Dürüst olanlar, dürüst olmayanların gösterdiği cesareti gösterirse ülke kalkınır.
Ahlaki değerlere bağlı, sözünden ve davranışından ayrılmayanlara dürüst denir. Memleketimizde dürüst insan sayısı oldukça fazla aslında. Ancak donanımlı ve dürüst insanlar ülke meselelerinde genelde sahnenin dışında durmayı tercih etmişler ve hâlen ediyorlar. Neden mi?
Konuyla ilgili verilen cevaplar genelde şöyle: “Her türlü yalanı, dolanı yapan kişilerle aynı ortamda bulunmak istemiyorum, neyime gerek!” Diğer bir cevap ise “Herkes bir köşe kapmış zaten, dürüstlere yer yok ki. Kiminle yüz göz olacağım?” şeklinde. Bu tür bahaneleri her yerde görmek mümkün.
Dürüst olmayanların hilelerini yazmak doğru olmaz; zaten herkes bunları her yerde okuyor ve izliyor. Bizim konumuz, dürüst olmayanların gösterdiği o cahil cesaretini dürüst olanların da göstermesi gerektiğidir. Konuyu şöyle sıralayabiliriz:
1. Bilgi Yönünden: Bilgili ve donanımlı kişiler kamuoyunu aydınlatmakla mükelleftir. Halka doğru, karşılığı olan bilgiler vermek ve konularla ilgili çözümler ortaya koymak birinci derecede vatandaşlık vazifesidir. Bunun için donanımlı kişiler medya mecralarını zorlayıp sesini duyurmalıdır. Köşeye çekilmek, alanı bilgisiz kişilere teslim etmek demektir. Her birey kendi çapında sesini duyurmalıdır.
2. Ticaret Yönünden: Fırsatçılık yapmayan, hak ve hukuk gözeten kişiler; başkalarının etkisinde kalıp teraziyi eksik tartmamalı, adil olma cesaretini göstelidir.
3. Din Yönünden: Sosyal mecralarda dini bilgisi zayıf, söyledikleri ile yaptıkları uyumsuz olan ve dini değerleri yanlış yansıtan kişilere karşı dur denmelidir.
4. Siyaset ve Bürokrasi Yönünden: Hasbelkader bir yerlere gelmiş bazı siyasetçiler ya da bürokratlar, çevrelerine birkaç kişi alıp oturdukları makamları "Ali'nin, Veli'nin yeri" hâline getirmişse dürüst insanlar buna da "Dur!" demelidir. Bu konuda en yetkili makamlara uyarılarda bulunulmalıdır.
5. Gençlerin Durumu: Gençler sorgulayıcı olmalı; "neden, nasıl, niçin" sorularını sormalıdır. En önemlisi de yeri geldiğinde "Hayır!" diyebilmelidir.
6. Özel Kalem Müdürleri ve Danışmanlar: "Randevu veremiyoruz" ya da "Dönüş yapamıyoruz" dediklerinde kendilerine demokratik tepkiler gösterilmelidir.
7. Seçimlerde Söz Veren Siyasetçiler: Seçim döneminde söz verip de sonrasında sözünü tutmayan siyasetçilere destek vermek doğru değildir.
8. Çalışanların Değeri: Çalışanların, üretenlerin ve emek verenlerin değerinin bilindiği bir ortam oluşturmak için mücadele edilmelidir.
9. Haksız Kazanç: Son 10-20 yıl içinde muazzam servetler kazanmış olanlar için "Nereden buldun?" yasası çıkarılmalıdır.
Sonuç:
Ekonomide, siyasette, bürokraside ve ticarette dürüst olan ancak mütevazılık göstererek sahada yer almamayı tercih edenler cesur bir şekilde, "Biz de buradayız; vatanımız için elimizi taşın altına koyacağız!" deme kararlılığını göstelidir.
Bu yazdıklarım, ülkemizin kalkınması ve gelişmesi içindir. Ülkemizin vatansever insanları çok daha güzel şartlara ve niteliklere layıktır. Ya bir yol bulmalı ya da bir yol açılmalıdır.







