--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Selahattin Demirtaş ile Sanatçılar; Yavuz Bingöl ve Hülya Avşar ile ilgili ortak tarihsel bir not...

Ramazan Topdemir
Ramazan Topdemir
10

Selahattin Demirtaş ile Sanatçılar; Yavuz Bingöl ve Hülya Avşar ile ilgili ortak  tarihsel bir not...
Ramazan TOPDEMİR

Terörsüz Türkiye sürecinin devam ettiği bu günlerde geçmişte yaşanmış bazı tarihsel notları paylaşarak dün ile bugünü bütünleştirmeye çalıştım.
Yakın döneme baktığımızda sanatçıların, siyasetçilerin aynı mekânlarda, aynı davalarda ortak birliktelik yaptığını arşivlerden görüyoruz. Bu yaşanmışlıklardan ders alarak dış unsurların oyunlarına gelmemeliyiz.

Konu ile ilgili tarihsel notlar:
17 Aralık 1959’a baktığımızda üç bilinen ismin akrabaları da aynı cezaevinde aynı davadan yargılanmışlardır. Bu isimlerden birincisi HDP eski başkanı Selahattin Demirtaş’ın ve Sanatçılardan Yavuz Bingöl ve Hülya Avşar’ın akrabaları  tarihte 49’lar olarak bilinen “Kürtlük Davası”ndan 14 ay tutuklu kalmışlardır. Sanatçı Hülya Avşar’ın amcası Dr. Fevzi Avşar, Selahattin Demirtaş’ın akrabası Feyzullah Demirtaş (Ziraat Teknisyeni), Yavuz Bingöl’ün akrabası, Said Bingöl (İktisatçı). Sanıkların değişik tarihlerde  Kürtlük faaliyetlerinde bulunduklarından dolayı tutuklandıkları gerekçe olarak gösterilmiştir.


Dava Konusu: 

Aralık 1959′da çoğu Ankara ve İstanbul’da oturan 40 Kürt, ev ve işyerlerine aynı anda düzenlenen baskınlar sonrasında gözaltına alınarak tutuklandı. “Yabancı devletlerin müzahereti (kışkırtıcılığı ile) ile Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek”le suçlanan 40 kişinin davasına tutuksuz 10 sanık daha dâhil edildi. İstanbul Merkez Kumandanlığı’nın Harbiye’deki binasında tutuklu bulunan bu aydınlardan Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisi Mardinli Mehmet Emin Batu’nun hücresinde ölü bulunması üzerine sanık sayısı 49 olunca, dava “Kırkdokuzlar Davası” olarak adlandırıldı.
        Daha sonra dava dosyasına biri tutuklu iki kişi daha eklendi ise de dava hep aynı adla anıldı. 49’lar davası olarak bilinen Kürtlük davasında yargılananlar arasında Kürt yazar Musa Anter, Sait Kırmızıtoprak, Şerafettin Elçi, Selahattin Demirtaş'ın akrabası; Feyzullah Demirtaş, (Ziraat Teknisyeni )  Dr. Fevzi Avşar, (Sanatçı Hülya Avşar’ın amcası), Said Bingöl, (Yavuz Bingöl’ün akrabası) gibi tanınmış kişiler bulunuyordu.. Yaklaşık 14 aylık tutukluluk döneminin ardından davanın görülmesine 3 Ocak 1961′de başlandı. İstanbul’daki 28. Tümen Komutanlığı 2 No’lu Askeri Mahkemesi’nde başlayan dava, 30 Nisan 1964’de sonuçlandı ve tüm sanıkların beraatine karar verildi.
 


    Hülya Avşar’ın amcası; Fevzi Avşar yazdığı  bir mektupta rumuzlu anlamına gelecek “Bi söze Kurmanci” (Kürt sözü) cümlesini yazdığı için tutuklanmıştır.
Hülya Avşar’ın amcası Dr. Fevzi Avşar, Kürtçülük davası temsilcilerinden olan Hüseyin Adıgüzel’e Aralık 1959’da yazdığı mektupta: “Bi söze Kurmanci” (Kürt sözü yani Kürtçe söz senettir  anlamına gelmektedir. Sanığın savunmasında; Kürtçe tabir gaye ve faaliyetlerin rumuz haline getirilmiş ifadesidir. Mektubun 7. sahifesinde geçen “Bi Söze Kurmanci”nin anlamını bilmediği tespit edilmiştir.
Sonuç: Türkiye gündeminde yer almış olan bu isimlerin  akrabaları da aynı şartlarda aynı mekânları paylaşmışlardır. Bu kişilerin yakınları günümüzde  tanınmış iş adamlarıdır, tanınmış sanatçı ve  siyasetçilerdir; ancak bunların  bugünkü Terörsüz Türkiye için ses vermemesi de ülke adına üzücüdür. “Neyime gerek” düşüncesi doğru değildir. Terörsüz Türkiye partiler üstü ele alınması gereken bir süreç olduğunu vurgulamak gerekir.
Günün dizeleri Yunus Emre’den: “Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım/ Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz.”

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

müslüm

29 Ekim 2025 14:25

Siz sırf--Sen başkan yapmayacağız--dediği için uydurma davalarla yıllardır içeride tutulan AİHM si ve AYM hak ihlali kararlarına rağmen içeride hukuksuzca tutulan Selahattin Demirtaş için--gelin tanışalım--demek kolay..Peki uydurma davalarla içeride çile çektirilen binlerce insanı ne yapacağız.

Kanber

29 Ekim 2025 13:23

Selamlar İslam kardeşliğini Ümmet birliğine ortadan kaldırırsan işte böyle ırkçılıklar zulümler ortaya çıkar Herkes bizar olur

Vay vay

29 Ekim 2025 11:26

Sayın yazar, kimse terorsuz Türkiye projesine karşı değil.. kimse asker,polis, öğretmen....şehit olsun istemez..İçimde hep bir şüphe var pkk ye güvenmiyorum..toplumun büyük kısmında da bu şüphe var, pkk ye guvenemiyoruz..çünkü bunların ipleri malum ülkelerin elinde.. irade kendilerine ait değil.. 1959 da bu insanlara dava açılmış ise o dönemde hükumete sormak lazım..

okur

29 Ekim 2025 08:33

70 sene öncesini birak gunumuze gel ramazan gözunun önunde apo asilsin diye ip atanlar döndu apo kurucu önder oldu sesin cikmiyor

kadir arı

29 Ekim 2025 08:18

Terörsüz TÜRKİYE tamam da. ÖNEMLİ SORU ŞU: Terörü kim istiyor? Bence işin içinde biraz da siyaset ve oy kaygısı var. Türkiye de maalesef 100 de 10 luk bir beyaz Kürt, azgın Kürt ,laikçi Kürt yani kısaca bir dem parti kitlesi var. Bu kitleyi, iktidarda muhalefette kaybetmek istemiyor.

Okur

29 Ekim 2025 06:07

Bağımsız mahkemelerde yargılanıp berat etmişler. Ne var bunda.

Haciwat

29 Ekim 2025 11:02

O tarihte İ. İnönü CHP hükümeti vardı. Millet o mahkemelerin bağımsızlığını çok iyi bilir.

1959 DA IKTIDARDA KIM VARDI

29 Ekim 2025 11:21

Ona bakalım..

1959 DA MENDERES IKTIDARI VARDI Haciwat..

29 Ekim 2025 12:42

Biraz tarih ...

Bakıp durma

29 Ekim 2025 12:53

30 nisan 1964 te İnönü CHP hükümeti vardı ve bunların mahkemeleri çok öncelerden bilinir.

Ramazan Topdemir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle