Siyonistlerin
Gazze’de masum bebekleri, kadınları ve yaşlıları en ufak bir vicdan kırıntısı duymadan katleden o barbar zihniyetin kökleri, aslında ders sıralarından başlıyormuş.
Yıllardır “sözde mağdur” rolüyle dünyayı kandıran, “terör devleti” olduğu gerçeğini örtbas etmek için her türlü algı operasyonuna başvuran İsrail rejiminin, kendi gençlerini nasıl birer “katil adayı” olarak yetiştirdiği nihayet gün yüzüne çıktı.
Hem de bizzat kendi içlerinden, bir İsrailli tarafından!
Avrupa Parlamentosu Sakharov Ödülü sahibi Prof. Dr. Nurit Peled-Elhanan’ın ifşaatları, aslında Siyonist rejimin eğitim adı altında nasıl bir beyin yıkama kampı işlettiğini gözler önüne seriyor.
Elhanan’ın vurguladığı gibi; İsrail devlet okullarında okutulan kitaplarda Filistin halkı ya tamamen “yok” sayılıyor ya da bir “iç tehdit” olarak kodlanıyor.
Peki, bu ne anlama geliyor?
Bu, çocukların zihninde Filistinliyi insan olarak değil, yok edilmesi gereken bir “sorun” olarak konumlandırmak demektir.
Çocuklara dağıtılan haritalarda Batı Yaka’yı İsrail’in doğal bir parçası gibi gösterip, kadim Arap köylerini haritalardan kazımak, hangi eğitim anlayışının ürünüdür?
Bu olsa olsa, işgalci zihniyetin gelecekteki cellatlarını yetiştirme projesidir!
Siyonist rejimin en büyük silahı, tarihi bir gerçeği kendi sapkın ideolojileri için bir “kalkan” olarak kullanmaktır.
Elhanan, İsrail’de ulusal kimliğin temelinin Siyonizm değil, Holokost istismarı olduğunu açıkça ifade ediyor.
Çocuklara sürekli “tüm dünyanın antisemitik olduğu” yalanı aşılanarak, onların ruhuna derin bir korku ve buna bağlı olarak da bitmek bilmeyen bir saldırganlık ekiliyor.
Bu yöntemle çocuklara, “Eğer öldürmezsen, öldürülürsün” felsefesiyle, işledikleri her vahşetin meşru olduğu inancı aşılanıyor.
Bugün Gazze’de yaşanan o insanlık dışı soykırımın temelinde, işte bu zehirli müfredat yatıyor.
İşin en acı tarafı ise, Siyonist rejimin bu “karanlık eğitimine” kör ve sağır olan Batı dünyasının ikiyüzlülüğüdür.
Bir yanda Filistinlilerin eğitim materyallerini “kışkırtıcı” diye yaftalayıp sansürleyen, hatta eğitim yardımlarını kesmekle tehdit eden o sözde medeni dünya; İsrail’in çocuklara eline silah almayı öğreten, haritalardan şehirleri silen, düşmanlığı körükleyen bu müfredatına tek kelime dahi etmiyor.
Prof. Dr. Nurit Peled-Elhanan’ın ifşaatları, sadece eğitim sistemine dair bir eleştiri değil; insanlığı tehdit eden bir vandalizmin de belgesidir.
Kendi çocuklarını nefrete, şiddete ve soykırıma programlayan bir rejim, hem kendine hem de dünyaya felaketten başka ne verebilir ki?
İsrail’in genç nesillere aşıladığı bu “korku ve yok etme” kültürü, aslında o rejimin kendi sonunu hazırlayan en büyük delildir.
Mazlum Filistin halkını yok sayarak, haritalardan silerek huzura ereceklerini sananlar, aslında kendi vicdanlarını çoktan o haritalardan silip atmış durumdalar.
Hakikat, bir gün elbet o duvarları yıkacak ve bu zulüm düzeni, kendi yetiştirdiği o nefret dolu neslin eliyle değil, hakikatin ışığıyla yerle bir olacaktır.
Allah'a emanet olun ...