• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
04 Ağustos 2020

Tarihe küsmek ve küstürülmek

Tarihine küstürülmüş veya tarihi doğru dürüst anlatılmamış toplumlarda, birlik ve beraberlik çok zor temin edilen hususlardandır.

Çünkü bir toplum ya tarihine küstürülmüş, gerçekler anlatılmamış, milli ve manevi değer yargıları güçlendirilmemiş veya tarih yalan yanlış yazılarak düşman edilmiştir.

Maalesef biz ikisine de sahibiz. Bir kısım var ki, sadece tarihimize değil, milletimizin tüm değer yargılarına karşı acayip bir şekilde açık veya gizli düşmanlık beslemektedir.

Bir kısım da var ki, yalan söyleyen bir tarih öğretildiği ve gerçekler gizlendiği için küskündür ve doğru tarihe hasrettir.

Bizim eğitim sistemimizde iki ders sevdirilemedi. Birisi “matematik” diğeri “tarih”. Matematik konusunda uzmanlar ne der bilmem ama tarihimizin sevilmeme sebebi, milletimizden gizlenmesi ve gerçeklerin ısrarla-inatla anlatılmamasıdır.

Örneğin Tarih Kurumu diye bir kuruluşumuz vardır.

Doğru tarih adına ne yapar bilmiyorum. Bugüne kadar “doğru tarih” adına yahut tarihi sevdirme adına ne gibi eserler yayınladı veya programlar yaptı?

Uzağa gitmeyelim, yakın tarihe bakalım.

İstiklal Mücadelemizin tarihi hâlâ tüm yönleriyle anlatılmadı ve yazılmadı. Hakikatleri sivil tarihçilerden öğrenmekteyiz ve görülmezden gelinmektedirler.

Hadi daha yakına gelelim. Cumhuriyet tarihinin 1923 ile 1950 arası ve özellikle inkılap tarihi tüm açıklığıyla yazılmamıştır.

Bu arşivler nasıl arşivlerdir ki, hâlâ kapıları kapalıdır ve açılamamaktadır. Daha da vahimi bu tarih niye gizli tutulmaktadır?

Demek ki ortada büyük ihanetler var ki, yazıldığında halk nezdinde hiç de hoş karşılanmayacak bir geçmişimiz var. Bu gizlilik başka türlü nasıl izah edilebilir ki?

Dünyada bizden başka tarihi gizlenen, yazılmayan başka bir ülke olduğunu sanmıyorum. Bu ne garip bir tecellidir?

Milletlerin ve devletlerin tarihleri süreklilik arz eder. Birbirinin devamı olmayan tarih yoktur zaten. Osmanlı, Selçuklulardan tarihi tüm yönüyle devralmıştır.

Osmanlı tarihini de Cumhuriyet devralsaydı, koparmasaydı, inkâr edip, yok saymasaydı, bugün başka bir tarih toplumu olurduk.

Bu sebeple tarihimize kimileri küskündür, kimileri de küfretmektedir. Bu halin mantıklı bir izahı olabilir mi? Demek ki, ortada bir tarih hırsızlığı vardır.

Burada yine medyanın her türlüsüne; televizyon, sinema ve dizi sektörüne dönmek istiyorum. Kendi tarihimize hor bakışımız sebebiyle hâlâ tarihimiz karman çormandır.

Hal böyle olunca tarihlerini hor gören zihniyetler, yabancılara özenme gibi bir aşağılık kompleksine sahip olmaktadırlar.

Milleti geçmişinden koparan inkılap zihniyeti, maziye “tu kaka” dedi reddetti, dine ve değerlerine “olmaz” dedi ve tarihimizle-kültürümüzle alabora olduk.

Ezcümle:

Devlet ile millet arasında kurulan birlik ve beraberliğin daha da pekişmesi için geçmişimizle kopartılan bağların yeniden neşvünema bulması elzemdir.

Milletimizin tarihi, telakkisine uygun şekilde oturtulmadan milletimizin yükselmesi mümkün değildir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hubeydullah

Hangi arşiv kapalı hocam? Hiçbir arşiv kapalı falan değil, hepsi açık, kaldı ki şu anda hükümette ak parti var, yanlış bir şey olsa çoktan servis ederlerdi.
  • Yanıtla

Ömer

İstet inkilap densin ister devrim hedefte islam ve Osmanlı vardı .kökü kazınmak istendi. Kısmen de olsa başarılı oldu .harf inkılabı hilafetin kaldırılması gibi hatta Ayasofya’nın müze yapılması . Bakın ne Çanakkale savaşı ne kurtuluş savaşı tam açıklığa kavuşturulamadı . Gerçekleri bilmiyoruz . Zamanında ya korkudan hep gerçekler saklandı .birazını Mısıroğlu’ açığa çıkardı ve hala ne olduğu bilinmiyor . Koruma kanunu kaldırılmalı ve tüm gerçekler arşivler ortaya çıkmalı da ne zaman. Ak partinin yapacağı da sınırlı . Ama Birgün mutlaka açığa kavuşacaktır .
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı