--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Evlenmeler azalıyor, boşanmalar artıyor

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
10

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre evlenen çiftlerin sayısı 2018 yılında 554 bin 389 iken 2019 yılında yüzde 2,3 azalarak 541 bin 424 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı binde 6.56 olarak gerçekleşti.

Boşanan çiftlerin sayısı 2018 yılında 143 bin 573 iken 2019 yılında yüzde 8,0 artarak 155 bin 47 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı binde 1.88 olarak gerçekleşti.

İlk evlenme yaşı yükseldi 

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2019 yılında erkeklerde 27,9 iken kadınlarda 25,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,9 yaş olarak gerçekleşti.

Neden böyle?

Oldukça önemli sosyal felaketin işareti sayabileceğimiz bu durumun sebeplerini kısaca sıralarsak:

*Ailenin kutsal olduğu inancı zarar gördü. Eski evliliklere ilişkilere baktığımız zaman insanların birbirine karşı daha sabırlı ve yapıcı olduğunu görüyoruz. Aradaki bağ hasar görse bile bunu tamir edip düzeltip yollarına devam etmişler. Yenisini bulmak yerine ellerindeki mevcut ilişkiye sahip çıkmayı tercih etmişler. Böyle olunca boşanmaya fırsat verilmemiş.

*Ekonomik zorluklar. İnsanların üniversiteyi bitirip iş sahibi olmayı bekliyorlar. Bu yüzden evlilikler gecikiyor, çocuk sayısı azalıyor. Aileler de devre dışı kalınca bazen de evlilik yapmak kısmet olmayabiliyor.

*Evliliklerdeki sıkıntı ve zorluklara tahammül, fedakârlık azaldı. Cefa çekmeden sefa sürme isteği gençleri evlilikten uzaklaştırdı.

*Çevredeki geçimsiz ve uyumsuz evlilik örneklerini, boşanmaları gören gençler evlilik yapmaktan soğuyor.

*Kadın-erkek ilişkilerinin eskisine kıyasla çok daha rahat ve kolay olması. Bu sayede etrafta başka seçenekler varken kimse mutsuz bir evliliği sürdürme zahmetine katlanmıyor maalesef.

*Boşanmalardaki zorluklar da evlilikleri önlüyor. Süresiz nafaka, çocukların velayet sorunları, mal paylaşımı hep problem. Bunlara şahit olan gençler evlenmekten korkar oldu.

*Yine İstanbul Sözleşmesi ve onun uzantısı 6284 Sayılı Yasanın uygulamaları da gençleri ürkütüyor. Evden uzaklaştırılan erkekleri gören erkekler evlenmekten kaçınıyor.

Hâlbuki aile kurma toplumun temeli ve mutluluğudur. Bu gidişat muhakkak incelenmeli ve sebepleri araştırılmalıdır.

PSİKİYATRİST DR. HAMDİ KALYONCU’NUN ARDINDAN

İlk adını Gazetemiz Yeni Akit’te kaleme aldığı müthiş zekâ ve kültür dolu yazıları ile duydum. Sonraları tanıştık ve sağlam bir dostluğumuz oldu. Hoşsohbet, esprili bir dile sahip dost canlısı bir insandı. Yardımsever ve cömertti. Özellikle Suriyeli yetim çocuklarla ve Afrika’daki muhtaç insanlarla ilgili muhteşem çalışma ve faaliyetlere imza attı. Hatta son yıllarında kendini hayır hizmetlerine adadı.

Öfke Kontrolü Sevgisiz Olmaz adlı eserinde (Yediveren Yayınları, 2017) İmamı Gazali Hazretlerinden yaptığı bir alıntıda şöyle diyordu:

“Allah’ı sevenin üç kerameti vardır: 

Deniz gibi eli açık,

Güneş gibi şefkatli,

Toprak gibi mütevazı olmak!”

Bu tespiti ile Gazali, mutlu bir toplum ve huzurlu insanlar olarak yaşayabilmenin de tılsımını da verdiğini söylerken Kalyoncu dostumuz da bu tavsiyelere uymanın timsali olmuştu.

Son yıllarında anlaşamadığımız bazı konular olsa da arkadaşlığımız devam etti. Vefatından birkaç gün önce evine ziyaretine gitmiştik. Ölümü üzüntü ile değil mutlulukla bekliyordu. Zaten kitaplarında, “Allah’ı seven, ölümden korkmaz ve nefretle karşılamaz” diyor ve Erzurumlu İbrahim Hakkı’dan alıntıladığı şu sözü söylüyordu:

“Çünkü ölümle, isteyen isteyene; seven sevilene; garip öz yurduna kavuşmuş olur. Eğer ölümden kaçmak, henüz Allah huzuruna varmakla hazırlıklı olmadığı ve onun tedarikine çalışıldığı içinse, bu da Allah sevgisinin eseridir.”

Son sohbetimizde Kalyoncu bize, “Çok kısa ömrümün kaldığını biliyorum. Rabbimden her gelene razıyım” demiş ve eklemişti: “Size ne yapıyorsunuz diye sorsam koşturuyoruz diyeceksiniz. Nereye koşuyorsunuz. İnanın dünya fani, geçici ve boş. Ebedi âlem ise hakiki yurdumuz.” 

Son sözü ise, “Kendime şaşıyorum. Gaflet içinde dünya malı toplamış, sürekli biriktirmişim. Niye? İşte gidiyorum. Onların bana faydası yok, aksine ahirette hesabını verme olayı beni bekliyor.”

Rabbim rahmetiyle muamele buyursun, mekânı cennet olsun.

İDLİP’TE ŞEHİTLERİMİZ

Suriye’de acı bir savaş sürüyor ve maalesef şehitlerimiz olduğu haberleri geliyor. Yüreğimiz buruk, ağır keder ve üzüntü içindeyiz. Vatan sınırlarını koruyan kahramanlarımıza Rabbimden rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun.

MÜBAREK ÜÇ AYLAR

Okuyucularımızın ve tüm İslam âleminin mübarek üç aylarını tebrik eder Rabbimden hayırlar getirmesinin niyaz ederim.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

CEM

10 Mart 2020 10:55

Para yoksa huzur bulmak zor. Ondan olmasın?

Kıyam

1 Mart 2020 00:58

34 şehit verdik yüreklerimiz yandı.. Millet olarak bu hak davada canımızı esirgemeyiz biznillah. Lakin ailemizin temellerini yok eden toplumumuzu bitiren bu Lanet olası ist. Sözleşmesi 6284 yüzünden milletimiz kan ağlıyor, feryad ediyor. 28 şubattan bu 34 şehidimizin acısından daha beter acı yaşarılıyor. Yeter artık. Hem milletce batı zulmüne ve dahi harici bir bütün düşmanlara karşı birlik mesajı vereceksiniz hem de batıdan aldığınız ve uygulamaya koyduğunuz anlaşma ve kanun yüzünden bu millete zulüm yapacaksınız! Artık YETER!!! İptal edin şu lanet ist sözleşmesini 6284 Yoksa bu milletin ahı sizi perişan edecek ahirette hesap veremeyeceksiniz..

Ömer

29 Şubat 2020 21:20

Nafaka mağduruyum! Başımdaki bu nafaka belası kalkmadan ikinci bir evlilik yapamam . Evlenmeyi teşvik edenler önce bu nafaka düzenlemesini halletsin yoksa boşanan insanların tekrar evlenmesi çok ama çok zor !

Vatandas

29 Şubat 2020 20:13

Devletin Allah in kanunlarini birakipta sundurmeli bir 5 harflik kelimenin pesinden gidip vahsi batiyi medeni bati diye tasvir edip sürüklenip gitmesi olmasin.Sanatcilar sabah tv programlari algi operasyonlari bunlar olmasin sakin.Makalenize bunlarida ekleyiniz lutfen.

Enes

29 Şubat 2020 18:57

Kadınların sadakatsizliği ve boşanma konusunda aceleci davranmaları ve neticesinde erkeğe yüklenen ağır ve bitmez nafaka erkeğin evlilik konusunda isteksizliği arttı ve evlenmeyi artık düşünmez oldular

Hikmet Yılmaz

29 Şubat 2020 12:02

" KADEM"in Başkan'ı Tv.'lerde boy gösteriyor ve kalbimizi yalan yanlış mıncıklıyor. Durduracak yok mu ? Aziz milletim kılık kiyafetine bakarak kumaşı Anadolu tezgahında dokunmayanları tanıması gerekiyor.

Berzah_

29 Şubat 2020 11:50

Çeyrek altın 530 tl oldu,kim nasıl evlensin,kimse mütevazi evlilik düşünmüyor,şaşalı olsun,havalı olsun,ayrıca tv lerdeki bu ahlaksız diziler millette ahlak bırakmadı,gündüz yayınlanan programlar içeriği pis,nahoş konular ve sosyal medya,köprü yaptık,yol yaptık,tank yaptık,top yaptık iyide yaptık lakin bir şeyide çok çok iyi yaptık toplumun altına dinamit koyduk patlattık,ha birilerin umrundamı değil olsa zaten önlemini alırlar

Ufuk

29 Şubat 2020 10:52

Afedersiniz yazar bey, kim var iktidarda Daha dogrusu bu sapkın yasaları kim getirdi kala kala bir Ailemiz sıcak yuvalarımiz kalmistı elde Onuda heba ediyorlar Yazık olan gelecek nesle oluyor bunun hesabını kim verir .Allahin rahmet eli bu toplumdam cekilirse kimse olcak felaketlerin altindan kalkamaz bol bol beddua alır.

Ünal

29 Şubat 2020 10:20

Onu zina yasasını çıkarırken ... zinanin suç olmadığı ülkelerde mazbut yaşam bekleyemezsin

sema emine aydınelli

29 Şubat 2020 08:19

Sayın yazar, devir değişti, gençler, kız olsun, erkek olsun, önce okumak, meslek , iş sahibi olmak ve sonra yuva kurmak istiyorlar.Görücü usulüyle ya da ilk gönülleri kayanla evlenip sonra da mutsuz olmak istemiyorlar.Sevdikleri kişi ile ama akıllarını da kullanarak bir yuva kurmak istiyorlar.Mutsuz evliliği sabır ile sürdürmek diye bir şey olmaz. Sabır ile evlilikteki sorunları çözmeye çalışmak olur, her evlilik umutlarla başlar, ayrılık arzu edilecek bir şey değildir.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle