--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Obama üzerinden bizi sobeleyenler

Mustafa Özcan
Mustafa Özcan
Obama hakkında iki imaj var. Bunlardan birisi gayet cılız ve zayıf ve onun ötesinde avanak olduğuna dair. Çaresizlik avanaklığı da besler. Tersi de doğrudur. ‘Taç giyen baş akıllanır’ derler. Ama Obama hâlâ titrek. Batı basınında Obama’nın İran ve Suriye tarafından kandırıldığı yazılıyor çiziliyor. Şubat ayı başı (2014) itibarıyla Suriye rejimi teslim etmesi gereken kimyasallardan sadece yüzde 4’ünü teslim etmiş bulunuyor. Son teslim tarihi belli olsa bile teslim hızı bu şekilde devam edecek olursa teslim işlemi 10 yıla sarkabilir. Bu da Obama’nın avanaklığının tescillenmesi olur. Dolayısıyla Esat kimyasal pazarlık üzerinden siyasi ömrünü on yıl uzatmış olur. Esat meseleyi güvenlik meselesi olarak görmüyor, aksine siyasi pazarlık meselesi olarak görüyor. Keza İran yönetimi habersiz teftişleri kabul etse ve uranyum zenginleştirilmesini belirli seviyede tutacağına söz verse de tesisleri sökmeye yanaşmıyor. CNN’den Ferid Zekeriya’ya konuşmasında Hasan Ruhani kategorik ve spesifik olarak ve herhangi bir iltibasa mahal bırakmadan nükleer programda geldikleri yerden geri adım atmayacaklarını söylemiştir. Peki! Obama İran ile neyin pazarlığını yapmaktadır? Ruhani ve Zarif estirdikleri sıcak dalga ile Obama idaresini esir almıştır. Amerikalıların gözdesi haline geldiler. ABD’de okuyan Zarif gönül çelme işini ve Amerikalılara hitap etme tarzını iyi biliyor. Ama keramet sadece onda mı? Hadi diyelim ki, Ruhani İngiliz kraliçesinin huzurlarında İngiltere’de okudu ve Zarif de öte yakaya sarkarak ABD’ de meşk ve talim etti ve bu özellikleriyle cazibe odağı oldular. Etkileme cazibesi veya fazileti sadece Zarif’e mi ait? Sıcak dalga ile uyuşturmadan mı yoksa gevşemeden mi bahsetmeliyiz?

Obama ekibi niye kendisini Ruhani-Zarif sıcak dalgasına kaptırdı?  Demek ki keramet sadece Ruhani-Zarif de değil. Onlara kolaylıkla inanmak isteyenlerde. Hasan Ruhani tweetlerinde Cenevre’de dünya güçlerinin kendilerine teslim olduklarını yazıyor. Demek ki Obama’nın gönlüne Pers muhabbeti düşmüş. Bu nedenle de CNN’den Frida Ghitis ‘Are Syria, Irak playing Obama for a fool?’ başlıklı bir makale yazıyor. Bu makalesinde Frida, Ruhani ve Esat’ın Obama’nın avanaklığıyla oynadığını ifade ediyor. Adeta Suriye ve İran ikilisinin Obama ile dalga geçtikleriniz analiz ediyor. Evet! Bence de Obama avanakların önde gideni. Buna mukabil, Obama’yı allayıp pullayan ve göklere çıkaranlar da yok değil. Onlar da bizim saflığımızla oynuyorlar. Obama’nın İran ve Suriye rejimlerinin kendisiyle oynanmasına göz yummasına mukabil bu konularda İsrail’in gazına gelmediğini savunanlar da var. Bu zaviyeden bakarsanız Obama dünyayı kurtaran kahraman. Bunlar da bizi sobelemeye çalışanlar. Bu bizi sobelemeye çalışanlardan birisi de Obama’nın Yahudi lobisi AIPAC’ı terslediğini ve her cephede yalnızlaştırdığını yazan Robert Naiman.

AIPAC’ın gerileyen gücü ışığında İsrail’le şimdi barış mümkün mü(With AIPAC’s Power in Doubt, Is Peace With Israel Now Possible?)başlıklı makalesinde Robert Naiman gerçekten de kafa konforumuzla oynuyor ve adeta bizi sobeliyor.  Suriye ve İran cephesinde Acem cazibesine kapılan Obama’nın üç alanda Yahudi lobisi AIPAC’ı dinlemediğini ileri sürmektedir. Bunlardan ilk, AIPAC ve İsrail’in Obama’yı İran’ı vurmaya ikna etmeye çalışması ve bu yöne doğru iteklemesidir. Obama bu dalgaya kapılmamıştır. Obama ise nedense Bush gibi İran aleyhine iteklenme yerine İran’ın kucağına doğru koşuyor. Robert Naiman ayrıca AIPAC’ın 2013 yılında kimyasal silahlar üzerinden Obama’yı Suriye rejiminin üzerine salmak istediğini yazıyor. Ama Obama’nın bunu da atlattığını ve savuşturduğunu kaydediyor. Adam hangi yolla olursa olsun Obama’ya kahramanlık payesi çıkarmak istiyor. Söz verdiği halde, Suriye rejimini cezalandırmaması İsrail’i dinlemediği için bir kahramanlığa dönüşüyor! Putin’e teslim olarak Suriye halkını yüzüstü bırakması yine kahramanlık. İsrail’in ve AIPAC’ın Obama’yı kimyasal silahların ortaya çıkmasından sonra Suriye üzerine itmek istediği doğru. Lakin hesap farklı. Yahudilerin hesabı Suriye halkının kurtulması veya Esat’ın cezalandırılması değildi. Aksine, Suriye’de bile bir aksiyon gösteremeyen ve harekete yanaşmayan Obama’nın İran cephesinde hiç harekete geçmeyeceği idi. Ne saza ne söze gelmesiydi. Evet! Gelişmeler İsrail’in sezgilerinin doğruluğunu ortaya çıkarmıştır. Bunlar Obama’yı kahraman yapar mı? Obama’nın AIPAC’ı dinlememesi kahramanlık ise İsrail’den daha büyük kahraman yok! Nasıl mı? Son sıralarda Ehud Olmert ve Liebarman tezkiye etse de Yahudi asıllı ve mason Kerry İsrailli liderlerin boy hedefi haline gelmiştir. Kerry İsrail’in planına onay vermemesi halinde İsrail’in yalnızlaşacağını ve küresel boykot ile karşılaşacağını öngörmüştür. Bunun üzerine Yahudi liderler koro halinde karşı saldırıya geçtiler. Kerry’nin Nobel ödülü uğruna gözbebekleri İsrail’i harcamaya razı olduğunu söylediler. Hatta yaptığının bir nevi anti semitizm olduğunu yaydılar. Öfkelerinden kendi adamlarına bile dokunmaya başlamışlardı.  İki devlet formülünde Mahmut Abbas, müşterek sınırlarda NATO gücünün konuşlandırılmasını da istemiştir. İsrail tarafı bunu da reddetti. Bu durumda Kerry’ye ve NATO’ya posta koyan İsrail, Obama’dan daha kahraman olmuyor mu? İsrail, NATO karşıtı ama Sisi’cilere ve Esatçılara göre Karadavi NATO imamı. İsrail ise NATO savar. 

Bu tablo karşısında; Obama, İran ve Suriye rejime tav ve iğfal olduğu için avanak mı yoksa İsrail telkinlerine karşı çıktığı için kurnaz kahraman mı?

Mustafa Özcan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle