• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
17 Mayıs 2019

Zulüm 1453’te Başladı Zihniyetine İstanbul Emanet Edilir mi?

İstanbul ve vatanımızın her karış toprağı, “amentüsü sağlam” insanlarımızın omuzlarından kıyamete kadar inmeyecek bir emanettir.

Hele İstanbul! Yarın huzuru mahşerde Ebu Eyyüp El Ensari Hz.’leri:

- “Ben doksan yaşında sırf Peygamberimizin Hadisi Şerifine nail olabilmek için İstanbul’a geldim ve küffara karşı savaşarak bedenimi orada bırakıp vatan edindiğim şehrime niye sahip çıkmadınız” derse ne diyeceğiz.

İstanbul, Ebu Eyyüp El-Ensari başta olmak üzere nice sahabe efendilerimizin, evliyalarımızın, İslam büyüklerimizin, şehitlerimizin vatan edindiği ve kelime-i şehadetin kıyamete kadar yaşaması için emanet ettiği bir şehirdir.

Gözlerinden kin, ağızlarından küfür eksik olmayan, kazara iş başına gelir gelmez, devletin ve milletin güvenliğine göz dikenlere böyle bir şehir nasıl emanet edilir?

Galiba şu hakikati şer cephesinden ziyade bizim bilmemiz gerekiyor. Fatih İstanbul’u fethederken, Bizans-Hıristiyan çağını kapamış, yeni bir çağ açmıştır.

¥

Başta milletimiz olmak üzere tüm Müslüman topluluklar için dört kutsal şehir vardır. Mekke, Medine, Kudüs ve İstanbul!

İstanbul’da Bizans-Hıristiyan çağı 1453 yılında kapanmıştır. Bu kapanışı zulüm olarak kabul eden zihniyet sahipleri böyle bir şehri nasıl yönetir sizce?

Fatih, Bizans-Hıristiyan çağını kapatmış, Türkiye hilâlin olmuştur. Haçlı kini güdenler bu yüzden yüz yıllardır her türlü oyunu sahnelemektedirler.

Biz ise haklı olarak İstanbul’un fethi ile iftihar ediyoruz. Çünkü atalarımızın çökmüş, tefessüh etmiş Bizans’ı sadece askerî olarak değil; ahlâken, ilmen, fennen ve adaletle de fethettiğini biliyoruz.

İstanbul fethedilmeden önce bütün coğrafya Osmanlılara gönüllü olarak teslim olmuştu. Direnen sur içindeki köhne Bizans’tı.

Fatih, İstanbul’u fethetmekle kalmamış, Timur’un dağıttığı birliğimizi de sağlamıştır. Türkiye’nin doğu ve güney sınırlarına ulaşmak için güçlü bir hamle yapmış, oğlu Bayezid onun dinamizmini temsil edemediyse de torunları Selim ve Süleyman, fetih ruhunu özümseyerek, nizam-ı âlemi dünya düzenini temsil edecek bir güce ulaştırmışlardır.

¥

Devleti Aliye’nin kuruluşunu hatırlamak, anlamak ve idrak etmek önemlidir. Ama İstanbul’un fethini yâd etmek ve anlamak daha mühimdir.

İstanbul’un fethinin nasıl bir millet şuuru ve inancıyla gerçekleştiğini idrak edenler, elbet İstanbul’a sahip çıkılmasına mutlak emanet olarak bakar ve bakmakla kalmayıp, bunun omuzlarımıza yüklenmiş bir görev olduğuna inanırlar.

İstanbul’un fethi ve Fatih üzerinden bir millet şuuru oluşturma konusunda en güçlü hamle, Nurettin Topçu’nun yazılarında görülür.

Ezcümle olarak sözü merhum Topçu’ya bırakalım:

- “İslam’ın ruhundan tiksinenler, son asırlarda Müslümanlığın mümessillerindeki zaaftan kuvvet almaktadırlar.

Vatandan uzaklarda vatan aramak, vücuttan uzaklarda ruh aramak gibi bir vehimdir.

Fatih ve ecdadının din anlayışı, bütün milli tarihimizin manevi siyasetini teşkil etmektedir. İşte bizim ruh davamız budur! 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı