--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dr. Ömer Coşkun’un ardından

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı

Birkaç sene önce dostlarla Özbekistan’a gitmiştik. Taşkent’te sadece Dr. Ömer Coşkun’un bitkisel ürünlerinin satıldığı bir mağaza ile karşılaşınca şaşırmıştık. Yurtdışında bile böyle şubeleri bulunduğuna göre Türkiye’yi tahmin edin tabii. Hemen her şehirde, İstanbul’da neredeyse her semtte şubelerden geçilmiyordu. Ömer Coşkun ise uydudan yayın yapan onlarca televizyon kanalı ile ürettiği ürünlerin reklamını yapıyordu. Kiminde yer yer ağlayarak yoksullukla geçen hayatını anlatıyor, bazısında kendini beğenmiş alaycı gülüşlerle ürünlerini tanıtıyor veya genç kızların eline tutuşturup, “Erkekler bu cinsel gücünüzü artırır” diye utandırarak söyletiyor, bazen de şarkı türkü okuyordu.

Kendi televizyon kanalından yayınladığı hikâyesine göre, tıbbiyeyi bitirdikten sonra Antalya’da otellerde turistlere hekimlik yapıyor, zar zor geçiniyordu. Hele yaşlı bir turist kadının güneş yanığı için eline krem tutuşturup, “bunu yanıklara sür” demesi ve sonrasında bir mark bozuk para vermesi ağrına gitmiş olmalı ki bu olayı anlatırken gözyaşlarını tutamıyordu.

Daha çok para kazanmaya karar vermesi herhalde o yıllarda oldu. Anlattığına göre; önceleri dağlardan şifalı bitkiler toplayarak pazarda satmaya başladı. Sonra bunları ürün haline getirip ilaç ambalajında pazarlarsa daha çok para kazanacağını düşündü. O sırada da histoloji embriyoloji uzmanı olmuş ve tıp fakültesine öğretim görevlisi olarak başlamıştır. Doçentlik sınavına girecektir. Ancak yabancı dili bir türlü halledemiyordu. Aklına belgede tahrifat yapmak geldi ve uyguladı. Fakat sahtekârlığı ortaya çıktı ve hocası yanına çağırarak hemen istifa etmesini, aksi halde suç duyurusu için adli mercilere başvuracağını söyledi. Dr. Coşkun istifasını vermek zorunda kaldı. 

İşte o sırada Kanal 7’de bitkisel ürünlerini tanıttığı sağlık programları yapmaya başladı. 28 Şubat dönemiydi. İnançlı insanlara büyük baskı ve zulüm yapıldığı yıllardı. Müslümanlar arasında ilâçlar güvenilir bulunmuyordu. Hele 28 Şubat’la mücadele eden bir kanalda genç bir doktorun sabahın en izlenen saatlerinde her türlü rahatsızlığa doğal(!), hiç zararı olmayan(!), çok şifalı(!) bitkisel ürünleri inandırıcı bir ses tonu ile anlatması oldukça etkili oldu. Satışlar patladı, talep edilen ürünlere yetişemez olmuştu. 

Dr. Coşkun şöhret sahibi oldu. Kendi de kanal da çok para kazandı, tabii kaybeden hastalardı.

Derken dev satış merkezi kurdu, sayısız satış şubeleri birbirini takip etti. Ömer Coşkun bir fenomen olup çıktı. 7 Haziran 2015’deki genel seçimlerde bağımsız milletvekili adayı oldu. Ak Parti’ye, Sayın Cumhurbaşkanımıza “diktatörler kaybedecek” gibi çirkin suçlamalarla kendi kanallarından saldırıyordu. Tabii çok düşük oy alabildi ve 1 Kasım’da seçimler tekrarlandığında aday olmadı.

İşte Dr. Ömer Coşkun zirvede iken, büyük servet sahibi ve pahalı arabalara binerken, ayda 100 bin dolar kazandığını söylerken, internete düşen haberle öldüğü birden yayıldı. Meğer kansere yakalanmış, ABD’de aylardır tedavi görüyormuş. Ardından böbrekleri yetmez hale gelmiş ve bu yüzden hayatını kaybetmişti. İşin ilginci her derde deva olduğunu ileri sürdüğü ilâçları kendine yaramamıştı. Medya ise ölümünü “kansere kesin çözüm”, “böbrek yetmezliğini bitiren ürün” reklamları ve kendi resimleri bulunan afişlerle beraber vermişlerdi. Adana Tabip Odası Başkanı demecinde; “Ömer Coşkun, maalesef yanlış bilgilendiren bir TV programı yayınından sonra halk arasında çok güven sağladı. Siyah çay ve birkaç başka bitkiyle hazırladığı paketleri 600 liraya satıyor. Normal çerçilerde 20-30 liraya satılan otlar bunlar. Her hastaya aynı ilâcı veriyor” diyecekti.

Kendi kanallarında, “Doktorlar ameliyat dedi, kabul etmedi. Bitkileri tercih etti!! KURTULDU” şeklinde reklamlardan geçilmezken ölümlere sebep olduğu iddiasıyla mahkemelere verildi. Mağdur ettiği hastaları internet sitesi kurarak sıkıntılarını anlattılar: “Aldığım zayıflama seti sayesinde bütün sağlığım bozuldu. Şekerim, tansiyonum düştü. Halsizim, sürekli yoruluyorum. Böbreklerim ağrıyor, kalp ritmim bozuldu” şeklinde şikâyetlerle doluydu. Sonunda Sağlık Bakanlığı bu ürünlerin toplatılmasına, gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulan reklamların acilen durdurulmasına karar verdi. Sadece tek ürün için 1 milyon 800 bin lira para cezasına çarptırıldı.

Ancak hırsla topladığı servetini yiyemeden ve kurduğu imparatorluğun hükmünü süremeden daha 47 yaşında iken hayatını kaybetti. Ölümü hepimize ibrettir. Mevlâ rahmet eylesin...

 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle