AK Parti’ye niye soruşturma açılmıyor?!
AK Parti’ye niye soruşturma açılmıyor?!
MURAT ALAN
Vay be… Gerçekten insanın aklı duruyor.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delege iradesini satın alma iddiaları mahkeme tarafından tescil edildi. Tanık ifadeleriyle pavyonlarda nakit dolar dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının WhatsApp’tan iletildiği, “soğuk cüzdan”lı telefonlar, iPhone’lar, belediyelerde akraba torpili ve iş vaadiyle oy toplandığı itirafları rezaleti tescil etti. Özgür Özel ve saz arkadaşları yönetimden düştü..
CHP medyası ve şakşakçı yazar/çizer kadrosu ne dedi? Dün Deniz Zeyrek’in açıklamaları gündemdi..
“Erdoğan delegelere saat verdi, bu kararlarını etkilemez mi? MASAK’a çağrı!”
Cumhuriyet Gazetesi de bu saçma mukayeseyi alıp haber yapmış..
O kadar önemsemiş ki CHP medyası, neredeyse bütün kanallarında bu konu konuşuluyordu.
Bu ne rezillik, bu ne akıl tutulması, bu ne zavallı hasar kontrolüdür ya?
AK Parti’nin 8. Olağan Büyük Kongresi’nde, tek aday Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı.. Başka bir aday yoktu.. Bin 607 delege oy kullandı. Yıllardır aynı kadroda yer alan, fire vermeyen, Başkan Erdoğan’ın adaylığını oy birliği ile destekleyen bir delege yapısı. Kongre sonrası delegelere bir teşekkür manasında imzalı kol saati hediye edildi.
Deniz beye göre tanesi yaklaşık 4.200-4.500 TL civarında, toplam maliyet 6-7 milyon TL bandında. Normal şartlarda bu “teşekkür hediyesi”, “hatıra” diye geçer. Partinin kendi kongresinde kendi delegesine verdiği sembolik bir hediye.
Ama Deniz Zeyrek’e ve Cumhuriyet’e göre bu “rüşvet”, “karar satın alma”, “servet artışı şüphesi”,
“Bu insanların kararını etkileyecek bir şey değil mi?” diye başlık atıyorlar, MASAK’ı devreye sokma çağrısı yapıyorlar. Delegelerin mal varlığını, geçmişle bugünkü durumlarını sorgulamaya davet ediyorlar.
Peki aynı Deniz Zeyrek, CHP kurultayındaki rezaletleri aynı heyecanla sorguluyor mu? Hayır. Çünkü orada işler çok çirkin.
CHP’nin 2023 kurultayında (ve devam eden davalarda) tanık ifadeleri tek tek ortaya dökülüyor. Özellikle Erzurum delegesi Yusuf Gögerkaya’nın savcılığa verdiği ifade, olayın vahametini net şekilde ortaya koyuyor. Gögerkaya ifadesinde şöyle anlatıyor:
“Kurultaydan bir gün önce Serhat Can Eş, Erturan Alagöz ve Aziziye’den Abdulkadir isminde bir kişiyle Ankara’da bir mekana gittik. İlerleyen saatlerde 02.00 civarında Serhat Can Eş, bizi pavyonun dışında kapı girişine davet etti. Orada bize hitaben ‘Benim sizin imzalarınızı alıp bir yere göndermem lazım.’ dedi ve cebinden para çıkardı. Bana 1000 dolar para uzattı. Ben bu parayı delil olarak ileride kullanmak amacıyla aldım. Arkadaşım Erturan Alagöz’e 1500 dolar teklif etti ve o parayı alıp cebine koydu. Abdulkadir’e ise 1000 dolar teklif etti ancak Abdulkadir bu parayı kabul etmeyip, ortamı terk edip Kılıçdaroğlu’nun ekibinin olduğu tarafa gitti.”
Bu ifade; mahkeme tutanaklarına girmiş, somut delillerle desteklenen bir anlatım. Para teklifinin pavyon çıkışında, gece saat 02.00’de yapıldığı, imzaların istenerek oy yönlendirmesi yapıldığı, bazı delegelerin parayı kabul ettiği, bazılarının reddettiği ayrıntılarıyla yer alıyor.. Oy pusulasının fotoğrafının çekilip iletilmesi talimatı, “soğuk cüzdan”lı telefonlar dağıtıldığı, cep harçlıkları, otel masrafları, hatta belediyelerde iş ve meclis üyeliği vaadiyle oy toplandığı iddiaları da mahkeme dosyasında..
MASAK raporları istendi, delegelerin ve yakınlarının banka hareketleri, SGK kayıtları inceleniyor. Bazı delegelerin birden zenginleşen yakınları, torpil listeleri konuşuluyor. Bunlar “iddia” değil, tanık ifadeleriyle, ses kayıtlarıyla, mahkeme tutanaklarıyla desteklenen somut vakalar.
Bir yanda yaklaşık 4-5 bin liralık imzalı kol saati (hatıra amaçlı, herkesin gözü önünde) diğer yanda binlerce dolar nakit, pavyon eğlencesi, kripto cüzdan, telefon, daire vaadi, torpil, “oyunun fotoğrafını at” talimatı.
AK Parti Kongresinde hediye edilen saati “rüşvet” diye gösterip, pavyonda delege satın alma operasyonu kör kalmak ancak akıl tutulmasıyla açıklanabilir.
Bu gazetecilik değil, düpedüz parti sözcülüğü. Üstelik kalitesiz, inandırıcılığını yitirmiş bir parti sözcülüğü.
Soğuk cüzdanları, pavyon faturalarını, birden zenginleşen delege yakınlarını, akraba torpillerini, belediyeyi aile şirketine çevirme vakalarını konuşun. Gerçi konuşmak zor olabilir bu mevzuları, zira aileden birileri de bu belediyelerde çalışıyorsa çok daha zor olur..
Ya da bize biraz otel tatillerinden bahsedin..
SBK’nın oteline kimler gitmişti Deniz bey? Siz eski gazetecisiniz kulağınız deliktir…
Lüks tatillere, otel gezilerine davet edilen gazetecilerle ilgili kulağınıza bir bilgi gelmiştir, bunun peşine düşünüz lütfen..
Medya mensuplarının bazı işadamlarından menfaat temin ettiği söyleniyor.
Savcılık biliyormuş.. “Dosya kapanmadı araştırılıyor” denildi.. Siz de biliyor musunuz acaba merak ediyorum?!
Hırsızlıktan tutuklanan şebekeyi aklamaya çalışmak yerine, medyayı içine düştüğü bataklıktan kurtarmaya odaklanmak daha anlamlı bir iş değil mi?