Bugün Anneler Günü; Anneler sevinsin, 385 aile sevinsin
Bugün Anneler Günü; Anneler sevinsin, 385 aile sevinsin
Ali Karahasanoğlu
Bugün 10 mayıs, Anneler Günü..
Kaynağı şudur, budur..
Ayrı konu.
Bizim inancımızda, cennet, annelerin ayakları altındadır, dolayısı ile annesinin gönlünü alamayan, cenneti zor görür, sonuçta da anne sevgisini/saygısını bir güne indirmek mümkün değildir, eyvallah..
Ama tüm dünyada ve Türkiye’de böyle bir gün kutlaması yapılıyorsa..
İnancımızı da terketmeksizin..
Bu günü kutlayanların, anlamlı hangi mesajı vermeleri gerektiği hususunda bir teklifim var..
Direkt gireyim..
Terör örgütü PKK, Diyarbakır Anneleri’nin çocuklarını bıraksın..
Bugünün anısına, terör örgütünün elindeki çocuklar bırakılsın ki, anneleri sevinsin..
DEM bu konuda elini taşın altına koysun..
Yok öyle, “statü, mtatü” talepleri ile, “Bunu da verin, bunu da verin” talepleri ile işi yokuşa sürmek..
Doğruyu söyleyelim..
PKK terör örgütünün, 1,5 yıldır silahlı saldırı düzenlememesi önemli..
Bu saldırı yapılmayan dönemi tekrar tekrar hatırlatalım..
Ulusalcıların tüm karalamalarına rağmen, eğer 15 yıldır PKK saldırılarında askerimize, polisimize, sivillerimize yönelik bir kurşun gelmiyorsa..
Bunun arkasında kim var ise..
Sayın Devlet Bahçeli’nin çakma milliyetçilerden bel altı saldırıları dahi göze alıp, PKK’nın silah bırakması karşılığında, devletin de bazı adımları atması gerektiği çağrısı çok önemli..
DEM’lilerin, düne kadar sürekli tahrik niteliğinde yaptıkları açıklamalara son vermeleri çok önemli..
Ama..
Artık somut adımların da atılması gerekir..
Somut adımlara, bir yerden başlanması gerekir..
O somut nokta, Diyarbakır annelerinin bekledikleri çocukların, terör örgütü tarafından bırakılması olabilir..
Bu çağrımıza, öncelikle DEM’lilerin.
Gerçekten barışta samimi iseler..
Önce DEM’lilerin destek vermesi gerekir..
Ardından, “Barış barış barış” diyen akademisyenler, meslek odaları yöneticilerinin de destek vermeleri gerekir..
Devletten bir şeyler istemek kolay..
Şu kanun çıksın, bu kanun çıksın demek..Statü istemek kolay.
“Benim statüm ne ki, ben sorunu çözeyim” diyerek, kendisine bir şeyler verilmesini istemek, sonrasında adım atılacağını söyleyip, ortalığı kızıştırmak kolay..
Yollayacağınız topu topu 385 genç..
Evet, Diyarbakır’da HDP il binası önünde 3 Eylül 2019’da başlatılan oturma eyleminin, dün 2441’inci günü idi..
Daha önce 77 aile, bu oturma eylemi sırasında, ailelerine kavuştular..
Şu an oturma eylemine devam eden, destek veren 385 aile var..
Ki bunların büyük kısmının da, yoğun olarak suçlara katılmadıkları, sadece terör örgütüne katılma suçunu işledikleri biliniyor..
Ailelerine döndüklerinde, ifadeleri alınıp, büyük ihtimalle, suç işlemedikleri tespit edilme şartı ile, serbest kalacaklar..
Ki, bir yıl önce, sembolik olarak silahları da yakmış olan PKK’nın, bu adımı atmasında, hiçbir zararları yok..
Karşılarında koca bir devlet var..
O devlete kurşun sıktıkları için birinci suç kendilerinde..
Çözüm sürecinde siyasi iktidarı yarı yolda bıraktıkları için, ikinci suç da kendilerinde..
O zaman, ağır suçlarını hepten affettirmek olmasa da..
Cezalarında indirim dahil, daha lehlerine şartların oluşması için, bu fırsatı kaçırmamaları gerekir.
Anneler Günü’nde, çocuklarını bekleyen 385 aileyi sevindirmeliler..
Bu vesile ile, o ailelere bugüne kadar destek vermeyenlere de bir hatırlatma yapmalıyız..
İBB başkanlığı döneminde, Ekrem İmamoğlu defalarca Diyarbakır’a gitti..
Ama, HDP ile arasının açılmaması için, Diyarbakır Anneleri’ni ziyaret etmedi..
2023 sonuna kadar İyi Parti’nin başında olan Meral Akşener, kendisi de bir anne olduğu halde, o güne kadar bir defa olsun, Diyarbakır Anneleri’ni ziyaret etmedi..
Meral Akşener yerine genel başkanlık koltuğuna oturan Müsavat dervişoğlu da, ziyarette bulunmadı..
Hatta İyi Parti milletvekillerinden hiçbirisi, ziyarette bulunmadı.
CHP’nin eski ve yeni genel başkanları.. Kemal Kılıçdaroğlu da, Özgür Özel de, Diyarbakır Anneleri’ni ziyaret etmediler..
CHP’li kadın milletvekilleri..
Kendileri de birer anne olan CHP’nin milletvekilleri..
Sessizlikleri 2441 gündür sürdürüyorlar..
DEM’li milletvekillerini söylemeye gerek yok..
Onlar, en başından bu yana, Diyarbakır Anneleri’nin, oturma eylemine karşı çıktılar..
Bırakın ziyaret etmeyi, onlarla dayanışma içinde olmayı, başka herkese hak gördükleri oturma eylemi, protesto hakkını, Diyarbakır Anneleri’ne çok gördüler..
Cumartesi Anneleri’nden de bir heyetin, Diyarbakır Anneleri’ni ziyaret etmelerini isterdim.
Gerçekten de, bu ülkede faili meçhul cinayetlere eşlerini, çocuklarını, babalarını, hatta annelerini, kızlarını, bacılarını verenler, Diyarbakır Anneleri ile dayanışma içinde olma konusunda, en gayretli insanlar olmalıydılar..
Ama solcular öyle politize olmuşlar ki..
Kendileri ile ittifak yapan sağ cenahtaki isimleri de politize ettiler..
Ve taleplerinde yerden göğe kadar haklı olan Diyarbakır Anneleri’ne, SP’den, Gelecek Partisi’nden ve DEVA’dan bile bir destek ziyareti göremedik..
Dün ne oldu ise oldu..
Bugün artık adım atılmalı..
Devlet Bahçeli’nin attığı adımlara bir vefa borcu olarak.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecine verdiği emeğin istismar edilmediğini göstermek için..
385 ailenin çocukları, hemen bugün, sınırdan Türkiye’ye teslim edilmelidir..
Kandan beslenmediklerini, bazı yanlışların kendilerini bu duruma düşürdüğünü iddia edenler..
İnsani duygularla, dağdaki teröristlere daha vicdanlı davranılmasını isteyen herkes..
Bu iddialarında samimi olduklarını ispat için, “Anneler Günü’nde, 385 ailenin PKK’nın elindeki çocuklarının bırakılması” talebine destek vermeleri gerekir..
Haydi; meslek odaları..
Haydi; barolar..
Haydi; DEM milletvekilleri.
Haydi; düne kadar yaptıkları katliamların tek sorumlularının kendileri olmadığını iddia eden örgüt yöneticileri..
Bırakın o çocukları.
Terörsüz Türkiye’ye, güçlü bir adım daha atmış olalım..