• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

15 yaşındaki 15 Temmuz şehidinin hikâyesi

16 Temmuz 2026
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

15 yaşındaki 15 Temmuz şehidinin hikâyesi

Mustafa Armağan

10. yıldönümünü idrak ettiğimiz 15 Temmuz darbe girişimi sırasındaki şehitlerimizin en genci 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım’dı.

Hemşehrimdi Halil İbrahim yani Şanlıurfalı. İlk duyduğumdan beri aklımdan çıkmıyor hikâyesi. 

Beş çocuklu bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiş. İstanbul Bayrampaşa’da çetin bir hayat mücadelesi veren bir ailede gözlerini açmış dünyaya. Babası Bahattin Yıldırım, nâmı memleketi Urfa ile özdeşleşen Hazret-i İbrahim’in adını verdi oğluna. 

Küçük şehidimiz heyecan ve hayallerle başladığı eğitim hayatını (tıpkı benim de bir dönem yaptığım gibi) ortaokulda sonlandırmak ve babasına “evin erkeği” olarak omuz vermek zorunda kalmıştı.


 


Bayrampaşa’da bir oto galerisinde çırak olarak çalışıyormuş Halil İbrahim. 15 Temmuz 2016 Cuma günü iş çıkışında babasıyla buluşmuş, eve dönmüşler. Ailece yemeklerini yemişler. Ardından televizyonu açıp dinlenmeye çekilmişler. 

Yine sıradan bir hafta sonu başlıyor gibidir ama… Aması var.

Televizyonlar birden yayın akışlarını kesmiş, ne olduğu ilk anda tam kestirilemeyen o sıra dışı darbe kalkışması haberine kitlenmiştir. 


Baba elinde kumanda, heyecanla haber kanalları arasında gezinirken işin mahiyeti de belli olmaya başlamış. Bu bir kalkışma, bir darbe girişimidir. Daha önce 12 Eylül darbesinin kâbusuna tanık olan Bahattin Bey o an ne tür bir karanlığın yaklaşmakta olduğunu sezmiş.


Pencereden kendini sokağa atanların bağırış çağırışları duyulmaya başlamış ama ne yapacaklarına karar verememiş babası. 

Tam bu sırada Halil İbrahim ısrarla babasına “Biz de sokağa çıkalım, hadi” diye ısrar etmiş. Babası yüreği ağzında, televizyona odaklanmışken tam o sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan CNN Türk’e bağlanıp halkı kendi iradesine sahip çıkmak için sokağa davet edince hepimizin yaptığı gibi meydanlara koşmuşlar.


 

Zaman sokaklarda su, insanlar sel gibi akıyormuş. Heyecan son haddindeymiş. 

Saat gece yarısı 1’e doğru geliyormuş. Bayrampaşa Çevik Kuvvet önündelermiş.

Birkaç saniye sonra oğlu için saatlerin duracağından habersiz, insan seli arasında yürüyen ve bağırmakta olan babası birden arkasındaki ceylanın yere yığıldığını fark etmiş. Babası daha sonra gazetecilere o anları şöyle anlatacaktır:



 

“Darbecilere karşı koymak için yürürken oğlum birden yere yıkıldı. İlk başta ayağı taşa ya da bir yere takılıp düştü zannettim. ‘Oğlum, kalk dedim’ ve kaldırmak için elimi uzattım. Ancak oğlum hareketsiz duruyordu. Sonra kaldırmak için başının altına elimi koyunca elime kan geldi. O zaman vurulduğunu fark ettim. Kurşunun nereden geldiğini görmedim. Hemen kendi aracımla hastaneye götürdüm. Hastaneye götürünce ilk başta kurşunun sıyırdığını söylediler. Ancak sonra başının arka kısmına isabet ettiği anlaşıldı. Müdahale ettiler ama oğlumu kurtaramadılar…”


 

Böylece vatanının işgaline karşı yollara dökülen yüzbinler arasında şehit düşen 251 kişiden biri olan 15 yaşındaki Halil İbrahim otopsi işlemlerinin ardından Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verilmiş. Mekânı cennet, makamı âli olsun. 

Şehidimizin yokluklar içinde başlayan ve erken ama şerefli bir sonla biten hayat hikâyesinden geriye asla unutulmayacak bir acı ve iki yaş küçük kardeşiyle yarım kalmış hayalleri kaldı.


 

Ağabeyini çok sevdiğini, onunla bir kez bile kavga etmediklerini söyleyen 13 yaşındaki kardeşi Mustafa ağabeyini şöyle anlatmış: 

“Kendisiyle çok iyi anlaşıyorduk. Oynuyorduk, eğleniyorduk hatta ağabeyim ve arkadaşlarıyla birlikte geziyorduk. Ağabeyimle ortak bir hayalimiz vardı. İleride başka ülkelere gidip gezmek istiyorduk. Bunu (kalkışmayı) yapanlar ağabeyimi öldürdü ve hayallerimizi de çaldı. Ağabeyim milleti, vatanı için sokaklara çıktı. Darbecilerle savaştı. Onunla gurur duyuyorum.”


 

İstiklal Maşı şairimiz Mehmed Âkif yetişiyor yine sözün bittiği yerde:

“Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, 

O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; 

Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;...” 

Sevgili Halil İbrahim, o güzel adın ruhunla beraber şanlı semamızdaki yıldızları mesken edindi, bilesin.  

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bir Okur

Kaleminize sağlık Üstadım, yazınızla güzel şehidimizi tanımak bahtiyarlık, yetiştiren ana-babadan Mevlam razı olsun.

Kübra Nur Esenoğlu

Kaleminize sağlık üstâdım. Nice bilmediğimiz Eren Bülbüllerimiz, onbeşlilerimiz, Halil İbrahimlerimiz var. Vesilenizle yâd etme şerefine nâil oluyoruz. Allâh şehâdetlerini kabul buyursun. Yazınız şehidimizin şefaatine vesile olsun. ????
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23