--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türk siyasetinde normalleşme nasıl sağlanır?

Latif Şimşek
Latif Şimşek
8

31 Mart seçimlerinin ardından Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etmesi, ardından Erdoğan’ın iade-i ziyarette bulunması; Türk siyasetine uzun zamandır bir karabasan gibi çöken kutuplaşma, ayrıştırma hatta düşmanlaştırmanın son bulacağına ilişkin umutları yeşertmeye başlamıştı.

Ancak siyasetteki bu bahar havasının uzun sürmeyeceği anlaşılıyor. Çünkü, Özgür Özel’in üzerinde CHP’nin derin yapısı tarafından dayanılmaz bir baskı oluşturulmaya başlandı. Özel son grup toplantısında, adeta Kemal Kılıçdaroğlu’nun; “iktidarla müzakere edilmez mücadele edilir” dayatmasına boyun eğercesine bir cümle kullandı. Özel asgari ücret tartışmaları üzerinden konuşurken; “Bu alanda iktidarla müzakere kalmadıysa yapılacak iş mücadeledir” dedi. Elbette; muhalefetin iktidarla mücadelesi nomaldir ancak Kılıçdaroğlu’nun çıkışının ardından Özel’in kurduğu; içinde “müzakere” ve “mücadele” olan bu cümleler, CHP içinde “normalleşme”ye fren koyanların ekmeğine yağ sürecektir.

AK PARTİ CHP İTTİFAKI MANTIĞA AYKIRI MI?

Ak Parti-CHP ittifakı mantığa aykırı olmasa da, siyasetin gerçeklerine uymayacak bir hayaldir. İdealleri, hayalleri, siyaset yapma biçimi, ideolojisi, dünya görüşü bakımından birbirine taban tabana zıt iki partinin ittifak kurması düşünülemez. Ancak “normalleşme”nin gereği olarak, Türkiye’nin çıkarları ve güvenliği noktasında dayanışma içinde olunabilir. Olması gereken de budur zaten. 

Ak Parti İktidarından kurtulmanın gereği olarak, Cumhur İttifakı’nda bir “gedik” açma çabaları son dönemde adeta gözümüze sokuluyor. Cumhur İttifakı’nın dağılmasının bir erken seçim anlamına geldiğini de bilmek için müneccim olmaya gerek yok. Hem Devlet Bahçeli’nin, hem Erdoğan’ın üst üste yaptığı açıklamalar Cumhur İttifakı’nın yoluna devam edeceğinin işaretleri. Erdoğan’ın, Ak Parti-CHP ittifakı iddiaları ile ilgili altını çizerek  söylediği; “CHP ile ittifak olmaz, normalleşme olur” sözleri de siyasi aklın gereğidir. 

ÖZGÜR ÖZEL’İN ERKEN SEÇİM ÇIKIŞI

31 Mart seçimlerinin ardından; “Erken seçim çağrısı yapmayacağız” diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şimdi; “Bir buçuk yıl sonra erken seçim olacağını düşünüyorum” diyor. Özgür Özel, aslında CHP Genel başkanlığında ve siyasi yolculuğunda, toparlanmak ve zaman kazanmak istiyor. Aksi halde CHP’nin içindeki kurtlara yem olacağını biliyor. 31 Mart sonrası, bir erken seçim çağrısı yapmaması ve yapmayacağını açıklaması akıllıcaydı.

Ayrıca CHP’yi 31 Mart seçimlerinde birinci parti yapan oyların, DEM Parti’den ve İyi Parti’den gelen emanet oylar olduğunu zaten kendisi itiraf etmişti. Yeni bir seçimde bu oyların “çantada keklik” olmadığının da farkında. Oylar kendi partilerine döndüğünde CHP’nin elinde kalacak olan yine yüzde 25’tir. Özel’in bir buçuk yıl sonrasını işaret etmesi ise ayrıca anlamlı. Bir buçuk yıl sonra, iktidarın daha fazla yıpranacağına inanıyor olmalı. Ancak Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimi ve gidişat bir buçuk yıl sonra enflasyonun tek hanelere düşeceğini gösteriyor. Bu durumda enflasyonu ve hayat pahalılığını bitirmiş bir iktidarın karşısında Özgür Özel’in ne şansı olabilir?

HAKAN FİDAN’IN PATRİKHANE TEPKİSİ

15-16 Haziran’da İsviçre’de yapılan Ukrayna Barış Zirvesi bildirisinde Patrikhane’nin de yer alması çok tartışıldı. Sanki Türkiye, zirveye bunu bilerek katılmış ve kabullenmiş gibi yansıtıldı. Oysa durum hiç böyle değil. Zirveye 20’den fazla uluslararası dernek ve STK davet edildi. Patrikhane de bunlardan biriydi. Türkiye’nin adı ortak bildiriye eklendiğinde Fener Rum Patrikhanesi’nin ismi ortak bildiride yoktu. Patrikhane’nin ismi zirve ortak bildirisine toplantının bitiminden günler sonra eklendi. Dışişleri Bakanlığı buna anında tepki gösterdi ve İsviçre makamları Patrikhane’nin isminin yer almadığı yeni bir liste yayınlamak zorunda kaldı.

Hakan Fidan’ın tepki gösterdiği bir başka konu ise şuydu; Fidan, gıda güvenliği konulu panele moderatörlük yapacaktı. Ancak toplantıdan bir gün önce panele İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de davet edildiği ortaya çıktı. Bunun üzerine Hakan Fidan, Zirve’nin ana oturumunda konuştuktan sonra salondan ayrıldı. Kendisinden sonra söz olan konuşmacıları dinlemedi ve o akşam yapılan diğer faaliyetlere de katılmadı. Fidan, Pazar günü eş moderatörlüğünü yapacağı panele katılmaktan da vazgeçti ve Türkiye’ye döndü.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Burcu Kara

28 Haziran 2024 22:03

Vatandaşın derdi ne yumuşama ne normalleşme. Hala bunu idrak edemiyorsunuz. Asgari ücretli emekli nasıl geçiniyor umurunda değil.

Muhiddin buruk

28 Haziran 2024 21:54

İster normalleşin ister yumuşayın ne yaparsaniz yapın ilk seçimde baraj altında kalacaksınız. İngilizden ne kadar korkuyorsanız sesiniz çıkmıyor. Vatandaş bu zulmü unutmayacak. Mecliste akp MHP oylarıyla reddedilen kanun tekliflerini yazabiliyor musun. Halkın yararına bir kanun çıkarmıyorsun. Emeklinin asgari ücretlinin durumu sizi hiç ilgilendirmiyor. İktidar herşeyi ingilizin eline bırakmış kenardan seyrediyor. Bu düzen böyle gitmez. Erken seçim yapılmalıdır.

Sabri

28 Haziran 2024 21:46

Türk siyasetinde hiç bir zaman normalleşme olmadı bundan sonra da olmaz

Reis Sevdalısı

28 Haziran 2024 13:51

zillet ittifakına bağlı tüm partiler kapatılıp AK Parti devlet partisi olmadan ( komünist ve tek liderle yönetilen ülkelerde olduğu gibi) normalleşme sağlanamaz. MHP ise bu sistemde denetleyici olarak görev almalıdır. iki partiden fazlası, hele bir de görüşler farklıysa zulümdür, fitne çıkar.

Hüseyin

28 Haziran 2024 12:33

CHP yine ayak oyunları peşinde Güya Özgür Özel Filistin’i ziyaret edecekmiş Hamas‘a terör örgütü diyen Özgür Özel Filistin‘i ziyaret etse ne olur etmese ne olur

CHP ile normalleşme mümkün mü?

28 Haziran 2024 08:10

Normalleşme adı altında kendine prim yapmak şirinlik taslamak normalleşme normal bir parti ile yapılır,yani milli çıkarlarda ortak olma taviz vermeme bu durum partiler üstü iken CHP milli duygu ve menfeatleri HİÇ e saymaktadır!Ortağı PKK(DEM) olan bir yapılanma ile birlikte yol alıp Türkiyenin menfeatine değil PKK nın menfeatine savunma yapıp en önemlisi tezkere krizine sebeb olan bir parti hangi konuda normalleşir?CHP normalleşmesi kendi arzu ve istediklerini hükümete yaptırmaktır,yaptırabilmektir böylece prim yapmaktır o böyle anlıyor siz ne anladınız ki?CHP nin hükümete hangi konuda katkısı var?hangi konuda uzlaşıyor?terörle birlikte hareket eden nasıl uzlaşacak?

Okur

28 Haziran 2024 06:50

Esas baskı, MHP tarafından AKP ye uygulanıyor olmasın.

Dag

28 Haziran 2024 05:43

Fidan veya TC katilmadigi icin onlarda cok uzulduler, butun planlarini ve geleceklerini etkiledi. Ben oradaydim, sevindiler bile problem cikmaz diye.

Latif Şimşek Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle