• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Bir millet köklerini sahiplendikçe yaşar

15 Temmuz 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Bir millet köklerini sahiplendikçe yaşar

Hüseyin Öztürk

Bir millet kökünü sahiplendikçe yaşar. Yerkürede böyle kaç millet var bilemiyorum. En çok bilinen ve görülen bizim milletimizdir. Bunu da darbeler ve benzeri kalkışmalarda gördük.

Köklerinden koparılmış kesimler yahut bireyler, hafızası silinmiş kitleler, kendileri adına karar veren vesayet odaklarını kabullenebilirler.

Devlet teşkilatını, bürokratik bir kurumdan ibaret sayanlar, devlet ele geçirildiğinde meselenin büyüklüğünü anlayamayabilirler.

Bizim gibi 16 devlet kurmuş bir milletin hafızası vardır. Hafızası zayi edilmemiş milletlerin devletlerine sadakatleri sağlamdır.


 


Bugün Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin savunma sanayiinden dış politikaya, terörle mücadeleden, millî iradenin tahkimine kadar ortaya koyduğu bağımsızlık iradesini, 15 Temmuz darbesinin ket vurmak istediği aşikârdır.

Çünkü o gece verilen mücadele, bir darbe teşebbüsünün bastırılması değildi. Ülkemizin bağımsızlık ve istiklalinin ağır bedelle savunulmasıydı.

İşte şehit, gazi ve vatandaşlarımızın devletimize olan sadakati bu manada ele alınmalı. Milletimizin inancında devlet emanettir. Emaneti sahiplenmek ve diri tutmak şuur işidir.


 


Bizim siyasi tarihimizde lider ile millet arasındaki güven bağı çok önemlidir. Devletin varlığı her zaman liderin üzerinde tutulmuştur.

Devlete sahip çıkan lider ile millet arasında milli mutabakat sağlandıysa, o devlet ve millet güçlüdür. 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ortaya koyduğu irade bu çerçevede değerlendirilmelidir.

O gece tankların önüne çıkan insanlarımızı, güncel siyasetin kavramlarıyla tarif etmeye kalkarsak, büyük bir hakikati kirletmiş oluruz.

Boğaziçi Köprüsü’ne yürüyen insanlarımızın, camilerden okunan salalarımızın, çıplak elleriyle zırhlı araca karşı duran nesillerin arkasında bin yıllık bir hafıza uyandı.


 

Belki tarih kitaplarındaki bütün isimleri bilmiyorlardı. Fakat köklerini biliyorlardı. Nene Hatun’u meydana çıkaran hissiyat neyse, Kahramanmaraş’ta Sütçü İmam’ın elini tetiğe götüren öfke neyse, Çanakkale’de Seyit Onbaşı’ya kaldıramayacağı söylenen mermiyi kaldıran irade neyse; 15 Temmuz gecesi sokaklara dökülen milletin hissiyatı da aynıydı.



 

Devlete sadakat, her üniformaya kayıtsız şartsız itaat edilir manasına gelmemelidir. Hangi darbede olursa olsun, devleti ele geçirmeye çalışanlara karşı devletin gerçek sahibi milletimiz, amentüsünün gereğini yapmıştır.

Üniforma devleti temsil edebilir fakat ihaneti örtemez. Makam, devlete hizmet için vardır; devleti teslim almak için kullanılması affedilmez ihanettir.

15 Temmuz’u tarihimizde ayrı bir yere koyan hususlardan biri de budur. Bu defa milletimiz evinde beklememiş, radyo yahut televizyonlardan okunacak bildiriyi dinlememiş, perdelerini kapatmamıştır.


 

Cumhurbaşkanımızın geri çekilmemesi, milletimizin önüne düşmesi ve siyasi iradenin teslim olmayacağını açıkça ortaya koyması, darbe teşebbüsünün karşısındaki direncin merkezini tahkim etmiştir. Milletimiz de TBMM’yi hükümeti ve liderini yalnız bırakmamıştır.

Ezcümle:

Türkiye’nin kökü çok derinlerdedir. O kökün adı millettir. Bu kökü muhafaza eden irade ise devletine, vatanına ve istiklaline sadakattir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23