• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI

Türk tefekkür dünyasının mümtaz ismi merhum Erol Güngör

10 Mayıs 2026
A


Yaşar Değirmenci İletişim: [email protected]

Türk tefekkür dünyasının mümtaz ismi merhum Erol Güngör

Yaşar Değirmenci

Türk tefekkür dünyasının mümtaz ve özgün isimlerinden birisi hiç kuşkusuz Erol Güngör’dür. 24 Nisan 1983 yılında, henüz 45 yaşında vefat eden Güngör için ölümünden hemen sonra ve aradan geçen 43 yıl boyunca nice yazılar ve kitaplar yazılmış; organizasyonlar tertip edilmiştir. Bizim de fikrî ve kültürel bakımından yetişmemizde çok emeği vardır. Kitaplarının tamamını not alarak, çizerek, işaretler koyarak okuduğum gibi Kubbealtı’nda Cuma günü akşamları, Ahmet Kabaklı hocamızın Edebiyat Vakfı’ndaki sohbetleri, Bazen İstanbul Üniversitesindeki konuşmaları bizi zihnî ve fikrî bakımdan doyuruyordu.


Erol Güngör hocamızın “Tarihte Türkler” kitabını okurken üçüncü bölümünün başlığı da dikkat çekici “Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye” Kitabın sonuna da yirmi sayfa Osmanlı İmparatorluğu’nda Kültür ve Medeniyet kısmını yazamadan vefat etmiştir. Vefatından sonra diğer kitaplarından mevzu ile ilgili bazı paragraflar, cümleler konarak çok önemli eksiklik giderilmiştir. Kütüphanemdeki diğer kitaplarını tekrar gözden geçirirken Erol Güngör neden hâlâ önemli? (Dr. Yunus Şahbaz/Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi) Bu başlıklı özet yazı da dikkatimi çekti. Bu yazıdan bazı paragraf ve cümlelerle yazımı bitirirken değerli okuyucularımdan da hocamızı rahmet, minnet ve şükranla dualarla hatırlamalarını ve kitaplarıyla da buluşmalarını istiyorum. 


 

“Erol Güngör neden hâlâ önemlidir?” sorusu Güngör’ün dikkat çektiği meselelerin hâlâ cari ve can yakıcı olmasıyla ilgilidir.Güngör’ün kendi döneminde aydınlar ve üniversite üzerinden yaptığı tahliller, dikkat çektiği sorunlar günümüzde ilkokul çağındaki çocuklarımızın sorunlarına kadar inmiştir. Son yıllarda da Erol Güngör üzerine olan alâkanın tekrar arttığı gözlemlenmektedir. Özellikle 2026 yılı Erol Güngör anmalarının ve sosyal medyada Güngör üzerine paylaşımların daha fazla yoğunlaştığı bir yıl oldu.

Bu ilgiyi neyle ve nasıl açıklamak gerekir? Şurası açık bir gerçek ki, Erol Güngör hakkında çokça konuşulan, özlemle anılan bir isim olmasına rağmen nispeten az okunan bir isimdir.



Bu durumun ilk sebeplerinden birisi Güngör’ün kitaplarının Türk düşünce dünyası açısından yoğunluklu metinler olmasıdır. Diğer sebebi de Güngör’ün ilk kitabının yayımlamasının üzerinden 51; son kitabının yayımlamasının üzerinden ise 44 yıl geçmesidir. Dolayısıyla hemen tüm kültür tüketim nesnelerinin mümkün mertebe kısa, sesli ve görsel unsurlara indirgendiği günümüz dünyasında insanların fikren yoğun kitapları okuması daha da zorlaşmaktadır. Bunu bir mazeret olarak değil; durum tespiti olarak kabul etmek gerekir.


 

Bir diğer sebebi de Güngör’ün çok fazla sloganik yazmamasıdır. Diğer birçok isimle karşılaştırıldığında kısa, akılda kalan sloganlara Güngör’de çok fazla rastlanmaz. Bu yüzden de hele de bir sosyal medya gönderisinde ihtiyaç duyulan hususlar, Güngör külliyatında nadir bulunur. Dolayısıyla Güngör’ün fikirlerine başvurmak, için eserlerini okumak gerekir. Ne yazık ki, bu da her geçen gün azalıyor. Diğer taraftan Güngör’ün başta kültür olmak üzere Türkiye’nin meselelerine dair fikirleri hâlâ orijinalitesini ve güncelliğini korumaktadır. Belki de onun tekrar yoğun bir şekilde gündeme gelmesinin esas sebebi budur. Özellikle kültür meselesi Güngör nazarında oldukça kıymetli bir meseledir ve bizzat kendisi tüm yazdıklarının esas amacının çağdaş bir Türk milli kültürü kurmak ve bunun yollarını aramak olduğunu söyler. Kültür canlı-kanlı hayatın her alanına sirayet eden dinamik bir olgudur.


 


Türkiye’nin bir milli kültür kurmasını icbar eden sebepler değişmiş olabilir ancak bu gereklilik hâlâ caridir. Güngör’ün temel çıkış noktası, bu ülkenin sorunlarını, Türk modernleşmesinin problemlerini yine bu ülkenin dinamiklerine ve birikimine yaslanarak çözmektir. Kendisinin milliyetçi çizgide bir aydın olmasına rağmen İslâm’ın Bugünkü Meseleleri gibi bir kitap yazmasının sebebi hikmeti budur.

Zira Güngör 1980’lerde sıhhatli bir modernleşme yaşayamayan ve bu yüzden de yükselişe geçen İslâmî hareketleri görmüş; bu hareketlerin bir şekilde Türkiye’ye de sirayet edebileceğini öngörmüştür.


Türkiye’nin de din konusu başta olmak üzere, birçok noktada sağlıklı bir modernleşme yaşamadığını bildiği için bu hareketlerin Türk tefekkür dünyasına ve toplumuna sirayet edebileceğini ve Türkiye’nin meselelerinin farklı başkentlerdeki uyanış hareketleriyle çözümlenmeye çalışılacağını düşünmüş olmalıdır. Bu sebeple Güngör, kısaca, din ve modernleşme sorunları başta olmak üzere, “Türkiye’nin sorunlarına Türk aydını ve uleması çareler üretmelidir” demektedir. Ayrıca hocamız bugünleri görürcesine “doğru teşhis doğru çözüm” bulmuş ve yazmıştır.


Kültürel sorunlara ve kültür değişmelerine ilişkin çözüm büyük oranda Güngör’ün çizdiği noktada durmaktadır. İster sözlü, yazılı ister görsel düzeyde olsun kendi millî/kültürümüzden uzaklaşılırken Güngör de isabetli bir şekilde teknoloji düşmanlığına savrulmaz. Kültür ve medeniyet unsurlarının birbirinden bağımsız olmadığını savunur. Gerek medeniyet gerek teknolojik unsurlar bakımından Güngör için aslolan, yerli bir milli kültürün kurulması ve bu unsurların milli kültür süzgecinden geçirilerek yerli kültüre intibak ettirilmesidir. O halde yerli ve güçlü bir milli kültür olmadığı sürece başta gençlerimiz ve hatta çocuklarımız olmak üzere tüm toplumun kültürel bir erozyona uğraması kaçınılmazdır.


Dolayısıyla, “Erol Güngör neden hâlâ önemlidir?” sorusu Güngör’ün dikkat çektiği meselelerin hâlâ cari ve can yakıcı olmasıyla ilgilidir. Güngör’ün kendi döneminde aydınlar ve üniversite üzerinden yaptığı tahliller, dikkat çektiği sorunlar günümüzde ilkokul çağındaki çocuklarımızın sorunlarına kadar inmiştir. Dil, kültür, eğitim gibi konularda milli kültürü inşa ve tahkim edici politikalar geliştirme şarttır. Yaşadığımız elim hadiseler de bu inşa sürecinin ne kadar acil ve gerekli olduğunu ispat etmiş bulunuyor. Erol Güngör’ün tekrar gündeme gelmesi de bu inşa sürecinde başvurulabilecek en önemli referans metinleri kaleme almış olmasından kaynaklanıyor.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23