• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Maneviyat psikolojisini inkâr eden mürteciler

22 Mart 2023
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

 

Müslümanlar olarak bizi yutan, uyutan, bizi bizden, bizim kavramlarımızdan, anlam haritalarımızdan, hakikat dünyamızdan, ruhumuzdan uzaklaştıran söylem ve eylemler, ruhumuza geçirilmek istenen kelepçelerdir.

Nebiler, Sıddıklar, Şehitler, Salihler gönlümüzde, günümüzde ve gündemimizdedirler. İstikbal göklerde değil, köklerimizdedir. Kökten dinsizler, dinimize dil uzatıyorlar. 

Maneviyat psikolojisi; karamsarlık çukuruna düşmüş, çıkmaza girmiş dindarları dinin değerleriyle tedavi etmekten ibarettir. İnanmış bir insan için bundan daha tabi ne olabilir. 

Müslümanlar olarak dinimizin değerleri, ruhumuzun nuru ve huzurudurlar. Bir insan inandığı dinin değerleriyle ancak mutmain olur. Zelzelenin yani depremin gerçekleştiği bölgelerde depremzedelerin arasında cami imamlarının, vaizlerin, hatiplerin bulunmasından rahatsız olup “imamları, vaizleri acilen buradan uzaklaştırmak gerekir” iddiasında bulunan politikacılar, akademisyenler, “maneviyat psikolojisi”ni inkâr eden bu çağın, bu ülkenin doktoralı, diplomalı hakiki mürtecileridir. Maneviyat psikolojisini inkâr eden bu mürteciler için acilen bir tımarhane inşa edilmelidir. Bunlar kuduz olmuş köpeklerden daha tehlikelidirler. Öncelikle ve ivedilikle karantina altına alınmalıdırlar. Şunu bilelim ki; imanın gölgesinde işlemeyen akıl boş bir tenekeye benzer ürettiğini zannettiği şey çıkardığı sestir o da sadece bir tıngırtıdır.

Cami imamları, vaizler, doğal psikologlar ve sosyologlardır. Her imam bir psikologdur, her vaiz bir psikolog olmakla beraber aynı zamanda bir sosyologdur. Rasûlüllah (sav) “Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!” (Buharî, 3:72) Bir başka rivayette de: “...Isındırın, nefret ettirmeyin...” buymuştur. [Buhârî, İlm 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6, 7, (1732-1733)] Şimdi düşünelim Rasûlüllah (sav)’in bu hadisine iman etmiş bir imam, bir vaiz, deprem enkazlarında depremzedelerin arasında dolaşırken işleri zorlaştırır mı? Aksine işleri zorlaştırmaz kolaylaştırır, karamsarlığa sevk etmez müjdeler. İmamlar, vaizler, enkazın değil, muştunun elçileridir. Bunlara dil uzatanlar, psikolojik tedaviye muhtaç olan diplomalı psikopatlardır.

Maneviyat psikolojisi; öfkeyi merhamete dönüştürmenin, enkazdan muştu çıkarmanın alfabesidir. Dininin değerlerine karşı yabancılaşan, yaşadığı toplumda yalnızlaşan Müslümanları yeniden dinlerinden kaynaklanan değerlerle yüzleştirip kendilerine sıkıntı veren durumların hafifletilmesine, bozuklukların düzeltilmesine katkıda bulunmanın adı maneviyat psikolojisidir. İnsanlar inandıkları dinin değerleriyle ancak yalnızlık duygusunu ve korku duygusunu kontrol edebilirler.

“De ki: “Ancak Allah’ın fadli ve rahmetiyle, yalnız bunlarla ferahlansınlar/sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.” (Yunus Sûresi/ 58)

Bu âyette geçen “Fadlullah”tan murad Kur’ân’dır, Allah’ın rahmetinden murad ise Hz. Muhammed (sav)’dir. Dolayısıyla iman sahibi olanları hayatta sevindiren şey Kur’ân ve Peygamber’in sünnetidir. İşte maneviyat psikolojisi; Müslümanları Kur’ân âyetleri ve Peygamber hadisleriyle karamsarlık çukurundan çıkarıp sevindirmektir. Hayatta sevmek, sevdirmek, sevindirmek ve sevilenlerden olmak, maneviyat psikolojisinin vazgeçilmezleridir. 

Maneviyat dindendir. Maneviyat; malayani değil manadır. Dinin olmadığı yerde maneviyat olmaz. Maneviyat denildiği zaman, kalbimize, ruhumuza hitap eden dinin muktezası olan durumlar akla gelir. Din ve maneviyat, bize almadan vermeyi, menfaat gözetmeden sevmeyi öğretir. Dolayısıyla da maneviyat bizi bu dünyanın bağlarından, bu dünyaya tapınmaktan koparır; gerçek değer ve erdemler dünyasına taşır. Maneviyat; sizi erdemlerin, cesaretin, şükranın ve hayatla ilgili bütün olumlu değerlerin dünyasına taşıdığı sürece gerçek manada işlevini yerine getirmiş olur. Maneviyat psikoloji, Müslümana iki dünyalı olduğunu hatırlatır.

Yine çok bilinen bir sufi sözü vardır: “Bir insanın egosu, nefsi; dininin elinde kar gibi erimiyorsa dini nefsinin elinde kar gibi erir.” Dolayısıyla maneviyat psikolojisi; ilahi olanın kalbimize indiği anları yakalama ve anlama çabasıdır

Maneviyat psikolojisi; hayatın bütün kademe ve karelerinde inanç sistemini devreye koymayı başarmaktır. Şunu cümle âlem bilsin ki; Müslümanla olarak imandan bağımsız hiçbir meselemiz yoktur. Maneviyat psikolojisinin hedefi; akidenin fıkhını geliştirmesi, hayata tatbik etmesi, hayatı hakikate göre tanzim etmesidir.

Maneviyat psikolojisinin her birimize söylediği şey; Müslüman olarak senin inandığın din enkaz değil muştudur. Ye’se/ümitsizliğe kapılmak senin değil, münkir ve müşriklerin vasfıdır.

Maneviyat psikolojisi; ele avuca sığmayan mükellef mü’minleri din ile mukayyed kılarak zaptü rapt altına alma mahareti ve becerisidir. Allah tarafından bilinme ve değer verilme duygusunun kâfi görülmesi, maneviyat psikolojisinin temel direğidir. Mükellef olan mü’mine Allah’a aidiyet duygusunun sürekli hatırlatılması, maneviyat psikolojisinin vazgeçilmezidir.

Maneviyatı inkâr eden madde kıbleli Batı’nın çöplüklerinde yaşayan, ülkesini, kültürünü aşağılayan, bir an önce Batı’ya kapağı atmak için çırpınan oportünistler, bu ülkenin baş belâlarıdır. Bu belâlı mürtecilerden kurtulmanın çaresi; kuvveti elinde, kuvveti dilinde olanlara değil, kuvveti kalbinde olanlara ihtiyaç vardır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Allah razı olsun. Yüreğinize sağlık. Vel asr innel insane le fi husr..

M.Ali

Allah razı olsun hocam güzel bir yazı olmuş deprem bölgesin de imamlarımız hocalarımız insanların birer rehber öğretmenleri, psikologu oldular.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23