• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
21 Eylül 2019

Alper Cihan Hocam istifa edin

Prof. Dr. Alper Cihan hocamız değerli ve başarılı bir bilim adamı ve bürokrattır. Dekanlık, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurum Başkanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü gibi önemli yöneticiliklerde bulunmuştur. 

Kendisine bir büyüğü olarak tavsiyem Kızılay Genel Başkanı danışmanlığından (ne işe yarıyorsa) acilen istifa etmesidir.

Konu şu: Geçen hafta Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan’ın 31.500 TL net ücret aldığını yazmıştım. Ancak halen Kızılay’da görevli bir dostumuz yazdıklarımın eksik olduğunu; İbrahim Altan’ın ayrıca yurtdışı görevlerde günlük 200 avro, yurtiçinde ise günlük 200 TL maaşından ayrı olarak harcırah aldığını aktardı. Yine son zamanlarda dernek içinde kurulan şirketlerden ikisinde de yönetim kurulu üyesiymiş, aylık 15-20 bin TL ek olarak ücret alıyormuş. 

Dostumuz söylediklerini belgelemek için de Kızılay maaş bordrolarını göndermiş. İbrahim Altan’ın (damadı Ak Parti Yalova milletvekili imiş) aldığı maaş doğruymuş.

İşte bu maaş bordrosuna göz gezdirirken birden tanıdık bir isimle karşılaştım, şaşırdım, üzüldüm. Sevdiğim ve hayranlıkla yaptıklarını izlediğim Prof. Dr. Alper Cihan hocamız meğer Genel Başkan danışmanı imiş ve her ay mesai yapmadan net 15 bin TL civarında ücret alıyormuş.

Son iki yılı Genel Başkan Yardımcısı olarak Kızılay’ın 8 yıl Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım. Buradan gayet iyi biliyorum: Kızılay’ın genel cerrahi uzmanına danışacağı bir konu yoktur. Danışacak bir konu olsa bile ücret istemek yanlıştır. Sonra bizim zamanımızda, bazıları üstelik Kızılay’da mesai yapan danışmanlar vardı (hatta bunlardan biri hemşeriniz Dr. Ali Akben idi, ona sorabilirsiniz), hiç biri ücret almazdı. Bunu çirkin ve olmayacak şey kabul ederlerdi. Garip ve yoksul insanlara yardımcı olmanın mutluluğu onlara yeterdi.

Hatta Genel Merkez’de mesai yapmasına rağmen ünlü depremci Prof. Ahmet Mete Işıkara da danışmanlık ücreti almazdı. Üstelik rahatsızlandığında hastane ücretini ödeyemedi, biz yönetim kurulu üyeleri olarak aramızda para toplayarak borcunu ödemiştik. 

Saygıdeğer hocam her ay aldığınız bu para yoksulun, aç ve açıkta olanın, afetzedenin hakkıdır. Vebali büyüktür. İnanın sizden ve çoluk çocuğunuzdan hem bu dünyada hem ahirette acı şekilde çıkar. Lütfen hemen bu görevinizden istifa edin. Şimdiye kadar aldığınız parayı hesap edin ve yoksullara infak edin. Daha rahatladığınızı, vicdanen daha huzurlu olduğunuzu göreceksiniz.

Prof. Dr. Alper Cihan Hocam istifa ettiğinize dair haberinizi bekliyor, saygılar sunuyorum.

ESKİ VEKİLLER PARTİ KURARSA

Bir insanın ömür boyu Mecliste milletvekili olarak bulunması herhalde uygun değildir. Çünkü:

*Siyasete yeni gelenlerin ve daha genç olanların veya Meclis dışında bulunanların milletvekili seçilme şanslarının olması gerekir. Yoksa heves ve motivasyonları düşer, parti bu defa hız ve heyecan kaybeder. Yoksa siyaset tıkanır.

*Sonra Meclisin gençleşmesi gerekir. Bunun için de yenilenmesi, makul olarak üçte birinin veya ikisinin değişmesi şarttır. Yoksa demir perde ülkelerinde istihbarat örgütlerindeki politbüro üyeleri gibi yaşlılardan oluşacaktır. Bu da uygunsuzdur ve yakışan görüntü elbette değildir.

*Şu da var: Kişi üç-dört dönem Mecliste bulununca artık milletvekilliğini meslek olarak algılamakta, başka bir görevin ona yakışmayacağını düşünmeye başlamaktadır. Sanki milletvekilliği onun tapulu malıdır ve başkasına değil ancak kendine uyar.

*Yine eski mebuslar heyecanlarını kaybetmekte, yeni fikirler ve projeler üretemez olmaktadır.

Bu bilinen hakikatleri niçin yazdığıma gelince: 

Milletvekili olup Meclise giren her kişi, istisnasız her kişi, nedense o makamın büyülü, geniş imkânlarla donatılmış avantajlarına ve itibarlı havasına kapılmakta, sürekli vekil olmayı arzu etmektedir. “Ben yoruldum, artık milletvekili olmak istemiyorum” diyen kişiye rastlamadım şimdiye kadar. 

Çok sayıda milletvekili ile konuştum, bunu gördüm. Hemen hepsinin beyinlerinin ve kalplerinin milletvekilliğinin devam etmesi fikri ve aşkı ile doluydu. Eğer aksi düşüncede bir mebusumuz varsa bize bildirirse memnun olurum. Ancak var olduğuna inanamıyorum.

Bu olağan gelişmeyi ve Meclis dışında kalmayı maalesef vekillerimiz kabullenmekte zorlanmakta ve sindirememektedirler. Bazıları üzüntüsünü içine gömmekte bazıları da küskün rolüne bürünmektedir.

Şunu söylemek istiyorum: Ak Parti’yi beğenmeyip yeni parti kurma aşamasında olan Sayın Ahmet Davutoğlu ve Sayın Ali Babacan’ın kurucu kadrolarına bakıyorum da kendileri dâhil genelde bu tiplerden oluşuyor. Yani Ak Parti’de tekrar milletvekili olma ihtimallerinin olmadığını bildikleri için “Belki bir şans doğar” diye buralarda yer alıyorlar. İnanın çağrıldıkları an koşarak Ak Parti’ye dönerler.

Bu yüzden diyorum ki, yeni partilerin tutma şansı yoktur.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hikmet Yılmaz

Bu milletin bu gibi rezilllerden kurtulmasına vesile olduğunuz için size çok teşekkür ediyor,saygılarımı sunuyorum sayın hocam. Ağaçın,eğer gövdesine bir sarmaşık dolanmışsa onu kesmek gerektiğini bilenlerdenim.
  • Yanıtla

Kutluk

Kızılay hayır kurumu değil mi hem torpil geçerli kurumda birilerinin akrabası hem bu alınan maaşlar ne 31500 ler 15 binler .Böyle rakamlar mi olur resmen rant kapısı olmuş .Bizde kanımızı paramızı bağisliyoruz kızılay hayır kurumu diye
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23