• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
16 Şubat 2019

Abdülhamid Han ve akıbeti

Osmanlı padişahlarının 34’üncüsü olan Sultan II. Abdülhamid Han aklı, zekâsı ve ilmi fevkalade üstün olan bir zattı. Batılıların ve iç düşmanların asırlar boyunca devleti yok etmek için hazırladığı yıkıcı, sinsi planlarını sezip, önlerine aşılmaz bir set olarak dikildi. Hazırlayanları ve maşa olarak kullandıkları yerli işbirlikçilerini, sahte kahramanları işbaşından uzaklaştırdı. 

Abdülhamid’in çok iyi niyetli, sağlam karakterli ve vefalı bir insandı. Kendisinden çok devleti düşünürdü. 33 sene zalimlik yapmadan devleti ustalıkla idare etmişti. Ona atılan iftiralardan biri de pinti olduğuna dairdi. Bu çok çirkin bir suçlamaydı. Aristokrat havada, halktan uzak yaşamamıştı

Abdülhamid 90 adet gureba hastanesi, 19 adet belediye hastanesi, 89 adet askeri hastane ayrıca eğitim hastaneleri, kadın hastaneleri, akıl hastaneleri açmıştı. Bu hastaneler ülkemizden Lübnan’a, Yemen’den İsrail’e, Makedonya’dan Suriye’ye, Yunanistan’dan Libya’ya, Suudi Arabistan’dan Irak’a pek çok yerleşim bölgesine yayılmıştı. Ayrıca eczaneler, hapishane, sağlık merkezleri, fakirler, acizler ve hacılar için misafirhane de pek çoktur.  Müthiş bir sağlık hizmetidir bu. Maalesef tahttan düştükten sonra bu eserlerin isimleri değiştirilmiş, bazıları yıkılmış ve bir kısmı da başka alanlarda kullanılmaya başlanmıştır. Kısacası bu büyük insan unutturulmak istenmiştir. Kasımpaşa, Haydarpaşa, Gülhane ve Mektebi Tıbbiye-i Şahane adlı eğitim ve üniversite hastanelerini açan da Abdülhamid olmuştur. 

 Abdülhamid›in tren yolları, bakteriyoloji hane, cami ve mektepler yaptırdığını, çağına uygun yaşlılık politikası izlemiş, habitat yani biyosferi merkezi alan ekolojik politikaya önem vermişti.

Abdülhamid Han’ın ortaya koyduğu bu muhteşem eserleri inceleyince Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la çağrışım yaptı. O da ülkeye duble yollar, hızlı trenler, Marmaray, üçüncü boğaz köprüsü, çok sayıda havaalanı (hele Yeni İstanbul Havaalanı) gibi sayılmakla bitmeyecek dev eserler hediye etti. Sağlık alanında yeni hastaneleri hizmete açtı. Sağlık hizmetlerini halka yaydı. Üstelik ücretsiz olarak kullanıma açtı. 

Eğitim alanını pek çok üniversite, sayısız derslik ve binlerce yeni öğretmenle destekledi, güçlendirdi. Kısacası Abdülhamid’i kat be kat aşan çağdaş bir takipçisiyle karşı karşıyayız. 

Abdülhamid Han’ı nasıl ki birtakım vicdansız, merhametsiz ve acımasız kişiler, iç ve dış düşmanların oyununa gelerek ve onların maşası olarak bir saray darbesi ile düşürdülerse aynı komplo şu an Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı yapılmak istenmekte, benzer darbe ile düşürülmeye niyetlenmektedir. Bu ülkeye hizmet etmek maalesef bazılarının gözüne batmakta ve onu düşürmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. 

Millet olarak uyanık olmak zorundayız.

MUSTAFA NECATİ ÖZFATURA 

AĞABEYİMİZİN ARDINDAN

Gerçekten halim salim, mübarek bir İstanbul beyefendisi ve gönül insanı idi. Her zaman güler yüzlü ve oldukça mütevazı kişiliğe sahipti. Yıllarca Yeşilay’da birlikte görev yaptık. Vakıf ruhu ile severek, sırf Rabbimizin rızası için Yeşilay’a gelir, vaktini ve enerjisini ayırırdı.

O kadar temiz gönüllü ve ihlaslı idi ki aynı zamanda istihare ehliydi. Bir gün zamanında dostum olan biri bir konuda ondan istihare yapmasını istemişti. Ben de isteğine aracılık ederek kendisine rica etmiştim. Kimseyi kırmayan o engin gönlü ile ‘tabii’ demişti. Sonraki gün bana ‘Sefa bey, sabaha kadar bu konu ile ilgili on kadar rüya gördüm. O kişi için niyetlendiği iş hayırlı görünmüyor’ demişti. Öylesine kalp gözü açıktı.

O zat derseniz Necati Ağabeyimizin tavsiyesine uymadı, bildiğini okudu. Başına da gelmeyen kalmadı. Sonunda içeri düştü. Tahminim hâlâ hapislerde sürünüyor.

Kendisi emekli füze albayı idi ve namaz kıldığı için ordudan atılmıştı. Aynı zamanda avukattı ve dava açarak görevine geri dönmüştü. Yine bir gün lafı geldiğinde, “Rabbime şükürler olsun. Yıllarca orduda zor şartlarda vazife yaptım, bir namazım bile kazaya kalmadı” demişti.

Ama biz onu Türkiye Gazetesi’ndeki isabetli ve derin bilgi ürünü dış politika yazıları ile tanıdık. Yazdıkları aynen çıkardı.

Mekânı cennet olsun.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23