• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI

Erdoğan’ın 3 çocuk çağrısı dinlenmedi; nüfus yaşlanıyor

20 Mayıs 2024
A


İbrahim Karataş İletişim: [email protected]

 

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde ciddi bir nüfus sıkıntısı yaşanıyor. Başta Japonya olmak üzere Almanya, İtalya ve diğer birçok Avrupa ülkesinde yaşlanan nüfus sosyal hayatı ve bilhassa ekonomiyi ciddi şekilde etkiliyor. Halbuki ülkeleri ayakta tutan en önemli unsur genç nüfustur. 

Dünya yaşlana dursun, biz ülke olarak yıllar boyu hep genç nüfusumuzla övündük durduk. Hatta bir gün Avrupa birliğine alınırsak bunun nedeninin genç nüfusumuz olduğuna inandık. Ancak durum artık öyle değil. 2023 istatistiklerine göre doğurganlık oranı (kadın başına düşen bebek sayısı) 1.51 oldu. Bu oran bir önceki yıl 1.63’tü. Oysa ki doğumların ölümleri dengeleyebilmesi için söz konusu oranın 2.1 olması gerekiyor. 2001’den bu yana hızlı bir düşüş trendi var. 2001’de doğurganlık oranı 2.38 idi ve nüfusun kendini yenilemesi için gerekli oranın üzerindeydi. Bu arada 1.51 oranı ABD’nin 1.61’lik oranından bile düşük.

Eğer bu hızla gidilirse ülkemizin Almanya ve Japonya gibi ülkelerden farkı kalmayacak. Son dönemde belli oldu ki göçe karşı bir milletiz. Bu durumda kendi nüfusumuzdan da çalıştıracak birilerini bulamayınca üretimi kısmak durumunda kalacağız ve küçüleceğiz. Bu durum askeri gücümüzü de etkileyecek çünkü askerlik genç nüfusa dayalı bir meslek.

Peki bu duruma nasıl geldik? Bunun birinci sebebi modernleşen toplumun artık çocuk istememesi. Sebepler arasında geçim derdi gibi sorunlar da var ama ana sebep daha çok kişisel tercihlerle ilgili. Yoksa Japonlar ve Almanlar ekonomik gücü iyi olmalarına rağmen çocuk doğurmamazlık etmezlerdi. Ülkemize münhasır ikinci sebep ise nüfus planlaması adı altında nüfusun artışına engel olma çabalarıydı. Ülke fakirken nüfus planlaması gerekliydi diyenler çıkabilir ama ekonomik şartlar iyileştikçe nüfusun düşmesi ülkeye zarar veriyor. Mevcut durum zarar şüphesiz ki geçmişteki nüfus planlamasının sonucu olarak ortaya çıktı. 

Sokakta insanlara sorduğunuzda hâlâ nüfus planlamasını destekleyenler olacaktır. Bunlar maalesef ülkeyi bekleyen tehlikenin farkında olmayanlardır. Bir kısmı da sırf Cumhurbaşkanı Erdoğan, “3 çocuk yapın” dediği için cahilane muhalefet edenlerdir. Zaman gösterdi ki Cumhurbaşkanı bu sorunu herkesten önce görmüş ve tedbir için çağrıda bulunmuştur. Cumhurbaşkanı, öngörüsünün yanı sıra vatansever olduğunu ve ülkesi için dertlendiğini de göstermiştir. 

Ona muhalefet edenlerinse memleket meselelerine bağnazlık gözlüğüyle baktıkları anlaşılıyor. Hatırlarsınız o günlerde Cumhurbaşkanını kadın düşmanı ve kadını sadece doğuran bir insan olarak görmekle suçlamışlardı. Bilmeyen de doğum işini erkeklerden alıp sadece kadınlara yükleyerek kadın-erkek eşitliğini bozuyor sanacak. 

İşte o günkü bağnazca tutumların da kısmen etkisiyle ciddi bir nüfus sorunuyla karşı karşıya geldik. Muhtemelen yarın öbür gün sorun rahatsız edici boyuta geldiğinde bugünkü düşüncesizlik devam edecektir. Daha dün sözde bir gazeteci Arapların 2050’de Türk nüfusunu geçeceğini söylemişti. Daha önceleri de Kürt nüfusunun çoğalmasından şikâyet ediyorlardı. Erdoğan 3 çocuk çağrısı yapınca çağrıdan da şikâyetçi olmuşlardı. Korkarız ki iş yapmayıp, sadece eleştiren mezkûr kesim ülkenin ömrünü de kısaltacak. 

Diğer yandan Erdoğan’ın çağrısının hepimizce kulak ardı edildiği görüldüğüne göre hepimizin bu meselede sorumluluğu var. Böyle giderse kendi elimizle ülkemizin sonunu getireceğiz. Toparlanmak lazım ama biliyoruz ki toparlanmayacağız. Yani daha çok çocuk doğurmayacağız. Tıpkı sigara içenler gibi. Zararını bilirler ama yine de içerler.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İzmirli

Bu hale gelmemizin bir çok nedeni var. Bunlardan en önemlisi Erdoğan hükümetlerinin Kadınların evde değil de dışarı da çalışmaya teşvik edilmesi. Halbu ki evlenen çocuğu olan ev hanımlara teşvik verilseydi bu duruma düşmezdik.. .

Asım

Reis üç çocuk diyor ama sabit ücretlinin yüzde 80i yoksulluk sınırı altında, yüzde 50 si açlık sınırı altında çalışıyor. 2 çocuk için memura 380 lira yardım veriyor devlet (7 yaş üstü) Çocuk başına 200 lira yani bir öğün dışarda yemek yiyemezsiniz. Mutlu azınlık dediğim zenginlere yazmışsınız yazınızı
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23