Mute savaşı
Miladi 627 yılında Müslümanlarla Sasani Hristiyanları/Bizans Ordusu arasında çok dehşetli fakat aynı zamanda siyasetli bir savaş yapıldı: Mute…
Taraflar; Müslümanlar 3000, Bizans ordusu ile Hristiyan Arap Kabileler 100 veya 200.000 idi. Savaş ise Medine’den uzakta, Lut Gölü Havzasına yakın bir yerde yapıldı.
Peygamberimiz İslam Ordusunu Mute’ye gönderirken adeta olacakları haber vermekteydi. “Size kumandan olarak Zeyd.b. Harise’yi tayin ediyorum. O şehit olursa sancağı Cafer b. Ebutalip alsın. O da şehit olursa Abdullah b. Revaha… O da şehit olursa kumandanınızı aranızdan seçin!...”
Dediği gibi de oldu; sırayla Zeyd. Cafer, Abdullah (radıyallahü anhüm) şehit oldular. Sıra seçilecek kumandana gelmişti.
Halit b. Velid de yakın zamanda Müslüman olmuştu. Fakat çok güçlü bir komutandı.
Onu seçtiler. Sancağı ona verdiler.
ŞİMDİ SİYASET ZAMANI
Müslümanlar sahada da masada da güçlü iseler hep her türlü kazandılar. Sahada kaybetti iseler masanın pek bir önemi kalmıyor. Sahada kazanıp masada kaybetti iseler inkıraz…
Her ikisinde de kaybetti iseler esaret başladı demektir.
Halit b. Velid, sağdaki askerleri sola, soldaki askerleri sağa… Geridekileri ileri ileridekileri geri aldı. Ne zaman? O günün akşamında… Karanlıkta… Düşmanın haberi yok.
Ertesi sabah cesaretle siyaset Müslümanlarda, tehekkür ve taaccüp düşmanda.
“Eyvah! Bunlara gece takviye gelmiş!”
Türk Siyasi hayatında Rahmetli Menderes, Özal, Erbakan çok cesurane bir tavır ile Türkiye’yi yönettiler. Yönettiler lakin üçü de bedel ödedi. Yaptıkları doğruydu ama başka doğrular da vardı:
Tayyip Erdoğan cesarette onlardan aşağı kalmadığı halde ilmi siyaseti cesaret unu ile yoğurdu. Bir CEYASET hamuru haline getirdi. Öndekileri arkaya arkadakileri öne!..
Buna ihtiyaç vardı. Böyle bir Ceyaset’e ihtiyaç vardı. Çünkü eğer Ceyaset göstermeseniz vesayetçiler her zaman galip geliyorlardı.
Evet, halkın belki yarısından bir fazlası destekledi hükümeti ama vesayetçilerin ellerindeki ciheti askeriye, adliye, sermaye, STK, yerleşmiş teamüller ve geçmişten beri gelen tevehhüm iktidarın elini kolunu bağlayabilirdi. Nitekim eski alışkanlıklarını hortlatmak istediler de lakin bu sefer komutan değişmişti! Sağdakini sola soldakini sağa…
Eski çanlar yine yerinde duruyor fakat zangoç bu sefer çanın ipini çekemiyordu!
İp kopmuştu!
Haç devrilmişti!
Ordu Mute’den zaferle döndü. Manevi ve büyük bir moral bulmuşlardı. Artık devleri de yenebilecek güçte idiler lakin anlaşıldı ki; silah ve pazu gücü… Evet.
At, deve… Evet.
Talim ve eğitim… Evet.
Fakat ilmi siyaset de ilmi siyaset…
Hamaset değil; İlmi Siyaset.
Yani CEYASET vesselam.