• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Müslüman olarak var olmak

25 Eylül 2024
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

 

Müslüman, İslâm’a teslimiyetini hissetmiyorsa Müslümanlığı geçerli değildir. İslâm’a teslim olmayanlar, İslâm’ı teslim almaya çalışanlardır. İslâm’ı teslim almaya çalışanlardan Müslüman olmaz. 

Müslüman olarak dik başlı olmadan başımızı hep dik tutalım. Çünkü başları eğik olanların cellatları çok olur. Mücadele meydanında dinleriyle var olmayan Müslümanlar yok olur. Rabbimiz Müslüman olarak var olmamızı bizden istiyor:

“(Ey Rasûlüm) De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.

O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben Müslümanların ilkiyim.” (En’am Sûresi/ 162-163)

Müslümanın kişisel tercihleri ve beğenileri, şer’îlik temelinde anlam ifade ederler, değer kazanırlar. Şer’i delillerle mukayyet kalmayan Müslümanın değeri olmaz.

Müslüman aksiyoner realite insanıdır. Sanal âlemde saman muamelesine tabi tutulamaz. Ancak sanal âlemden reel âleme geçişi aslına ve usulüne göre yapmazsak, kendi hülyalarımızda debelenmeye devam eder dururuz. Günümüzde yaşadığımız olayların künhüne nüfuz etmezsek ya da edemezsek, esen rüzgâra göre kuru yaprak misali yön almaktan asla kurtulamayız.

Allah’ın rızasını kazanma kaygısı güden, (emaneti üstlendiğinin bilincinde olarak dünyanın, gücün, araçların kulu kölesi değil Allah’ın asil kulu olma kaygısıyla hareket eden) bir hakikat eri olma derdi ile nefes alıp vermiyorsanız, Müslüman olarak var olmanız mümkün değildir. Allah’ın rızasını kazanma kaygısı güdecek bir yolculuğa çıkmamışsanız, Müslüman olarak var olmanız mümkün değildir.

Müslüman olarak var olmak, aynı zamanda insan olarak var olmaktır. Şunu bilelim ki; insan kalıbıyla değil, kalbiyle insandır. Her insan öteki insana bir ihsandır. Kalıbıyla ve kalbiyle İslâm’a teslim olmayanlar, Müslüman olarak var olamazlar.

Müslümanlar sadece Allah için nefes alıp veren kimselerdir. Birkaç çeşit İslam, bir kaç çeşit Müslüman olamaz. Allah rızası ekseninde birleşmeyenlerin Müslümanlıkları meşkûktür.

Müslüman olarak var olmak; hiçleşerek, kendini değil hakikati öne çıkarma kaygısı güderek kişinin kendini, hakikati ve Rabbini keşif yani kemal merdivenlerini tırmanma yolculuğuna çıkabilmesidir. Müslüman olarak var olanlar, hep iyilerle bir arada olanlardır. Şunu bilelim ki;  “İyiler raswtgele bir araya gelmezler, onları niyetleri bir araya getirir.”

Müslüman olarak var olmak; kişinin kendini, Rabbini, haddini ve hesabını bilmesi ve hududullah dâhilinde kalmasıdır. Allah için yola çıkmak, yolda olmak ve fiilen yol almak, Müslüman olarak var olmanın asgari şartlarındandır.

İslâm olmasaydı, insanlık âlemi putperestlikten kurtulamazdı. İslâm, putperestliğe savaş açan yegâne hak dindir. İslâm’ın dışındaki bütün dinler ve ideolojiler, putperestlikte birleşirler.

Mezhepleri, meşrepleri, ırkları ve renkleri farklı olan Müslümanlar arasında dini/ameli hiçbir ayrışma bir bölünme bir husumet bir parçalanma söz konusu değildir. Onların ayrışması tamamen hizmet metodu fıtrat farklılıklarından kaynaklamaktadır. Tek bir ordunun havacı, karacı, denizci sınıflarına ayrılması gibidirler. Asrımızda ortaya çıkmış olan Neo Harici / Vehhabi cahillerinin en büyük sapkınlıklarından birisi de, kâfirler ve dallinler hakkında nazil olmuş ayetleri müminlere tatbik etmeleridir. Müslümanları tekfir etmekle yola çıkanlar, Müslüman olarak var olamazlar.

Çağrısı çağını kuracak ve bütün çağlara çağrıda bulunacak bir neslin varlığına ihtiyaç hissetmiyorsanız, Müslüman olarak var olma imkânını kaybetmişsiniz demektir.

Müslüman çifte kimlikli değil, tek kimliklidir. Günümüzde bazı hain ve gafiller tarafından Seküler ve Müslüman olarak sürdürülen çift kimlikli yaşamlar; Müslümanlığı değil, deizmi tetikliyor.

Müslüman olarak var olma şuuru; kişinin, bütün dünyevî yüklerden arınmasını ve sadece hakikatin izini sürmesini mümkün kılan bir başlangıç noktası ve kilometre taşıdır.

Allah, Rasûlüllah ve Müslümanlarla olan münasebetinizde ribatı, irtibatı ve rabıtayı kaybetmişseniz, Müslüman olarak değil, mankurt olarak var olursunuz. Geldiğiniz yolu inkâr ederseniz, gittiğiniz yolda kaybolursunuz! 

İslâm, varlığın estetik kodlarıyla barışık yaşamanın adıdır. “Biz” diye bildiklerimiz de “başkaları” diye ötelediklerimiz de İslâm’a sahip olmakla değil İslam’a tâbi olmakla yükümlüdürler. İslâm; bize ait değil, biz İslam’a aidiz. Allah’a, Allah’ın dini İslâm’a aidiyetlerini unutanlar, Müslüman olarak var olamazlar. İslâm’dan başkası için var olanlar, varlıklarıyla İslâm’a düşman olanlardır.

Allah yolunda dalkavukluğa kapalı olmak, Allah’a baş eğmek için bütün tağutlara, zorbalara başkaldırmak, Müslüman olarak var olmaktır. Tağutlarla, zorbalarla, azmanlarla barışık yaşayanlar, Müslüman olarak var olmayı rafa kaldıranlardır. Ne kadar cazibeli olursa olsun, İslâm dışı yaşam biçimlerinin üzerine çarpı atmadan Müslüman olarak var olunamaz. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nedim

Ehlisunne itikadı demek Ebubekir ra dönemindeki Tevbe 103.ayetini peygamber ve ashab gibi anlamayip zekat hükmünü kaldiranlar gibi olmamak onların Kur'an sünnet anladıkları gibi olmamaktır.Haricilerin hüküm ayetlerini yanlış yorumlayıp küfür olmayan konularda sahabe gibi hayattayken cennetle müjdelenen sahebeleri tekfir etmemektir.Ve tabiki tam tersi olarak ta Kur'an'a sünnete göre peygamber ve ashab in küfür şirk işleyenleri Tevbe 65-66 ziddina olarak kişi şahadette bulundukca ibadet ettikçe ve apaçık inkâr etmedikçe tekfir etmeyiz diyenler gibi olmamaktır.Allah cc isim ve sıfatlarını iptal eden Kur'an mahluktur diyenler gibi kader konusunda sapkın olanlar gibi şia nin dediği gibi peygamber dışı kişileri masum günahsız İsmet sahibi sirattan geçirici şefaatçi olağanüstü güçleri olduğu inancına ve Hristiyanlar in isa as ve salih zatların ruhundan istiğase istane rabıta tevessül yapmalarına benzer inançta olanlar gibi olmamaktır Ehlisunne.. Müslüman demek Yahudiler hristiyanlar müşrikler gibi ateistler Hindular gibi şirk küfür işlemeyen ve işleyenleri dindaş muamelesi yapmayan dir.kuranda anlatılan,"İbrahim yahudi değildi hristiyan da değildi ve o müşriklerden de değildi o Hanif bir muslumandi mealindeki anlatıldığı gibi müslüman kâfir ve müşrik ler gibi olmayan Araf 172-173 te kalu bela olayında anlatıldığı gibi biz bundan habersizdik demeyenlerdir.Osmanli sonrası İslam dünyasında ne yazık ki Resulullah sav in ve ashabının kurduğu sistemin devamı olarak yasama ve yargıda Allah cc hâkimiyeti ni esas alan fakat yürütmeyi yapanların ideal olmayan babadan oğula geçen saltanat la da olsa Resulullah sav in kurduğu sistemin devamını bitirip yerine emperyalist lerin sistemleri ni Ebu cehillerin sistemleri olarak yasama ve yargı da Allah'tan alıp beşere kurumlara veren sistem değişikliği olmuştur.mesala yazar bir nevi İslamın medinesi yıkılırken yeniden Mekke'ye fıkıh olarak dönüşmesine deginmiyor.Akaid temelli değişikleri Kuran'da anlatılan samiri benzerliği olduğu halde sanki Resulullah sav in kurduğu sistem devam ediyor gibi bir fıkıh i savunuyor.Halbuki İslam dünyasında samiriler işbaşında peygamber in kurduğu sistem yerine ilahlık rablik hâkimlik alanlarına giren putlar oluşturulduğu ve insanların bilerek bilmeyerek te olsa itaat ettiği gerçeğini es geciyor insanlara hakkı anlatmıyor.Boyle yaparak acaba Musa as gibi peygamber imiz sav gelse Musa as harun as yaptığı gibi saçından sakalından çeker mıydı.ve harun as normalde vazifesini yapan bir müslüman olduğu halde suçsuz olduğu halde..ve Harun as ,"düşmanlari sevindirme Vallahi ben onları uyardım ve neredeyse beni öldürecekler di buyurdugu gibi gerçekten samiriler e karşı çıkan âlimlerin şehit edilmesi ve işbirlikçi âlimlerin ise ta günümüze kadar gelen bu sorumlularından hesaba cekilmiyeceklerini mi zannediliyor

Nedim

Yazar acaba Osmanlı sonrası İslam dünyasında ısrarla ya İslam akaidi yani kişiyi müslüman da kâfir de yapan peygamber ve ashab in itikadini anlatılmamasi veya eksik hatta yanlış anlaşılmasına karşı ne söyler.mesala Kuran'da anlatılan daha Resulullah sav in hayattayken de olan Tevbe 65-66 olayı nin İslam dünyasında olmadığını mı düşünüyor.Kuranda anlatılan Samiri kıssası ve cumartesi olayının olmadığını mı düşünüyor.veya imam Gazali nin nizamulk rahimullallah gibi müslüman devlet görevlisinin yapıp ettikleri gibi sorunları sapkın itikadler olmadığını mı düşünüyor.veya âlimlerin neden elfazi efali küfür risaleleri yazdığıni ve şuan gereksiz mi görüyor..Ne yani Neo haricilerden daha tehlikeli olan Neo murcie inancı sahibi olmanın ne olduğunu biliyor mu? Yani Hariciler ashabı gereksiz yanlış gerekçelerle tekfir ettikleri halde SAHABENİN olanlar i tekfir etmedikleri küfürleri onlara dönecek demedikleri icma ile sabit olmasına karşın kişi şahadette bulundukca ibadet ettikçe (günümüzde hem şahadet hem ibadet konusunda zahiren eksiklikler olduğu) inkâr etmedikçe küfür şirk olsa bile gereğini yapmamak biz kalpteki ne mudahele edemeyiz musluman muamelesi yapmak hakkında ne diyor yazar... sorular sorular....nisa 115 ve 73 fırka rivayetleri de ki durumu güncellemek gerekiyor mu gerekmiyor mu.. inancı itikadı peygamber ve ashab gibi olmayanlar in insanların Yusuf 106 buyruldugu gibi insanların çoğu imanlarinda şirk (küfür) var mı yok mu
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23