• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Tehlike geçti mi?

22 Temmuz 2026
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Tehlike geçti mi?

Ayhan Demir

15 Temmuz’un üzerinden on sene geçti. Peki, tehlike geçti mi? İhanet şebekesinin eli ve beli tamamen kırıldı mı?

Soruyu ben sordum, cevabı da yine ben vereyim: Tehlike sönmüş değildir. İç ve dış tehditler sürüyor. Kara bir kine maruz kaldık, kalıyoruz. Öyle şeyler gördük ki, olmaz diyemiyoruz. 

Yalana borcu olan gözü dönmüş, vicdanı sönmüş bir gruptan bahsediyoruz. Şehitlere değil de darp edilen hainlere üzülen kimselerle beraber yaşıyoruz. 

Sayıları ne kadar, hangi mevkileri işgal ediyorlar? Bunu kesin olarak bilemiyoruz. Onların vasıtasıyla hesaplarını gören yahut görmek isteyenleri de unutmayalım.

Bu kimseler bugün burada, yarın başka bir ülkede yaşayabiliyor. Vatanımıza kalpleriyle değil, mideleriyle ve kinleriyle bağlı olan vatansızlar.


Yunanistan’ın şerrinden korunmak için alınan silahlarla; millete ve Sayın Cumhurbaşkanı’na saldırdılar. Ardından, Yunan topraklarına kaçmaya çalıştılar, kaçtılar. Başta Amerika, Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere batılı ülkelerin gölgesine sığınanlar. 


 

Hâlâ masumiyet söyleminde bulunuyorlar. Komplodan, tiyatrodan bahsediyorlar. Tamam, size inanıyoruz. O halde neden yurtdışına kaçıyorsunuz? Biz niye kaçmıyoruz?

İnanılmaz dış bağlantıları olan karanlık bir organizasyon. İhanet kelimesinin bile yetersiz kaldığı bu rezillik, millî hafızadaki yerini aldı. Bu durum, nesilden nesile aktarılacaktır.


Meselenin bir başka tarafı: Batılı “dostlarımız” saklanma ve sakınma ihtiyacı duymadan, darbeci teröristleri himaye ediyor. Amerika, Almanya ve diğerleri. Bu biçimsiz duruma karşı etkili bir dil, caydırıcı bir yöntem geliştiremedik. Devletimizin eksiklerinden biri de budur.

Yeri gelmişken…

Daha düne kadar bu yapıya sempati duyanlar, gözlerinin içine bakanlar, imkânlarından yararlanmak için sıraya girenler, şimdinin en keskin konuşanları, davrananları. 

Kavganın sonucuna göre duruş belirleyen bu kimseler; şimdi sahneleri dolduruyor, kürsülerden inmiyor ve yüksek sözler ediyor.

Hal böyle olunca sormadan edemiyoruz: Bildiklerinizi yeni mi öğrendiniz? Kadrolaşma, sınav sorularının çalınması, uluslararası irtibatlar gibi.


 


Bir örnek: FETÖ yayın organında yıllarca yazarlık yapan birinin, 15 Temmuz’dan sadece üç gün sonra bile hâlâ “cemaat” demesi. Darbe girişiminden on beş gün sonra yani henüz şehitlerimizin kanları kurumamışken “aralarındaysan anlamamak için cidden geri zekalı olmak lazım” dedikten sonra gözümüzün içine baka baka “yalan yok güzel de para veriyorlardı” demesi. Bitmedi, tüm bunların üzerine hâlâ “Gülen meselesi” demesi, FETÖ diyememesi. Tek cümleyle: Sıfır risk, bol kazanç. 


 

Böyle bir ismin, bu kadar naneyi yedikten sonra, bir gram bedel ödemeden yola devam etmesi arayana aradığını vermekten başka anlama gelmez. 

Artık adamını bulanla değil, adam olanla yürünmelidir. İmha edilmek istenenleri yeniden ihya etmek zorundayız. Uzağa gitmeden, önce kendimizden, yakın çevremizden başlamak şartıyla.

Son olarak…

15 Temmuz gecesi, milletin hayırlı ve sadık evlatları, tarihi vazifelerini yerine getirmiştir. Hiç çekinmeden tankların önüne çıkmış, tabiri caizse, mermiye kafa atmıştır. Bu insanlar; sadece vatanı değil, devleti yönetenlerin canlarını ve hatta ailelerini de kurtarmıştır.

Şimdi söz sırası devletimizdedir. Kaçanları geri getirmek, gelmeyenleri etkisiz hale getirmek; devletimizin, aziz milletimize karşı vazifesidir.

Özetle: İçerdeki hainler, “vatandaş tarafından etkisiz hale getirildi” diyelim. Dışarda olanları bulup getirmek ise bu devletin milletine borcudur. 

Unutulmasın: Şu saatten sonra, merhametimiz, felaketimiz olur.

Türkiye’nin büyüklüğünü görelim, gösterelim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23