• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
03 Ağustos 2019

Âlimlere saldırı modası

Son yıllarda maalesef tam bir fetret devrini yaşıyoruz. Türkiye’de İslam’ın bayraktarlığını yapmış, insanlarımıza iman hakikatlerini sunmuş mübarek zatlar bile acımasızca saldırılara maruz kalıyor.

Geçtiğimiz yıllarda Ahmet Yesevi, İmam Rabbani ve Mevlana gibi öncü âlimlerimizi muhabbetle andım diye üstelik din adamı olan bazı hayırsızlardan işitmediğim hakaret kalmamıştı.

Bu saldırgan kişiler kendilerine aynada bakmadan, kendi yanlış ve eksikliklerini görmeden hayatlarını İslam’a adamış zatları, saçma sapan gerekçelerle hedef alıyorlar.

Son yıllarda bilhassa FETÖ olayından sonra, maalesef mantık ve muhakeme fukarası bir yaklaşımla Bediüzzaman’ı ve Risaleleri karalamaya başlamaları şaşırtıcıdır ve acınacak haldir.

Bediüzzaman ki bütün hayatı fedakârca, büyük gayretle hizmetle geçmiş. Bu yüzden büyük bedel ödemiş: Defalarca zehirlenmiş, uzun yıllar hapiste ve sürgünde kalmış. Vefat ettikten sonra mezarında bile rahat bırakılmamış.

Neyse ki ve iyi ki velut ve gayretli hocamız Prof. Dr. Ahmet Akgündüz var. Bu iftira ve haksız saldırılara hazırladığı Risale-i Nur’a İtirazlar ve Cevapları (Derin Diyanet Raporuna Reddiye)  kitapla cevap verdi.

Muhterem hocamızın kitabı tanıtım için düzenlediği basın toplantısından alıntıladığım bazı cümleleri aktarmak istiyorum:

“Gelelim bir diğer önemli noktaya. Bir defa bu kitapta biz neyi anlattık? Şimdi bu Derin Diyanet dediğim diyanetin hazırladığı raporda İslamiyet nokta-i nazarından Risale-i Nurlar’da 18 tane problem var demişler. Teker teker saymışlar. Problem ne demek? 18 noktadan şeriata aykırı demek. Biz bunu daha önce de Abdülaziz Bayındır gibi, İsyanoğlu gibi insanların dilinden duyuyorduk. Ama bunun diyanet gibi bir kurum adına hazırlanması tabi çok üzücü. 18 tane problem(!). Ben üçünü misal vereceğim. Merak edenler devamını bu kitaptan okuyabilirler. Ben bu kitapta problem var dedikleri noktalara akademik olarak, teker teker İslamî kaynaklardan, ehl-i sünnetin kelam ve akaid prensipleri açısından cevap verdim. İlmî bir cevaptır. Kimseyi siyasî vs. manada itham etmedim.”

“Adamlar mesela mehdilik yoktur diyorlar, inkâr ediyorlar. Yani iş’arî tefsir yoktur diyorlar. İlhamı reddediyorlar. Ben ilhamın İslam hukukunda ve İslam’da yerinin ne olduğunu acaba Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyasla kıyaslandığında onlar gibi aynı güçte mi değil mi? Bütün bunları usul-ü fıkıh ve kelam nokta-i nazarından tahlil ettim. Yani bütün bunları bilmenizi istedim. Sonra dört tane Nur cemaati arasında, şunu da söyleyeyim bir defa bu raporda Nur cemaatinin meslek ve meşrepleri sayılırken de hata yapılmıştır. Yani adamlar Nur cemaatini tanımıyor bir defa. Ben onları da açıkladım.”

“Gelelim biraz önceki konuya. ‘Bana yazdırıldı, kalbime ihtar edildi, ilham edildi’ gibi ifadeler üzerinden modernist ve reformist bir yaklaşımla ilhamı ve keşfi inkar ediyorlar. Yahu ben İslam Hukuku Profesörüyüm. Mir’âtü’l-Usûl kitabını ders okutmayı Allah bana nasip etmiş. Akgündüz hoca veya hiçbir Nur talebesi veya Bediüzzaman hiçbir yerde ilham ve sünûhat, tıpkı Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas gibi kesin hüküm ifade eder demiyor ki. Peki ne diyor? Bu da Allah’ın lütfuyla vahy-i gayr-ı metluvdur diyor. Nahl Sûresinde mealen ‘Rabbin bal arısına vahyetti’ deniliyor burada vahiy ilham manasındadır. Aynen öyle de büyük zatlar böyle yaşamış.”

“Diyanet İşleri Başkanı Ahmed Hamdi Akseki, 8 Ocak 1948 tarihinde bir Risale ile ilgili bizzat görüş beyan ediyor. Diyor ki: “Bu eserin asla İslam’a aykırı bir tarafı yoktur. Ve çok kıymetli Kur’anî tefsir manasında bir eserdir.”

Evet, hocamızın bazı açıklamaları böyle. Kendisine teşekkür ediyor, Rabbimden faydalı çalışmalarının devamını temenni ediyoruz.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23