Vatan Müdafaasında Aile ve Nüfus
Vatan Müdafaasında Aile ve Nüfus
Recep Öncel
Mili Savunma Üniversitesi ve İstanbul Aile Vakfı iş birliğiyle düzenlenen IV. Uluslararası Aile Sempozyumu ‘Vatan Müdafaasında Aile ve Nüfus’ konusuyla 8 Mayıs 2026 tarihinde, Milli Savunma Üniversitesi Beşiktaş adresinde gerçekleştirildi.
Öncelikle hem Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğünü hem de Aile Vakfı Başkanlığını bu hayırlı girişimlerinden dolayı tebrik ederim.
Biz İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği tarafından, 2025 Aile Yılı vesilesiyle basımı yapılan ‘Evlilik ve Aile Kitabımızda; Evlilik müessesesi ve Aile kurmanın önemine’ işaret ettik ve bu konunun bir Milli Güvenlik Meselesi olduğu söyledik.
2025 yılına ilaveten şimdi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, 2026-2035 döneminin Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak ilan edilmesi bu konunun ne kadar önemli olduğunun devlet katında tescili anlamına gelmektedir.
Geçmişte bu ülkede çok büyük yanlışlar yapıldı;
1-Malum 1960 yıllardan itibaren Türkiye’de nüfus planlaması, millete dayatılmıştır. Devlet eliyle nüfus planlaması teşvik edilmiştir.
2-Eğitim ve kültür emperyalizmi yoluyla, evliliğin kötü bir şey, gayri meşru ilişkilerin daha iyi olduğu algısının topluma lanse edilmesi ile insanlar etkilenmeye çalışılmıştır.
3-Neticede gelinen noktada, maalesef nüfus artış hızı kritik nokta olan 2,1’in altına düşmüştür.
Evet, her fırsatta çağdaşlık diyen, dindar insanlara hakaret eden, pornoma dokunmayın, istediğimi yaparım diye pankart açanlar, bugün karşılaştığımız sorunlar karşısında bir şey söylemiyorlar ve pek ortada görünmüyorlar.
Bakınız, bugün ekranlarda, sosyal medyada her alanda, bu milletin değerlerine taarruz vardır ve hız kesmeden devam etmektedir.
Bizler çok uyanık olmak zorundayız.
Türk insanının büyük tepkilerine aldırmadan hala LGBT teşvik edilmekte, her türlü ahlaksızlık normal gösterilmeye çalışılmaktadır.
Siyonist yapı İsrail’de nüfus artışını teşvik etmekte, ama Müslüman ülkeler özellikle ideolojilerine en büyük engel olarak gördükleri Türkiye’de, algı operasyonları yapmaktadırlar.
Gavur gavurluğunu yapıyor.
Örnek olarak Bosch firması yaptığı reklamda ‘köpek analığı’ temasını işledi.
Daily Maile göre; çocuk sahibi olmak mutluluk getirmiyor.
BBC ise; sadece Türkiye’de anneliği tuzak olarak gösteriyor.
Oysa veriler tam tersi bir durum olduğunu gösteriyor.
Bu algılara karşı açıklama yapan Aile Bakanımız Sayın Göktaş; aile olmanın birlikte paylaşmanın insan hayatına değer kattığını ve bunun araştırmalarla tespit edildiğini; ifade etmiştir.
Bizde boş durmuyoruz.
TBMM’de sosyal medya ile ilgi düzenlemeler yapılıyor.
Hükümet bu konuda çok çalışıyor.
Ancak, meseleyle ilgili olarak, daha kapsamlı işler yapılmalıdır.
Aile, İçişleri, Mili Eğitim, Adalet Bakanlıkları, RTÜK, TRT gibi kurumlar daha bir organize olmalıdır.
Üniversitelerimiz, Sivil toplum kuruluşlarımız da gayret ediyorlar.
Bu çerçevede İstanbul’da düzenlenen sempozyumda, güzel konulara temas edildi.
Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu yaptığı açıklama da;
‘Genç nüfus olmazsa, savaşacak insan bulamazsınız!
Türkiye savunma sanayi muhteşem işler yaptı. Baykar, Roketsan, Aselsan gibi firmalar çok gurur duyulacak işler çıkardılar.
Peki, bu silahları kim kullanacak?
Son zamanlarında Osmanlı savaşacak asker bulamadı. Yani genç nüfus olmazsa, savaşacak insan olamaz! Yabancılara silahları verip kullandıramazsınız.
Türkiye bir kâbusa gidiyor.
Allah göstermesin, bir savaş görseniz belli bir miktar kaybınız olur, ama toparlarsınız. Ama nüfus kaybını, toparlayamazsınız.
Bu iş ‘kafanıza atom bombası yemekten daha tehlikeli; diye değerlendirme yaptı.
Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık ise, geçtiğimiz günlerde bir çağrıda bulundu;
‘Gençler yuva kurun!’ dedi.
Yaptıkları araştırmalara göre; evli çiftlerin ve çok çocuklu kişilerin kendilerini daha huzurlu güvenli hissettiklerini; söyledi.
Buna karşılık kaygı yaşayanların bekârlar ve yüksek eğitimli kişiler olduğunu, ifade etti.
Evlenin, ocakların tütmesi sizin evliliğinize bağlıdır.
İstiklal marşımız ‘Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak,
Sönmeden yurdumun üstünde, tüten en son ocak’ diyor.
Bayrağın göklerde kalması, sizin aile kurup çocuk sahibi olmanıza bağlıdır.
Eğer çocuk yoksa, devlete gerek yoktur.
Eğer çocuk yoksa, tapuya gerek yoktur.
‘Gençler evlenin, bu devleti milleti ve insanlığı ayakta tutun’, dedi.
Evet, acil olarak;
1-Eğitim, kültür ve milli şuur seferberliği ilan edilmeli,
2-Hibe programlarıyla, evleneceklere ciddi ekonomik destekler verilmelidir.
Türkiye artış nüfus problemini çözmelidir.
Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır!