Can Işığının canı gitti!
Nezaket Şafak Demirci hoca genç sayılabilecek bir yaşta; 41 yaşında bedenen aramızdan ayrıldı. Uzun süreden beri mustarip olduğu bir hastalıktan dolayı ameliyat geçirdikten sonra kanaması durdurulamadığı için vefat ediyor. Takdir o kadarmış. Bizim için de sürpriz oldu. Başka bir hastamızın ahvaliyle ilgilenirken tevafuk eseri bir iki saat içinde Nezaket Şafak hocanın rahmeti rahmana kavuştuğunu öğreniyoruz. Nezaket hocadan aklımızda kalan en büyük özelliklerden birisi enerjik ve girişken karakterli olmasıydı. Çok katlı bir kurs işletiyordu. Bunu işletmek akıl kârı değil, gönül işiydi. Bundan dolayı onu cesur bulduğumuz olmuştur. Lakin, ‘aşığa Bağdat sorulmaz’ derler. Ve bu kurs çeşitli bayan hocaların ve konuşmacıların buluşma yeriydi. Ben de bu vesile ile öğrenmiş oldum. İmam Gazali kadınları huy olarak yedi sınıfa ayırır. Kadınlar arasında erkekler gibi gayet kindar olanları çoktur. Sözgelimi Hazreti Ali’nin (K.V.) katili İbni Mülcem’i teşvik edenlerden birisi ailesiyle alakalı kan davası güden Katam binti Secine adlı kadındır. Güzelliğiyle destanlar yazan bu Harici fedai ve militan kadın İbni Mülcem’le adeta bugünün tabiriyle devrim nikahı kıymıştır. Adeta 19’uncu yüzyılın Kurretü’l Aynı gibidir. Devrim nikahının mihri Hazreti Ali’nin kanıdır. Bu ahitle gerdeğe girerler. Halbuki, öncesinde Kufe’de Ulu Cami’de uzlete çekilip kendini ibadete vermişti. Tarihte böyle vakalar ve kadınlar çoktur. Abbasi Halifesi Mütevekkil Türk askerleri tarafından öldürülmüştür. Mütevekkil’in eşi Kabiha dillere destan güzelliktedir. İsmi Çirkin/Kabiha olsa da müsemması isminin zıddıdır. İsmi çirkin, cismi güzeldir. Kabiha, Katam gibi intikamcıdır ve oğlu Mutaz’dan babasının intikamını almasını ister. Hatta Hazreti Osman’ın (R.A.) kanlı gömleği gibi eşinin kanlı gömleğini çıkartır ve oğluna gösterir. Mutaz annesini kıramaz ama gerçekler baskındır ve şöyle der. Anne kanlı gömlek birken iki mi yapmak istiyorsun?
•
Kadınlar arasında mal ve makam düşkünleri de vardır. Emevilerin ayartmasıyla Hazreti Hasan’ı zehirlediği rivayet edilen Cuayde Bintü’l Eş’as bu tip kadınlara misaldir. Emeviler parayı verip düdüğü çalmıştır. Rivayete göre, Cuayde yaptığının mükafatını maddi anlamda almış ama güven zedelediğinden dolayı Yezid’le evlenip first lady olma payesine erememiştir! Emeli yarım kalmıştır.
Buna mukabil, gönül tarihimiz, erkeklerde Yunus tiplemesi kadınlarda da Rabia tiplemesiyle doludur. Bunların kimyasını muhabbet-i ilahi şekillendirmiş ve yoğurmuştur. İslam’a sevdalanmışlardır. Onların bu sevdası tarihe ışık tuttuğu gibi günümüzü de aydınlatmaktadır. Mısır’da Rabia Meydanı yarım kalan ve tamamlanma sürecine giren devrimin meşalesi olmuştur. Nezaket Şafak hoca da İslam aşkı ve muhabbetiyle yoğrulmuş bir insandı. Hareket insanı olduğundan etrafında hep dalgalanmalar meydana getiriyordu. Kimyasını ilminden ziyade muhabbet ve hareketi şekillendirmişti. Kederle ve hasretle aramızdan ayrıldı. Muhabbetine karşılık dünyada çilekeş olarak yaşadı. Belki geride de kendisi gibi kederli ve hasretine hasret insanlar bıraktı. Bundan dolayı arkadaşlarından Merve Dilben hoca, hoca aramızdan 41 yaşında yani gencecik biri olarak ayrılmasına rağmen ölümüne şu derkenarı veya notu düşmüştür. Fani dünyanın çilelerinden kurtuldu. Ölmek sona ermek değil. Belki yeni bir başlangıçtır.
•
Tatlı ve tuzlu sular veya denizler ile okyanuslar arasındaki gibi aramızda berzahlar yani geçirmez sınırlar oluyor. Ama o yine de köprü gibiydi. Bazı dostları şimdi hamisiz ve köprüsüz kaldı. Bazen sınırlarımızı aşamıyor ve birbirimize kavuşamıyoruz. Gönüller buluşamıyor ve payımıza ayrılık ve yalnızlık düşüyor. Gölgesi uzun olsa bile güzel günler sayılı ve tez geçiyor.
Rahmetli Nezaket Şafak hoca bizim Fahri’nin de hocası sayılır. Fahri zaman zaman kursuna gidiyor ve özellikle de ortamı sıcak ve sığınılacak bir liman gibi buluyordu. Vefatını duyunca o da müteessir oldu. Bizim semt camii Mehmet Akif Camii’nin görevlilerinden Şahin Korkut hoca da Nezaket hocanın kursuyla ilgilenenler arasındaydı. Ebediyete uğurlama merasimi yani cenaze namazı müşterek dostlarının son buluşma noktası oldu. Şahin Korkut hoca da oradaydı. Cevat Akşit hocayı elbette eskiden beri tanırım. Kitaplarıyla, konuşmalarıyla ve Mebsut çalışması üzerine nezaretiyle öteden beri tanırız. Lakin Cevat Akşit hoca ile gıyabi tanışmamızın vicahiye yani yüz yüze gerçekleşmesi Nezaket hocanın bir ricası sayesinde oldu. Can Işığı Kursunun açılış merasimine dua ve niyazda bulunması için Cevat Akşit hocayı davet etmiş ve benden de bu daveti iletmemi istemişti. Bu vesile ile Prof. Cevat Akşit hoca ile ilk kez Nezaket hocanın yurdunda karşılaştık. Hocanın cenazesi ikinci kez bizi buluşturdu. Cevat Akşit hoca Mevlana Camii’nde hem cumayı hem de cenaze namazını kıldırdı. Hoca’nın cenaze namazının Mevlana Camii’nde kılınması da bir tevafuk. Zira işlettiği kursunun adını onun bir rubaisinden/dörtlüğünden almıştı. Mevlana’nın huzurunda Nezaket hocaya son görevimizi ifa ederken o da bize son jestini ve güzelliğini yapmış oldu. Sevenlerini, dostlarını son kez buluşturdu. İnşaallah ebedi güzellikler yurduna gitti. Buradaki hasreti orada vuslata dönüşür. Allah taksiratını affetsin ve rahmetine gark etsin.
•
Kadınlar arasında mal ve makam düşkünleri de vardır. Emevilerin ayartmasıyla Hazreti Hasan’ı zehirlediği rivayet edilen Cuayde Bintü’l Eş’as bu tip kadınlara misaldir. Emeviler parayı verip düdüğü çalmıştır. Rivayete göre, Cuayde yaptığının mükafatını maddi anlamda almış ama güven zedelediğinden dolayı Yezid’le evlenip first lady olma payesine erememiştir! Emeli yarım kalmıştır.
Buna mukabil, gönül tarihimiz, erkeklerde Yunus tiplemesi kadınlarda da Rabia tiplemesiyle doludur. Bunların kimyasını muhabbet-i ilahi şekillendirmiş ve yoğurmuştur. İslam’a sevdalanmışlardır. Onların bu sevdası tarihe ışık tuttuğu gibi günümüzü de aydınlatmaktadır. Mısır’da Rabia Meydanı yarım kalan ve tamamlanma sürecine giren devrimin meşalesi olmuştur. Nezaket Şafak hoca da İslam aşkı ve muhabbetiyle yoğrulmuş bir insandı. Hareket insanı olduğundan etrafında hep dalgalanmalar meydana getiriyordu. Kimyasını ilminden ziyade muhabbet ve hareketi şekillendirmişti. Kederle ve hasretle aramızdan ayrıldı. Muhabbetine karşılık dünyada çilekeş olarak yaşadı. Belki geride de kendisi gibi kederli ve hasretine hasret insanlar bıraktı. Bundan dolayı arkadaşlarından Merve Dilben hoca, hoca aramızdan 41 yaşında yani gencecik biri olarak ayrılmasına rağmen ölümüne şu derkenarı veya notu düşmüştür. Fani dünyanın çilelerinden kurtuldu. Ölmek sona ermek değil. Belki yeni bir başlangıçtır.
•
Tatlı ve tuzlu sular veya denizler ile okyanuslar arasındaki gibi aramızda berzahlar yani geçirmez sınırlar oluyor. Ama o yine de köprü gibiydi. Bazı dostları şimdi hamisiz ve köprüsüz kaldı. Bazen sınırlarımızı aşamıyor ve birbirimize kavuşamıyoruz. Gönüller buluşamıyor ve payımıza ayrılık ve yalnızlık düşüyor. Gölgesi uzun olsa bile güzel günler sayılı ve tez geçiyor.
Rahmetli Nezaket Şafak hoca bizim Fahri’nin de hocası sayılır. Fahri zaman zaman kursuna gidiyor ve özellikle de ortamı sıcak ve sığınılacak bir liman gibi buluyordu. Vefatını duyunca o da müteessir oldu. Bizim semt camii Mehmet Akif Camii’nin görevlilerinden Şahin Korkut hoca da Nezaket hocanın kursuyla ilgilenenler arasındaydı. Ebediyete uğurlama merasimi yani cenaze namazı müşterek dostlarının son buluşma noktası oldu. Şahin Korkut hoca da oradaydı. Cevat Akşit hocayı elbette eskiden beri tanırım. Kitaplarıyla, konuşmalarıyla ve Mebsut çalışması üzerine nezaretiyle öteden beri tanırız. Lakin Cevat Akşit hoca ile gıyabi tanışmamızın vicahiye yani yüz yüze gerçekleşmesi Nezaket hocanın bir ricası sayesinde oldu. Can Işığı Kursunun açılış merasimine dua ve niyazda bulunması için Cevat Akşit hocayı davet etmiş ve benden de bu daveti iletmemi istemişti. Bu vesile ile Prof. Cevat Akşit hoca ile ilk kez Nezaket hocanın yurdunda karşılaştık. Hocanın cenazesi ikinci kez bizi buluşturdu. Cevat Akşit hoca Mevlana Camii’nde hem cumayı hem de cenaze namazını kıldırdı. Hoca’nın cenaze namazının Mevlana Camii’nde kılınması da bir tevafuk. Zira işlettiği kursunun adını onun bir rubaisinden/dörtlüğünden almıştı. Mevlana’nın huzurunda Nezaket hocaya son görevimizi ifa ederken o da bize son jestini ve güzelliğini yapmış oldu. Sevenlerini, dostlarını son kez buluşturdu. İnşaallah ebedi güzellikler yurduna gitti. Buradaki hasreti orada vuslata dönüşür. Allah taksiratını affetsin ve rahmetine gark etsin.


