Sayın Tayyip Erdoğan’a çatmanın da karşılığı var medhetmenin de
Sayın Tayyip Erdoğan’a çatmanın da karşılığı var medhetmenin de
İdris Günaydın
Ne kadar da eleştirsem yine şükretmenin yanındayım. Çünkü bin yılın lideri, en çok da eleştirileni olan Tayyip Erdoğan yazdıklarımda muhatabım.
Başka bir lideri eleştirsem mutlaka şunu diyecekler: “Yahu ne fazla vuruyorsun. Adamın cürmü ne ateşi ne olsun. İnsaf et!” Ama Tayyip Erdoğan’ı eleştirince: “Vur vur! Biraz daha vur ki iyi tozutsun” diyenlerin oluyor. Onun için müsbette de karşılığı var, menfide de...
Eğer, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 2001’de olsaydı, yine bu ihtiyarlık halinde ama hiç ihtiyarlamayan o hitabeti ile emeklilere yapılan yanlışı kıyasıya eleştirecek, Gazze’de olanları gür sesle eleştirecek, ABD’nin İran’a ve Körfez Ülkelerine yaptığını kıyasıya eleştirecekti. O zaman biraz daha Milli Görüş dili ile konuşacak ve en güçlü muhalif figür olacaktı.
Belki 5816 sayılı yasayı da eleştirecekti, biraz daha bugünkü bizim gerçeklerimize yakın duracaktı. Tayyip Bey’den ne değişti bilmiyoruz ama belki de olması gereken oldu.
Böyle olması gerekiyordu.
Öyledir.
İçi dolu olan bir nesne hakkında konuşan çok olur.
Zamanın hükmü Allah’ın elinde.
İKİ KADIN İKİ PROGRAM
Üç yıldır TV izlemem. Bazen haber programlarına baktığım olur. Misafirliğe de seyrek giderim. Bazen, misafirlikte, o evin özellikle hanımları bir program izlerler. Biz de ister istemez dinleyici oluruz.
ATV’de iki kadın var. Programları ne kadar cıvık, ne kadar çapsız, ne kadar müstehcen...
İzlendiğinde şu kanaate varılıyor: Meğer Epstein’in büyüğü Türkiye’de imiş de haberimiz yokmuş. Eğer bu programa “dur” demesi gereken RTÜK ise onun, bakan ise onun, Cumhurbaşkanı ise onun.
Haydi, o iki kadın para için bunu yapıp paralarını alıyorlar.
Peki sorumluluk makamında olanlar!
Yoldan çıkartılan insan sayısınca vebal sizi bekleyebilir.
Ben naçizane uyarıyorum vesselam.