Mali bölünmenin eşiğinde…
Mali bölünmenin eşiğinde…
MEHMET KOÇAK
Küresel gündem genelde birkaç büyük krize kilitlenince, Afrika’daki gelişmeler çoğu zaman arka planda kalıyor. Oysa son yıllarda kıta genelinde ciddi siyasi ve güvenlik dalgalanmaları yaşanıyor. Bunlardan biri de Mali’dir.
Mali’de özellikle 1990’lı yıllardan bu yana kronikleşen güvenlik krizi, bugün üç ana aktörün karşı karşıya geldiği çok katmanlı bir iç savaşa dönüşmüş durumdadır.
Bir tarafta bağımsızlık ya da özerklik talep eden Azavad merkezli Tuareg hareketleri, diğer tarafta radikal İslamcı silahlı gruplar ve nihayetinde Rus destekli merkezi hükümet güçleri… Bu üçlü denklem, ülkeyi yalnızca istikrarsızlığa değil, aynı zamanda parçalanma riskine de sürüklemektedir.
Son gelişmeler ise bu kırılgan dengeyi kökten sarsacak niteliktedir.
26 Nisan’da Tuareglerden oluşan cihatçı örgütlerin desteklediği Azavad Kurtuluş Cephesi (FLA) tarafından başlatılan geniş çaplı saldırı, Mali’deki iç savaşın seyrini değiştiren kritik bir dönüm noktası olmuştur. Bu saldırının en önemli sonucu, kuzeyin kilit noktası olarak görülen Kidal şehrinin tamamen isyancı güçlerin kontrolüne geçmesidir.
Kidal’in düşmesi, yalnızca bir şehir kaybı değildir. Bu gelişme, Mali’nin kuzeyinde devlet otoritesinin fiilen ortadan kalktığını ve Azavad hareketlerinin yeniden sahada belirleyici bir güç haline geldiğini göstermektedir. Aynı zamanda bu durum, merkezi yönetimin Rus destekli güvenlik stratejisinin sahada beklenen sonucu üretmediğini de açıkça ortaya koymaktadır.
Daha da önemlisi, bu yeni tablo Mali’deki çatışmanın artık sadece “terörle mücadele” çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini göstermektedir. Zira sahada giderek belirginleşen gerçek şudur: Mali, bir yandan cihatçı tehditle mücadele ederken, diğer yandan fiili bir bölünme sürecine doğru sürüklenmektedir.
*
Rus Wagner desteği yetersiz kaldı.
Fransa ve Batılı güçlerin ülkeden çıkarılmasının ardından cunta yönetimi güvenlik için Rus Wagner grubu ile gerçekleştirdiği işbirliği yetersiz kaldığı görülmüştür.
Mali’nin Rusya ile güvenlik işbirliğinin en önemli mimarlarından biri olarak bilinen Savunma Bakanı Sadio Camara’nın Bamako yakınlarındaki ikametgâhına düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmesi ise cunta yönetimi açısından ağır bir darbe olduğu gibi hem bir güvenlik zafiyeti hem de rejimin en korunaklı halkalarına dahi sızılabildiğini gösteren sembolik bir kırılmadır.
Bugün Mali’de bir yanda cihatçı örgütlerin ilerleyişi, diğer yanda Tuareg ayrılıkçılığının yeniden güç kazanması ve buna ek olarak yönetim içindeki siyasi çatlaklar ülkeyi daha geniş çaplı bir iç savaşa sürükleyeceğini gösteriyor.
Eğer kısa sürede merkezi yönetim ile silahlı gruplar arasında siyasi bir uzlaşma zemini oluşturulamazsa, Mali’nin yalnızca güvenlik kriziyle değil, fiili bölünme tehlikesiyle de karşı karşıya kalması kaçınılmazdır.
Kısacası Mali devleti, bugün yalnızca terör tehdidiyle değil; toprak bütünlüğünü kaybetme riskiyle de yüz yüzedir.
*
Tuaregler kimdir ve Azavad neresidir?
Tuaregler, Sahra Çölü’nün geniş bölgelerinde (Cezayir, Mali, Nijer, Libya ve Burkina Faso) yaşayan, kökenleri Arap değil, Berberilere dayanan, göçebe ve savaşçı bir Kuzey Afrika halkıdır. Kendilerine has Tamaşeg dilini konuşurlar ve Tifinagh alfabesini kullanırlar. Geleneksel olarak göçebe çobanlardır, ancak günümüzde yerleşik hayata geçenler de vardır. İslam dinine mensupturlar, ancak bu inancı yerel gelenekleriyle de harmanlamışlardır.
Azavad ise, Tuareglerin Mali’nin kuzeyinde bağımsızlık ilan etmeye çalıştıkları, tarihsel olarak kendilerine ait olduğunu savundukları bölgeye verdikleri isimdir. Tuaregler tarafından 2012 yılında tek taraflı bağımsızlığı ilan edilen ancak uluslararası alanda tanınmayan de facto bir bölgedir.
Azawad’ın bağımsızlığı veya özerkliği için savaşan örgütler, cihatçı gruplar ile genellikle Tuareg milliyetçiliği temellidir.
Mali devleti ile Azavad sorunu milli bir uzlaşma ile çözülmez ise bu savaş bitmez.
Gelinen noktada en kritik soru şudur:
Bu üçlü güç dengesi bir uzlaşmaya mı evrilecek, yoksa Mali, Sahel bölgesinde kalıcı bir bölünmenin yeni örneği mi olacaktır?