, yine ülkemize zarar vermeye devam edeceklerini söyleyebiliriz.

 Bunu nereden anlıyoruz? Tarihte yaşanmış sayısız benzerlerinden. Meselâ Sabatay Sevi, Kadiyanilik ve benzerlerinin daha hayatta iken acizlikleri, rezaletleri, çirkinlikleri anlaşılmışken ve açtıkları yol fiyasko ile sonuçlanmışken halen taraftarlarının var oluşu bunu göstermektedir. Bu yüzden FETÖ’ye karşı hep uyanık olmak şarttır. En ufak zaafımız, gafletimiz veya dalgınlığımız felaketlerin tekrarına yol açabilecektir.

RAMAZANI TEBRİK

Önümüzdeki Salı günü inşallah teravih namazı kılacağız, sahura kalkacağız. Çarşamba gününü de oruçlu geçirerek iftar edeceğiz. Tüm okuyucularımızın ve İslam âleminin Ramazan-ı Şeriflerini şimdiden tebrik ediyorum.

 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle