--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aileyi yıkan yasalardan kurtulmalıyız!

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
23

 

Türk Medeni Kanunu’nun halen geçerli ilgili maddesine göre; boşanma davası reddinin kesinleşmesinden sonra eşler, 3 yıl bir araya gelemediklerini yeni bir dava açarak ispat etmeleri halinde boşanabilmektedirler. Yargıdaki gecikme problemleri de dikkate alındığında çekişmeli bir boşanma davasının ortalama olarak 5 yıl sürdüğü bilinmektedir. Kararın kesinleşmesi üzerine 3 yıl beklendikten sonra açılan davanın da 2 yıl sürdüğü hesaba katılırsa, yaklaşık 10 yıl boyunca eşlerin evlilik açısından en verimli yıllarının heba olduğunu söyleyebiliriz.

Bu konuda değişik vesilelerle sakıncalı durumu anlattık, uyardık. İşte Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararı oldukça olumlu bulduk:

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 4. fıkrasında  belirtilen bu sürenin adil olmadığı, eşlerin uzun sürelerin sonunda boşanabildikleri, bu durumun herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilemez ve vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu öngören anayasal hükümle bağdaşmadığı, kuralda öngörülen sürenin ilgililerin evlilik dışı ilişki yaşamalarına neden olduğu, bu suretle kuralla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının yanı sıra devletin aileyi koruma yükümlülüğünün de ihlal edildiği açıklanmak suretiyle  Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülerek yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından; “.. özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile aile kurumunun koruma amacı arasında makul bir denge sağlamayan kuralın ölçülülük ilkesini orantılılık alt ilkesi yönünden ihlal ettiği sonucuna ulaşmıştır” gerekçeleriyle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, kanayan yarayı bir nebze de olsa onarmaya katkı sağlayacaktır. TBMM’ye bundan sonra düşen görev ise, iptal kararı doğrultusunda eşlerin 3 yıl bekleme süresini en fazla 6 ay süreyle sınırlandıracak yeni bir yasal düzenleme yapılmasıdır.

***

Yakın dönemde yeni devrim yasaları olarak tanımlanan 2010 yılındaki Anayasa Referandumu ile kabul edilen KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK; aileyi tahrip eden dünyada eşi ve benzeri bulunmayan, kadını şiddetten koruma bahanesiyle çıkarılan 6284 sayılı yasa; edinilmiş mallara ortaklık yasal rejimi; süresiz nafaka; 5237 Sayılı Ceza Kanunundaki evlilik içi cinsel saldırının suç olarak tanımlanması; evlilik birliğinde işlenen hakaret, tehdit, yaralama suçlarının nitelikli halinin uygulanması ve şikâyetten vazgeçme hakkının tanınmaması ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının yasaklanması gibi hususlar ağır riskler taşıdığından evlilikten kaçınılmaktadır. 

Böylelikle evlilik dışı ilişkilere yönelme arttığından sağlıklı bir nesil oluşamayacaktır. En az 3 çocuk isteği, bu yasaların uygulanmaya devam edilmesi durumunda mümkün olamayacaktır.

Anayasa’nın iptal kararı üzerine Türk Medeni Kanunu’nda yeni reformlara ihtiyaç bulunmaktadır. Açılacak boşanma davasının konusu sadece boşanmaya yönelik olmalıdır. Seri yargılama sonucunda şartları oluştuğu takdirde kısa sürede boşanmaya karar verilmelidir. Boşanma davasının ferileri olan velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı ayrı bir dava olarak görülmelidir. Tarafların kötü niyetle karşılıklı eziyeti son bulmalıdır.

Katolik İtalya’da evliliklerin artırılması ve ailenin yeniden cazip hale getirilmesi (boşanma yasağını öngören katı inançlarına rağmen) yasal düzenlemeler ile sağlanmaya çalışılmaktadır.

 Il Giornale gazetesi baş sayfadan verdiği haberde, “Boşanmak kolaylaştığı için evlenenler arttı” başlığını kullandı. Il Messaggero da, “Hızlı boşanmanın da sayesinde evlilik yeniden moda oldu” diye yazdı. (BBC News Türkçe):

“İtalyan parlamentosu, ‘Katolik Kilisesi’ne darbe’ olarak nitelenen bir yasal düzenlemeyi kabul ederek boşanma süresini 3 yıldan 6 aya indirdi. Boşanmayı kategorik olarak reddeden Katolik Kilisesi’nin itirazlarına rağmen İtalya’da 1970’te boşanma yasal hale gelmişti ancak hâlâ fiili olarak zorlukla gerçekleştiriliyordu.” 

 İtalya’da, evli çiftlerin resmi olarak boşanabilmesi için ayrı olarak geçirmeleri gereken süre 3 yıldan 6 aya indirilmiş ve bürokratik işlemler basitleştirilmişti. İtalyan basını, geçmişte boşanmanın zor olmasının İtalyanları evlilikten caydırdığı, yeni yasalarla boşanmanın daha kolay hale gelmesinin ise evliliğe olan ilgiyi artırdığı yorumlarına yer vermişti.

İnsanlar yasalara göre davranırlar ve yaşarlar. Milli ve manevi değerlerimize uygun yasalarla yönetilmek temel hakkımızdır. Toplumu ve aileyi korumak öncelikli görevimiz olmalıdır. Radikal feministlerin güdümünden uzaklaşarak aile politikalarında uygulanan yanlışlardan dönmeliyiz. Feministlerin ve aile-evlilik düşmanlarının isteklerini karşılamak mümkün değildir. Bu yasalar ve uygulama sonuçları aileyi ve sonuçta toplumu çökertecektir. Devlet, aileyi korumakla yükümlüdür.

 

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

AHMED

28 Nisan 2024 21:11

Süresiz nafaka derhal kaldırılmalı. Hükümet neyi bekliyor.

Zubeyde

28 Nisan 2024 11:53

Yıllardır haykırıyorum ab uyum yasaları islama Türk toplumuna uyumsuz yasalar zinayı domuzu faizi eşcinselliği serbest bırakan kanunları kaldırın D-8 leri güçlendirin islam natosunu islam barış gücünü islam ekonomik işbirliğini kurun diye şu çirkef ab yasalarını yapmaktan vageçin diye başta ikiz yasaları lavğederek başlayın ama bu yasaları birkez okuyan anlayan bile yok4230 sayılı kadına karşı şiddet yasasını6284 ike değiştirip partneri eşcinselleride koruyan yasa6251 sayılıLGBT Lİ BİREYLER yasaları ve ailenin hali gençliğin hali YASALAR TOPLUMA YÖN VERİR ZİNA SERBEST DİYE NE YUVALAR YIKILIYOR2. Eş diye geçersiz dini nikahlar faize bulaşanların kredi ile kalkınanların yaşadıkları boşanmalar toplum akp döneminde tamamen bozuldu

Hasan Akit okuyan

28 Nisan 2024 01:35

Sefa Hocam bugünkü Akit te, okur postası sayfasında; Eyüphan KAYA'nın Şikayetim var arkadaş yazısı tam isabet değilmi. Artık neyi bekliyoruz. Allah'a emanet olun.

Hasan akit okuru

28 Nisan 2024 00:33

Bu tür yazılanlardan bıktım artık Sayın R. Reisimiz bu olup bitenleri görmüyor mu, duymuyor mu? OSMANLI İMPARATOLUĞUNUN anayasaı KURAN'dı. Aile çökerse devlet gider. Rahmetli Timur Hoca gibi cesur vaiz verecek hocalar yok. Kadının beyanı esastır da ne demek. Suçlu kimse git onu cezalandır. Evin reisligi babadan alınmış kadına verilirse olacaklar felakete dönüşür. Allah sonumuzu hayır eylesin. Bu gidişat hiç iyiye gitmiyor sayın hocam. Yazılacak çok şeyler var ama yaşım ilerledi. Bi 23 yıl daha bekleyelim. Gelecek nesillerdenn endişeliyim. Evlenme yaşı 30'a çıkmış, 50 yıl sonra genç aranacak İHA 'ları ,SİHA'ları kullanacak adam aranacak, memur olan gençler evlenmiyorlar. REİSİMİZ Recep Tayyip Erdoğan bekar olanı memur etmeyecek. Şimdilik bu kadar Sefa hocam .selamünaleyküm.

Göktuğ

27 Nisan 2024 22:30

Medeni Hukuk denen bu düzen "Katolik Hukukunun biraz yumuşatılmış halidir. İslamda evlikte en önem verilen husus nesebin tespitini güvenceye almaktır. Bir gün evliliğe ömür boyu nafaka(emeklilik) sağlarsanız evlilik dışı ilişkiyi yaygınlaştırırsınız Bu kadını korumak değil kadını orta malı yapmaktır. Durum hızla oraya gidiyor. Boşanma sayısı evliliği geçmiş, artık söylemde iktidar değil eylemde iktidar olmak istiyoruz.

M. Seyfeddin Ulucak

27 Nisan 2024 21:18

Son cümleye takıldım. Devletin bahsettiğiniz kanunları çıkardığını ve "Tek dünya,... " prensiplerine göre uluslararası kurallara uyacağını söylediğini, "toplumsal cinsiyet" kavramını yücelttiğini (ve daha bir çok konuyu) hatırlarsanız, aileyi korumaktan çok yıkma görevini üstlendiğini anlarsınız. Vesselam!...

Fikret 

27 Nisan 2024 20:02

Ah be sefa bey dostluğuna güvenip yamuk yapmaz dediğimiz kardeş bildiğimiz bir haysiyet sizin aracı olmasıyla imam diye(izin günü namaz kılmayan bir şeref yoksunu)na ciğerparem kızımı emanet ettim zulmettiğini kızımın susması yüzünden geç farkettim boşanma davası açtık ama kanunlar hep kanunsuzlara yardımcı bu yüzden beş sene süründürdüler nihayet bazı şeylerden feragat ettik anlaşma imzaladık sözde ama biz duyuyoruz karşı taraf hiç odalı değil hükünetimizde başka hiç bir işi yokmuş herşey güllük gülistan gibi süresiz nafaka ile uğraşır yahu bu haysiyet sizin kızına yaptığı zulmü verdiği 300 tl mi affettirecek zaten yakamızdan düşsün alsın parasını (k,çına) neresi uygunsa oraya soksun iade ettik bundan sonra kanun çıkarsa ne olur kıkarmasa ne bade harabül basra

sinsin

27 Nisan 2024 17:34

Hocam ALLAHcc. razı olsun sizden dile getirdiniz amma Akp'nin kadem baskısı yüzünden bu yasaları düzeltmeye hiç niyeti yok çok yazık..

İbo

27 Nisan 2024 15:50

Ağzına yüreğine emeğine Sağlık,Çok güzel yazmışsınız.Devlet aileyi korumaya Çalısacağına Yuvayı yıkmaya çalışıyor.Bir tarihi,arşivleri karıstırsınlar,Son 22 Yılda yıkılan yuvalar kadar Cumhuriyet tarihi Osmanlılar ve Selçukluların toplamı kadar yıkılmamıştır.Takmışlar 6284 kırmızı çizgimiz diye,Evlilik birliği diye birşey koymadılar.SELAMLAR

Nahit sazoglu

27 Nisan 2024 15:26

Ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz tarım ve hayvancılıkimizi geliştirmeliyiz mesleki eğitim merkezi kurmaliyiz körfez ülkeleri ile bağlantı kurmaliyiz körfez yeniden canlanıyor her ilimize hızli tren yapmaliyiz petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir cevrecidir her ilimize hızli tren yapmaliyiz

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle