Demirel’den Beşşar Esat’a...
•
Demirel’in atamış olduğu Prof. Dr. İsmail Çallı gibi bazı rektörler ise zor zamanlarda Demirel’i mahcup etmezken, Prof. Servet Armağan gibiler ise zorlu süreçte desteksiz ve hamisiz kalmıştır. Humus ulemasından Mustafa Hamid/z beyin Beşşar Esat’la ilgili anlattıkları bana tam tamına Demirel’i ve reflekslerini hatırlattı. Suriye’deki olayların başlangıç safhasında Humus uleması Beşşar Esat ile görüşüyor. Çağrılıyorlar ve sarayda görüşme sağlanıyor. Tamamen gaz almaya ve yatıştırmaya matuf görüşmeler. Samanı bol danesi yok. Yoksa Esat’ın kafasında düzeltilmesi gereken bir şey yok. Sorun onda değil halkta! Mustafa Hamid/z hoca neden devlet kurumlarının sürekli olarak muayyen bir topluluktan atamalar yapıldığını ve muayyen mezhep mensuplarının kayrıldığını soruyor. Esat oyalama taktiğiyle şöyle cevap veriyor: “İnşallah aksamaları en kısa zamanda çözeceğiz. Bu konularda gerekli düzeltmeler yapılacaktır….” Buraya kadar tamam. Bundan sonra aynen Demirel gibi şunları söylüyor: Ben de sizlerden biriyim. Namaz kılıyor ve oruç tutuyorum ya! Lisanı haliyle şunu demeye getiriyor: Sizi temsilen ben varım ya? Bundan öte ne istiyorsunuz? Kim kimden ders almış bilemiyoruz. Humus ulemasına namaz kıldığını ve oruç tuttuğunu söyleyen bu adam 2009 yılında Yusuf Ziya Cömert’e yeni bir Hama vakasıyla karşılaşması halinde aynen babası gibi davranacağını söylüyor.
•
Demirel 1970’li yıllarda milli cephenin lideri olmasına rağmen 28 Şubat sürecinde soldan misafir siyasetçi olmuştu. O dönemde Demirel’lerin damadı olan İlhan Kesici de Demirel’lerin kontenjanından CHP milletvekili olmuştur. İlhan Selçuk gibilerle de dost ve mefkure ortağı haline gelmiştir. Demirel bu süreçte adeta kızıl elma koalisyonunun sağ çarkı haline gelmiştir. Demirel ve Beşşar tarzı çok siyasetçi var. Hasım olsalar da Mustafa Sarıgül ile Deniz Baykal bu tip siyasetçilere örnektir. Pragmatik yapıları sınır tanımıyor. Karakterleri aynı sadece görünen safları değişik.


