İbrahim Tatlıses; diğer ifadeyle mağara evinden imparatorluğa uzanan bir yol hikayesi
İbrahim Tatlıses; diğer ifadeyle mağara evinden imparatorluğa uzanan bir yol hikayesi
RAMAZAN TOPDEMİR
Sanatı ile özel yaşamı ile gündeme renk katmış olan İbrahim Tatlı (sonradan Tatlıses olarak soyadını değiştirdi. Tatlıses kendi ifadesiyle: “Ben mağara evinde doğdum.. Şükürler olsun Allahım verdiklerine, ben bir istedim sen bin” diyerek geldiği yeri de unutmamıştır. Şanlıurfa’da uzun yıllar kalmış birisi olarak; mağara evlerinden söz edilir. Mağara evleri dedikleri, dağ ile ev duvarlarının birleşmesinden oluşan yapılar, mağara evi olarak tanımlanır. Tatlıses’in, Babası Şanlıurfalı annesi de Adıyaman Kahtalı’dır.
Sesiyle müziğiyle “imparator” sıfatını almış, Ortadoğu ve birçok Arap ülkelerinde Tatlıses hayranlıkla ve beğeni ile dinlenmiştir. Bu bağlamdan yola çıkarak Tatlıses’in Şanlıurfa’ya ve ülkemize katkılarını şöyle sıralamak mümkündür:
Tatlıses: Dağın Yolunu Değil Evin Yolunu Tutmuş bir sanatçıdır. 1- 1978’li yıllarda yani terör olaylarının olduğu dönemden günümüze her daim devletin yanında yer almıştır.
2- “Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık” sözü ülkemiz gündemine girmiştir. 3-Tatlıses Urfa’da kendi Oxford’unu açtı. Yani Talıses Şanlıurfa’da kendi adını verdiği bir ilköğretim okulu yaptırdı. Okulun açılışını da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yaptı. 4- Şanlıurfa’yı Türkiye’ye ve dünyaya tanıtan isim Tatlıses’tir. 5-Tatlıses: “Çiğköfte Urfa’nındır ve Urfa’da kalacaktır” dese de çiğköftenin tanıtımını, satışını, markasını Adıyamanlılar çoktan almıştı.
6- Kültürümüze, sanatımıza, müziğimize bir farkındalık bir nefes getirmişti. Tatlıses’in seslendirdiği her parça gündeme oturmuştur. “Ayağımda kundura/ yar gelir dura dura” parçası Tatlıses’in ilk seslendirdiği eserlerdendi. 7- Eski adı Ruha, yeni adı Urfa daha sonraki adı Şanlıurfa olan ilimizden doğup sanatıyla, müziğiyle “imparator” sıfatını almak herkese nasip olacak bir iş değildir. 8-Tatlıses, sanatçı Nuri Sesgüzel’in, Kazancı Bedih’in, Urfa Gazelhanlarının büyük desteğini görmüştür. 8-Birçok türküde Urfa vardır. “Urfa siye(sana) küstü haberin olsun/ Urfa dağlarında gezer bir Ceylan aman aman/ Urfalıyam bağlıyam/Ak gerdana dağlıyam/Bir mektup yazdım Urfalı kızına, zalimin kızı bakmaz yüzüme.” vb. 9-Tatlıses, Şanlıurfa’nın mutfak kültürünü de unutmaz ve bu mutfağı yaşatır: Çiğköfte denilince İsotu vurgular, Urfa kebabı yapar ve Urfa lahmacunu da unutmaz. 10-Tatlıses İstanbul’a ilk geldiğinde bugünkü Aksaray metrosunun karşı tarafındaki otellerde kaldığı için bu mekanlar Tatlıses için önemli yerlerdir.
Sonuç: Kültürümüzün, müziğimizin sembolü olan sanatçılarımızın, yaşadıkları deneyimlerden istifade etmek gerekir. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde bölge aydınlarından, bölge akademisyenlerinden ve bölge sanatçılarından devletin faydalanması oldukça önemlidir. Yani kültürel birikim, bilgi birikimi kolay elde edilmiyor. Ancak ülkemizde ne yazık ki birikim sahiplerinden pek fazla istifade edilmiyor.