• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

Marx Türkçe, Engels de Farsça öğrenmeye kalkmıştı

18 Haziran 2026
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

Marx Türkçe, Engels de Farsça öğrenmeye kalkmıştı

MUSTAFA ARMAĞAN

Tarihin derin ironilerinden biriyle karşı karşıyayız: 

Bir yandan “tarihin motoru” diye sınıfları, ezilenleri anlatan iki devrimci; diğer yandan Londra’nın sisli odalarında eski Farsça gramer kitaplarıyla boğuşan, Hafız’ın gazellerini mırıldanan hatta Türkçe öğrenmeyi tasarlayan, gözleri Farsça ve Türkçeye değmiş olan iki Avrupalı entelektüel var karşımızda. Bugün size onların pek bilinmeyen hikâyelerini anlatacağım.

1853 yılıydı. 

Engels 33 yaşındaydı. 

Dünya, Kırım Savaşı’nın arifesinde doğu ile batı arasında bir gerilim yaşıyordu. Rus Çarlığına karşı Osmanlı, İngiliz ve Fransız birlikleri ortak olarak harekete geçmişti.


Öte yandan Basra Körfezi ile Hazar Denizinde İngiltere ile Rusya arasındaki rekabet kızışmıştı. İşte tam bu sırada Londra’da mülteci olarak bulunan Friedrich Engels bu ‘küçük dünya savaşı’nı anlamak ve analiz etmek için masaya oturdu ve Farsça öğrenmeye başladı. 

Arkadaşı Karl Marx’a yazdığı mektupta Arapçayı “Semitik dillere karşı doğuştan nefretim var” diye bir kenara ittiğini söyledi. Öte yandan Farsçayı “çocuk oyuncağı” diye küçümsemiş, gramerini pek basit bulmuştu. “Üç haftada Farsçayı hallederim” diye yazıyordu dostu Marx’a. Sir William Jones’un eski Farsça grameri çoktan masasının üstündeydi. 

Zamanla Farsçasını ilerletmiş, gece yarılarına kadar Hafız-ı Şirazî’yi okuyordu Engels. Marx’a yazdığı mektupta, “Sefih ihtiyar Hafız” diyordu İranlı şaire. Farsça nesri ise “ölümcül derecede sıkıcı” bulmuştu.

Peki ya arkadaşı Marx ne yapıyordu?



O da aynı yıllarda, Kırım Savaşı’nın hararetinde Osmanlı’yı, Rusya’yı, “Şark meselesi”ni didik didik ederken Türkçe ve Arapça öğrenmeyi aklına koymuştu. 

Wilhelm Liebknecht’in yıllar sonra kaleme aldığı hatıratında (Karl Marx: Biographical Memoirs) bu niyet açıkça belirtilir: Marx Türkçe öğrenmeye niyetlenmiş fakat başaramamıştı. Ne var ki bu merakı hiç sönmemişti. 

Hayatının son on yılında (1873-83) tekrar Türkçeye yöneldiğini görürüz Marx’ın. Siyaset bilimci Isaiah Berlin’in klasik biyografisinde belirttiği üzere bu kez Türkiye’deki tarım şartlarını daha iyi anlamak için Türkçe ve Rusça öğrenmeye çalışmıştı: 

“Son on yılında, bu ülkelerdeki tarım şartlarını incelemek amacıyla Rusça ve Türkçe gibi tamamen yeni diller öğrenmeye başladı. Eski bir Urquhart müridi olarak Yakın Doğu›da yıkıcı ve demokratikleştirici bir güç olmasını beklediği Türk köylülüğüne umut bağlamıştı.” (Karl Marx: His Life and Environment, 1949, s. 263.)

Açıkça görüldüğü üzere Marx, Türk köylüsünü (Turkish peasantry) sadece pasif bir tarım unsuru olarak değil, Yakın Doğu coğrafyasında statükoyu sarsacak, yıkıcı ve demokratikleştirici dinamik bir güç olarak görmüştür. Ama bu nafiz bakış bile bizim sözde Marksistlere yabancıydı. 


Marx da Engels de aynı ateşi taşıyordu: Gerçeği bilmek. 


Sadece ideolojiyi geliştirmek değil, somut gerçekliği, toprağın, suyun, mülkiyetin ve dilin içindeki tarihi bilmek istiyorlardı. Bir devrimcinin kütüphanede geçirdiği saatler, sokaktaki saatlerden daha az önemli değildi onlar için.

Bugün 150 yıl öncesine dönüp baktığımızda tuhaf bir manzara çıkar karşımıza: 

Bir tarafta üç günde yabancı dil vaad eden kurs reklamları, diğer tarafta Londra’da sürgündeyken gaz lambası altında Farsça fiil çekimleri yapan ve Türkçe metinlerden Osmanlı’da tarım ilişkilerini çözmeye çalışan iki Alman mülteci.

Asıl devrimcilik buydu: Kolaycılığa teslim olmamak, yüzeyselliğe razı gelmemek, gazetelere yazı yazarken bile meselenin ne olduğunu kavramaya çalışmak ve kendilerini alabildiğine zorlamak.

Engels Farsça notlarını Moskova arşivlerinde bıraktı. Marx’ın Türkçe defterine ise bugüne dek rastlanmadı. Ama niyetleri, yani entelektüel merakları iyi biliniyor.

Tarih, bazen en sert devrimcileri bile bir gramer kitabının başına oturtabilir; hem de hiç alakaları bulunmayan yabancı dilleri öğrenmek için.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23