Altı oktan altı ooka
Altı oktan altı ooka
Ali Akben
Değerli okurlarım her durum ve şartta dil pelesengi yapılarak cumhuriyetimizin kurucu partisiyiz üstenciliği ile millete tepeden bakan CHP’nin düştüğü, düşürüldüğü duruma ben bile üzülüyorum.
CHP’nin cemaziyelinden uzun uzun bahsederek durumdan vazife çıkarma peşinde değilim. Ancak son çeyrek asırda bizzat yaşayarak şahitlik yaptığımız bir CHP var.
Dünya fezaya giderken CHP freni ile milletimiz bırakın ileri gitmeyi maruz kaldığı ağır baskının altında inim inim inletilmiş rap rap nakaratlarıyla yerinde saymış hatta geriye doğru bile gitmiştir.
Altı oktan milletin sinesine batan en acıtıcı ok elbette lâiklik okudur. Bu ok ile milletin dini iğfal edilmiş. Din afyon olarak görülüp çağdaş uygarlığa ulaşmanın önünde en büyük engel olarak pazarlandığı için bin yıldır milletimizin çimentosu olan yüce dinimiz İslam adına ne varsa yok edilmeye çalışılmıştır.
İnkılap tarihi diye okutulan safsata tarih kitapları yazmasa da canlı tarih ve belgeler bu din düşmanı gerçekliğin açık delili olarak hâlâ karşımızda duruyor.
Başını kuma gömerek görme duyularını kaybedenlerle aklını kiraya verip üç maymun oynayarak güzelleme yapanlara Allah akıl fikir versin duasından başka söylenecek bir sözüm yok.
CHP’nin lâiklik dışında parti simgesi olan diğer okları da milletin sinesine şöyle ya da böyle batmış ama en acıtıcısı lâiklik oku olduğu için kısa bir hatırlatma yaparak bugüne gelmek isterim.
Daha geriye gitmeyerek Ecevit’ten günümüze yarım asırlık süreçte yaşananlara bakmak ve son günlerde ayyuka çıkan garabetlerden sonra CHP için yeni simge ya da simgeler ne olabilir.
Hâlâ Cumhuriyetimizin kurucu partisiyiz diyen kelli felli insanların; çapsız, kifayetsiz, muhteris, narsist, laf ebesi, demogog, hadsiz ve kendini mahalle kabadayısı sanan bir acezenin peşine takılarak partilerini düşürdükleri durumu görmemelerini anlamakta zorlanıyorum.
Özde CHP’lilere bir sözüm elbette yok ama sözde CHP’liler ve CHP itirafçı ordusunun her gün yenileri eklenen yaşanmışlıklarla ilgili rezaletleri işitmek ve buna rağmen sus pus olmak çok zor bir iş olsa gerek.
Yolsuzluk bataklığında battıklarını görüp çareyi itirafçılıkta görerek sıraya girenleri iftiracı yaftası ile yaftalamak beyhude bir çaba ve CHP’yi daha da batırmaktan başka bir işe yaramaz.
1993 İSKİ yolsuzluk ve arsızlık skandalına tepki vererek CHP’yi cezalandıran özde CHP’liler, bugün sözde CHP’lilerin dümen suyuna girerek bırakın cezalandırmayı nerede ise zil çalıp oynuyorlar.
Sorunu siyasi bir çekişmeymiş gibi gösterip milleti sokağa dökmek gibi telafisi ve affı zor bir sürece doğru maalesef gidiliyor.
CHP genel başkanı bu süreci tahkim etmek için gecesini gündüzüne katmış sadece var gücü ile çalışmıyor aynı zamanda yolsuzluk denizinde boğulan başkanların temiz olduğuna namusunu kefil edecek kadar da güvendiğini beyan ederek kendi namusunu bile işin içine katıyor.
Ana muhalefet partisinin asli görevi hükümet edenlerin yanlışlarına doğru tekliflerle destek olmak ve yanlışta ısrarı millet lehine düzeltmek olmalı ama CHP bu görevi de kötüye kullanarak muhalefet etmeyi bile beceremiyor.
CHP’nin diğer beş oku ile ilgili de yazılacak çok ama çok şeyler var. Önümüzdeki günlerde onlarla da ilgili bilgi vereceğim.
İmamoğlu’nun teslim aldığı CHP’nin altı oku nedir sorusunun acı ama gerçek cevabı bana göre;
Yolsuzluk
Arsızlık
Hırsızlık
Goygoyculuk
Laf ebeliği
Hadsizlik.
Özde CHP’li yurttaşlarımızın itiraz etmeyeceği bu simgelere başka simgelerde eklenebilir.
İstanbul’da işine toplu taşıma ile giden bir yurttaşım. Toplu taşıma bu yüke daha fazla dayanamaz acil çözümler üretilmeli. Ana yollar dahil tüm yollar ivedilikle gözden geçirilerek trafik akışı daha sağlıklı hale getirilmeli.
Kış bitti. İBB üzerindeki kara lekeyi vatandaşa hizmet yarışına girerek temizleyebilir. Başlamak bitirmenin yarısıdır.
Bu haftalık da bu kadar.