• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Emin Gerger
Mehmet Emin Gerger
TÜM YAZILARI

Muhsin Yazıcıoğlu diyor ki...(1)

31 Mart 2013
A


Mehmet Emin Gerger İletişim: [email protected]

“İnsanların saadeti ancak kendilerini yaratan Cenab-ı Allah’ın kitabı olan Kur’an-ı Kerim’e sarılmakla mümkündür. Biz kıymet hükümlerimizi ve temel doğrularımızı Allah’a, Kuran’a, Allah’ın Resulü’ne göre belirlediğimiz için, aksiyonumuz da buna uygun olacaktır. Bir cümle ile ifade edecek olursak; fikir İslam; aksiyon İslam’ın hayata tam ve eksiksiz uygulanmasıdır.”
Biz gayemizi; İlay-ı Kelimetullah için Nizam-ı alem Ülküsü diye tercih ettiğimize göre kaynağımız Kur’an olacaktır. Çünkü Kur’an insanı en şerefli mahluk olarak yaratan Halik’ın, bu insanı niçin yarattığını, onun bu şerefli mevkiine yakışan hayat tarzını bildiren ilahi kitaptır.
Orada; “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın” diye emrediyor. Yine ayet-i kerimede; “sizden öyle bir cemaat bulunsun ki, onlar insanları hayra çağırsın, iyiliği emredip kötülüğü nehyetsinler” buyuruluyor.
İslam’ın kabul etmeyeceği ve hoşgörmeyeceği şey, bir münker gördüğünüz zaman, ona eliyle ve diliyle mani (engel) olsun, buna muvaffak olamıyorsa kalbinden buğz etsin, islahı için duada bulunsun, sonuncusunu tercih imanen zayıfı der.”
İnandıklarımızı hayata geçirelim. Cemaat odağından cemiyet geneline hoşgörülü bir yelpaze açalım. Kim ki, Allah rızasına uygun hareket ediyor, onunla beraber, kim ki Allah’ın rızasına muhalefeti var ondan uzak. Temel espri buna göre olmalıdır. Bir fikir hareketi, Allah’ın rızasına uygun gayeler için organize oluyorsa, onun içinde veya yanında Allah’ı ve O’nun nizamını hesaba katmıyorsa onun dışında karşısında olmalıyız. “Hayatı bir Müslüman Türk gibi idrak edip, öyle yaşamak yerine çirkin bir Avrupalı gibi yaşamayı tercih eden cemiyetimizin şiddetle sarsılacak ve kendine dönmesini sağlayacak bir şoka ihtiyaç vardır.
Bu önce inananların ihtiyaçlarıdır. İslam ülküsünün ayrı ayrı yerlerdeki bağlılarını, çile çekenlerini, acı ve azap duyanlarını, içlerinde bu heyecanı taşıyanlarını bir araya getirecekbir şoka ihtiyaç vardır. Perişan ve dağınık hallerinden önce onlar kurtulmalıdırlar. Peygamber Efendimizin; “Mü’minler birbirlerine kenetlenmiş, kurşun levhalarla yapılmış sağlam binalar gibidirler, biri diğerini tehkim ve tekviye eder” buyurmasına rağmen halimiz nedir? Hazin tabloyu görmezden gelebilir miyiz? Bizim tam birlik ve beraberlik içinde çalışmamız lazım gelirken biz ancak ve münhasıran birbirimizle uğraşıyor, milli bütünlüğümüzü tehlikeye düşürüyoruz…
“Dünya masonluğu, siyonisti ve komünisti bugün daha haince metotlar kullanmakta, Müslümanlar arasında ve onları birbirine düşürmek, kaleyi içinden fethetmek için adeta yarış etmektedirler.”
Çağ, İslam’ın ışığında aydınlatılmalı ve o aydınlık içinden ilim ve teknikte öncülük inananların gayretine teslim edilmelidir.
Ekonomimizi bir köle sadakatiyle batılı emperyalistlerin kurduğu dünya bankası ve IMF gibi teşkilatların emrinde değil, dini, milli, coğrafi gerçeklerimizin ışığında düzenlemeliyiz. Fert ve cemiyet olarak gayemiz; “İ’lay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Alem Ülküsü, hedefimiz, Allah’ın rızasına ulaşmaktır…
“Provokasyonlara en çok maruz kalan, inançları dolayısıyla şehit edilen, dün korudukları tarafından ihanete uğrayan, 12 Eylül (1980) öncesinin ve sonrasının bütün acılarını yaşamış olan bir hareketin yanlış yapmasının mümkün olmaması gerekir.”
“Komşusu ilaç parası için böbreğini satarken, sultan sofralarındaki kahkahalar sürecek mi?
Türk folklorü değilde, baleyi esas alan bir kültür bakanı ile mi, yoksa benim acılarımı, benim çilelerimi, benim özlem-sevinç ve ağız tadımı ifade eden zeybeğimi, horonumu, halayımı, barımı esas alan bir kültür anlayışı ile mi yarınlara hazırlanmalıyız? Biz kimin ne yapacağından ziyade bizim doğrularımıza göre plan yapmalıyız.”
“Heyecanlı ve genç kardeşlerimiz, 12 Mart ve 12 Eylül tecrübelerini yaşamış ağabeylerinin seslerine ve ikazlarına kulak vermelidirler! Bölücülük, marksizm ve her türlü dıştan gelen tehlike karşısında uyanık ve takipçi olunurken, vurguncu, bozguncu ve “altta kalanın canı çıksın” anlayışı ile dümenini çeviren düzenin de en acımasız takipçisi biz olmalıyız. “Başörtü meselesi, iktidar sahiplerinin gerçek çehresini gösteren bir fotoğraf gibidir. Bir yanda “demokrasi, inanç hürriyeti” vs. diye nutuklar atıp “üstsüzler” modası meydana çıkaracaksın, diğer yandan “başınızı açınız” (emrine) uymadığınız için tahsil yapma, çalışma haklarını elinden alacaksın!.  
Ahlaksızlığa teşvik, iffetli yaşamaya ceza, kendi kimliklerini gösteriyor gibiler.
“Bunların karşı olduğu başörtüsü falan değil, doğrudan doğruya İslam’dır. Müslümanca yaşamaya ve İslami tavra karşı çıkıyorlar…”
“12 Eylül öncesi oyun değildi, oynaş değildi… Çocukların da içinde bulunduğu, ama bütün kuralları büyüklerce belirlenmiş ve büyüklerin inisiyatifinde yürüyen bir yarışın içinde bir kısım insanlar; imanlarının ve milli değerlerinin etrafında fedakarca ve inanarak mücadele etmişlerdir.
Elbette bir çok konuda bulanık sularda kürek çekilmiştir. Fakat o kürek çekilmeseydi, bulanıklık içinde kayığımız da, kendimiz de batıp gidecektik.
Yeniden o bulanık sulara dönmeyelim. “Ben Türk’üm, Türk devletsiz olmaz! Ben Türküm, Türk Ezansız olmaz’ Ben Türküm, Türk Bayraksız Olmaz!” Rahmetli Necip Fazıl “Güneşi tuttu çamur, Elmas mahcup, zift mağrur…” demektedir. Güneşle ifade edilen doğrularımızı, gerçeklerimizi bugün için adeta çamurla kapladık.”
“Alevi-Sünni, Türk-Kürt, zengin-fakir ayrımının olmadığı herkesin kardeş olduğu, barış içerisinde, imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış, müreffeh, güçlü bir Türkiye hayal ediyorum…”
Vefatının dördüncü yıldönümünde, büyük dava adamı şehid Muhsin Yazıcıoğlu’na ve dava arkadaşlarına Allah Teâlâ’dan rahmet, Yazıcıoğlu ailesine, akrabalarına ve sevenlerine tekrar sabr-ı cemil niyaz ederim.
Daha geniş bilgi için bkz. “Bilinmeyen Yönleriyle
Muhsin Yazıcıoğlu, M. Emin GERGER,”

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23