• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

Beyler kendinize gelin!.. Özgür boş arabaya mı binsin?

10 Mayıs 2026
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

Beyler kendinize gelin!.. Özgür boş arabaya mı binsin?

Murat Alan

Son dönemde CHP’yi yerle bir eden yolsuzluk skandalları, partinin yıllardır gizlemeye çalıştığı çürümüş yapıyı gün yüzüne çıkarıyor. 

Büyükşehir belediyelerindeki rant iştahı, genel merkezdeki karanlık para trafiği ve “halkçı” maskesi altında yaşanan lüks düşkünlüğü, artık ne nutuklarla ne de “kumpas” yalanlarıyla örtülemiyor. Antalya’dan Uşak’a, Meclis koridorlarından İstanbul’a uzanan itiraf zinciri, Özgür Özel ve ekibinin içinde bulunduğu durumu ortaya koyuyor. Bu, sadece birkaç belediyenin sorunu değil; CHP’nin sistematik ahlaki çöküşüdür.


 

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında etkin pişmanlıkta bulunan Mustafa Gökhan Böcek’in ifadeleri, skandalı doğrudan partinin tepesine bağlıyor. Böcek, babası Muhittin Böcek’in adaylığı için Veli Ağbaba’nın kendisinden 1 milyon Euro talep ettiğini, bunu “Özgür Özel’in talimatıyla, adaylık ücreti gibi düşün” diyerek ilettiğini anlatıyor. Parayı sırt çantasında CHP Genel Merkezi’ne taşıdığını, 6. katta ismini bilmediği birine teslim ettiğini ve Ağbaba’nın telefonla teyit ettiğini iddia etti. Manisa’daki benzin istasyonunda Özel ile Böcek arasında iddia edilen yüklü para trafiği de cabası. Savunma “kumpas” diye bağırıyor ama en yakınlarından çıkan itirafçılar art arda konuşmaya devam ediyor. 


 


Yargı süreci sürüyor; ancak bu iddialar, CHP’de adaylığın “soğuk cüzdan” pazarlığıyla alındığını gösteren utanç verici bir tablo çiziyor.

Biz gazeteciyiz, dürüst olmalıyız.. Bu sebeple karşılıklı beyanları verelim..

Veli Ağbaba iddiaları reddediyor, Gökhan Böcek’i sadece cezaevi ziyaretinde gördüğünü söylüyor. Tamam da aklımızı kurcalayan bir şey daha var..

Peki 2024 öncesi Meclis’teki o rezillik? 


Ordu Milletvekili Seyit Torun’un odasında market poşeti içinde bulunan 250 bin dolar nakit para?! Kulislerde paranın Veli Ağbaba’ya ait olduğu konuşulmuştu. Ağbaba o günlerde “Kamera incelensin, para bana aitse istifa eder, kafama sıkarım” resti çekmişti. Kameralar incelendi mi? Para kimin çıktı? 

Bu iddiaların odağında neden hep aynı isimler var? Aklımda deli sorular… 


 

CHP’nin tipik sessizliği ve unutturma taktikleri devreye mi girdi? 

Bu tür “poşet siyaseti”, partideki para trafiğinin ne kadar köklü ve pervasız olduğunu gösteriyor.

Asıl utanç verici manzara Uşak’ta patlak verdi. Tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve makam şoförü Murat Altınkaya’nın etkin pişmanlık ifadeleri, Özgür Özel’in lüks düşkünlüğünü gözler önüne seriyor. Yalım, Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 makam aracının VIP iç dizayn ve dönüşüm işlemleri için 170 bin Euro + KDV harcanarak Uşak Belediyesi’ne bağlı Sosyal Tesisler şirketi kasasından ödendiğini itiraf ediyor. TL karşılığı 9 milyon!..


Araç İstanbul’daki D.. Oto’da baştan sona lüks hale getirilmiş, fatura belediye iştiraki üzerinden kesilmiş. 

Halka “yokluk, açlık, darlık” nutukları atan genel başkan, Uşak halkının vergileriyle kendi aracını adeta saraya çevirmiş. 


 

Bu, CHP zihniyetinin özeti.. Halkın parası onların cebinde, lüksleri halkın sırtında.

Önceki akşam Özgür Özel’in iddialara verdiği yanıt, tam bir pişkinlik abidesiydi. 

“Bir kamu zararı varsa öderiz. Devletin bu cebinden alınır öbür cebine girer. Bu partinin geliri de devlet tarafından veriliyor” diyerek hem ifşaatta bulundu hem de adeta saçmaladı. 

Yalanlamaya çalışırken kabul etti… 

Belediyenin kasasından çıkan parayla lüks aracı süsletmiş, şimdi de “zarar varsa öderiz” diye geçiştiriyor. 

Bu cümleler, CHP’nin halka bakışını net ortaya koyuyor. 

Onlar için 170 bin Euro “sakız parası”, halkın vergileri ise cepten cebe aktarılan sıradan bir oyundan ibaret. 


 

Ne yani fabrikadan çıktığı şekilde binsin adam makam aracına.. 

Bugün Uşak yarın Antalya, bir başka gün İstanbul öder 170 bin Euro’yu.. 

Bu adamlar ikide bir de Bülent Ecevit’in Kartal marka aracından bahseder..

Utanç verici bir pervasızlık değil mi?

Antalya ve Uşak tek vaka da değil. İstanbul ve diğer CHP’li belediyelerde ihale yolsuzlukları, rüşvet skandalları ve kayıt dışı para akışları itirafçılarla her geçen gün büyüyor. 

Adaylık pazarlıkları, kurultay delegelerine yapılan maddi vaatler, genel merkezin sürekli para talepleri partiyi kangrene çevirmiş durumda. 


 

Teleferik faciası gecesi lüks yatlarda eğlenmelerden, mezar başında rakı dökmelere, genel merkeze para teslimatlarından Meclis odalarındaki dolar poşetlerine uzanan tiksinti verici bir manzara var ortada.

CHP, yıllardır “temiz siyaset”, “halkın partisi”, “şeffaflık” diye nutuk atıyor. Gerçekte ise yerel rantı yağmalama iştahı, “bizden olanı koruma” refleksi ve iktidar hırsı her türlü ahlaki sınırı yok etmiş. İtirafçıların ardı arkası kesilmiyor; her yeni ifade partiyi daha derin bir bataklığa gömüyor.

Taban hızla kaçıyor, itibar yerlerde sürünüyor.. 

CHP’de ne şeffaflık var ne de hesap verebilirlik. 

Nutuklarla, maskelerle, “halkçı” pozlarla temiz siyaset olmaz. Somut şeffaflık, radikal temizlik ve gerçek hesap verebilirlik şart. Aksi takdirde geriye sadece “şok ifşaat” manşetleri, eriyen itibar ve halkın derin nefretinden başka bir şey kalmayacak. Selametle..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23