--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Halis Türk kadınını ‘şeytan’a meze yapanlar utansın!

Mehmet Duvarbaşı
Mehmet Duvarbaşı
23

Aslında her şey, 1932 yılında Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği sözde güzellik yarışmasında Keriman Halis adlı kadının ‘Kraliçe’ seçilmesiyle başladı…

Elleri kınalı, dudakları dualı, yıllarca cepheden cepheye koşan o muhterem Türk kadını, küffar dünyanın vitrinine çıkarıldı.

Osmanlı’nın izlerinin birer birer silindiği, İslâmi kültürün yok edilmeye, insanların zihinlerinin bulandırılmaya çalışıldığı bir süreçte, allanıp pullanıp bikinilerle podyuma çıkarılan o halis muhlis(!) Türk kadınına ‘dünya güzeli’ apoleti takılarak toplumsal dönüşümün düğmesine basıldı.

Belçika’da Haçlı ve Siyonist dünyanın oylarıyla sözde ‘kraliçe’ seçilen Keriman’a bir de “Ece” soyadı verilerek tacı iyice pekiştirildi.

Sonraki süreçte ‘Batılılaşma’, ‘modernleşme’ adı altında kadınlarımız, evlerinden, ailelerinden, çocuklarından yavaş yavaş kopartılarak seküler dünyanın birer objesine dönüştürülmeye başlandı. 

Siyasi anlamda “seçme ve seçilme” hakkı tanınan kadınlarımız, sosyal hayatta “seçilen” konumunda bırakıldı.

80’li yıllardan sonra ise kadın; ‘reklam ‘malzemesi’, ‘ahlaksız filmlerin ‘mezesi’, ‘magazin medyasının gözdesi’ haline dönüştürüldü. (Türk toplumunun örf ve adetlerine bağlı kalan, hayatını İslami ölçütler içerisinde sürdüren, hayasızlık bataklığından uzak duran, başı açık olsa dahi iffetinden, inancından taviz vermeyen kadınlarımızı tenzih ediyorum.)

Öyle ki; ağırlıklı olarak erkek okurlara hitap eden bazı sözde gazeteler, ‘arka sayfa güzeli’ adı altında bölümler oluşturdu. 

Gazetemizin emektarlarından ilahiyat mezunu Nahit Top ağabey, 80’li yılların sonunda çalışmaya başladığı bir gazetedeki anısını şöyle dile getirmişti: 

“Daha gazetedeki ilk günüm. Önüme çıplak bir kadın resmi getirdiler ve ‘Bunun altını bir şeyler yazarak doldur’ dediler. Bu nasıl olur? Ben gazeteciyim. Böyle bir şey yapmam’ dedim. Ve ‘istifa’ ederek ilk günden işi bıraktım!”

İşte medyanın tam da bu mecraya evrildiği; utanma, arlanma gibi insanî ve imani reflekslerin köreltilmeye, en müstehcen konuların bile ayağa düşürülmeye, kadının ticari rant aracı olarak kullanılmaya başlandığı bir süreç yaşandı. 

Ardından iş daha da ileri götürülerek, ‘Şeytan’a bile pabucunu ters giydirecek bir safhaya taşındı.

90’lı yıllarda çıkarılan “Şey” ve “Tan” adlı gazete müsveddeleri ile toplumun altına dinamit fitili yerleştirildi. Baştan aşağıya ‘et ve kasap’ havasında çıkarılan bu neşriyatlarla halkın ahlaki değerleri tamamen yerle yeksan edildi. 

Bazı gazeteler ‘Dümen’den yazılarla güya halkın cinsel sorunlarına, cinsel tercihlerine çözüm getirmeye çalıştı! 

Eşlerin birbirleriyle konuşmaya dahi utandığı ne kadar gayri ahlaki konu varsa pespaye şekilde ele alınıp, bir nevi ‘kurbağa haşlama’ metodu ile topluma kanıksatıldı…

u u u u

 ‘Bunları niye anlattınız şimdi’ diyenler olabilir aranızda.

Peki, sadede gelelim…

Malum geçtiğimiz hafta bir sohbetinde “Kadınlarınızın tesettürünü koruyun” diyen Halil Konakçı adlı hoca, laikçi yobazların lincine maruz kaldı.

Peki ne demişti Konakçı Hoca özetle bir göz atalım... 

“Sokaklar kasap dükkânı oldu, et görmekten içimiz dışına çıkıyor artık.”

 “Bu kadınların başında kocaları, adamları yok mu?”

“Diyelim ki ateistsiniz. Kıskanma duygunuz da mı yok!”

Evet, bu sözleri sebebiyle azgın azınlığın hedef tahtasına koyduğu Konakçı Hoca, ertesi gün muhabir arkadaşımız Faruk Arslan’a yaptığı açıklamada, “Kimseyle kavga etmek gibi derdimiz yok. Benim muhatabım müminler. Gayemiz dinimizi anlatmak, milletimizin İslam ahlakıyla şuurlanmasına önayak olmaktır. Kadın dejenere olmasın, ahlaki dezenformasyona uğramasın istiyoruz” diyor.

Başka ne diyor Konakçı Hoca? 

 “Bir doktora ‘neden benim ağır hastalığımı teşhis ettin’, bir araba tamircisine ‘neden benim aracımın arızasını buldun’ demek nasıl ahmaklıksa, bir din adamına ‘toplumdaki dini eksikliklerini söylemek senin haddine değil’ demek de o kadar ahmaklıktır. Bir hocanın toplumdaki, gençlerdeki, ailelerdeki İslami eksiklikleri, Kur’an’ın emirlerinin uygulanmamasındaki eksiklikleri söylemesinden daha doğal ne olabilir?”

Ve noktayı da şu sözleriyle koyuyor yobazların hedefindeki hoca: “Biz kadının bir et olmadığını, kadının örtünerek korunması ve muhafaza edilmesi gerektiğini söyledik. Ve biz kimseyi zorla örtme yanlısı değiliz. Kimseyi de zorla örtmedik. Ama onlar ikna odalarıyla örtülü kadınları açtılar. Zorla baş açtırarak üniversitelere soktular!”

u u u u

Hoca’nın sözlerinde ve tespitlerinde bir tek hatalı nokta var mı?

Videosu yayınlanan sohbetindeki üslubunun ‘yanlış’ ancak anlattıklarının ‘İslami hükümler’ olduğunu söyleyecek kadar da kendini bilen biri…

Din adamı “faiz haram” dese para baronları ayağa kalkıp feveran ediyor.

“İçki, kumar dinen haram” dese ayyaş tayfası ayaklanıyor.

“Eşcinsellik sapkınlıktır” dese, LGBT ve destekçileri zıpzıp zıplıyor.

 “Örtünmek Allah’ın emri” dese laikçi-yobazlar bas bas bağırmaya başlıyor.

Peki ne yapmalı din adamları?

Allah’ın emirlerini, Kur’andaki hükümleri, Peygamber Efendimiz’in hadis ve sünnetlerini bir kenara bırakıp...

Mesela yaradılıştan, çiçekten, böcekten mi bahsetmeli?

(Gerçi onlardaki ilahi hikmeti anlatsalar bu defa da evrimci maymunların saldırılarına maruz kalırlar ya!)

Ya da çevrecilikten, hayvanseverlikten mi bahsetmeli?

Veyahut da ‘hayır hasenat yapın’ demekle, ‘düşenin elinden tutun’ demekle, ‘komşusu aç iken tok yatan bizden değil’ demekle mi yetinmeli?

Din adamlarının “Bugünkü halimize şükür etmeliyiz” sözlerini bile siyasi arenaya çekerek malzeme yapan utanmazlar... 

Allah’tan uzak, İslami tebliğlerden bağımsız, suya sabuna dokunmayan imamlar istiyorlar.

Ama daha çok beklerler…

Kabil’ler oldukça Habil’ler…

Firavun’lar oldukça Musa’lar…

Var olmaya, konuşmaya, haykırmaya devam edecek…

 

*     *     *

İmamoğlu, kafasına göre imam arıyor!

 

Habertürk televizyonunda Fatih Altaylı’nın sorularını cevaplayan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Diyanet İşleri Başkanı benim inancımı temsil etmiyor” dedi.

Öyle ya; biraz sağcı, biraz solcu, çokça da ortayolcu olan Ekrem Bey’i temsil etmek kolay değil.

Bir yandan camide Yasin-i Şerif okuyan, diğer yandan büyükelçi dostlarıyla rakı-balık ziyafeti çeken Bay Ekrem’i temsil etmek ise hiç kolay değil.

Seçim öncesi ‘16 milyonu kucaklayacağız’ deyip 16 milyonun her zor anında serin suları kucaklamakta olan bir takiyyeciyi hangi din adamı temsil edebilir ki!

Bir din aliminin cenazesinin, yüz binlerce insanın katılımıyla defnedildiği gün, cenaze törenine katılmak bir yana, o gecenin akşamında konser veren, insanlık timsali(!) bir başkanı temsil edecek din adamı var mı yeryüzünde!

O yüzden Bay Ekrem umarız en kısa sürede ‘kafasına’ göre bir imam bulur da, Müslüman halk da karşısındaki et mi, balık mı, tavuk mu daha net şekilde görür…

 

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

fetösavar

2 Ağustos 2022 01:32

hoca az buyurmuş. hocalar malesef artık zayıf kaldılar. cami cemaatine güzel bi nasihat vermekten çok uzaklar, kimbilir belki onlar da artık çocuklarına hakim değillerdir. ama net söylemek gerekirse, ağzımızı da bozmadan şunu söyleyebiliriz: lömbür lömbür et görmekten içimiz dışımıza çıktı. hadi diyelim utanma arlanma yok da be kardeşim hiç mi düşünmüyorsun millet kusacak biraz toparlanın be... bi de şöyle bi durum var. ana kırklarında tam tesettürlü, kızı onbeşlerinde tam şortlu... tövbe ama bu durum tam tersine dönmesi lazım değil mi? insan önce değer verdiği şeyi korumaz mı?????????????????

Lokman Sahin

1 Ağustos 2022 22:01

Munafik ve kafirlere oy verenler onlarin yaptiklarina ortaktirlar.

bu soylediginin belgesi var mi ??

2 Ağustos 2022 00:14

neye dayaniyorsun

Bir bu eksik kaldi !!

1 Ağustos 2022 21:54

Bari ... tatile gelen turistlere bir de SUNNET olma mecburiyeti getir !!

Ama biz Taliban degiliz ki ??!!

1 Ağustos 2022 20:47

Hoca efendi .. cografyayi karistirmis .. Ya peki ulkeye gelen 5 milyon turiste ne olacak ? onlara da ortunun mu diycez ?

Ali Uygur

1 Ağustos 2022 20:04

Türk kadınına en büyük kötülüğü TESETTUR MODASI ismiyle bu işi rant haline getiren münafıklar yapmıştır. 

Kürsü

1 Ağustos 2022 16:54

Güzel bir yazı olmuş. Ben etten ibaretim,kasaplığı diyen ve dini örtünmeden ibaret sayıp diğer hükümlerini yok sayanlardan Allah insanlığı korusun.

Oğuz Han

1 Ağustos 2022 14:05

İnşallah bu imam seçimlerden önce de böyle konuşur. Muhalefete çalışıyor bu adam.

Halil

1 Ağustos 2022 12:45

İslam'ın her emrine itiraza meraklı olanlar hocanın vazifesi gereği yaptığı uyarıya tahammül edemiyor, "sana ne" diyorlar. Allah akıl, vicdan ve utanma duygusu versin bu kişilere.

Metin Eliş

1 Ağustos 2022 12:41

Harika bir yazı özellikle son paragraf teşekkürler

Timur

1 Ağustos 2022 12:25

Her 500 metrede bir tekel bayisi acilmasi. Bunlari laik yobazlarmi yapti?

Mehmet Duvarbaşı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle