• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
14 Ağustos 2020

Susması ve konuşması gerekenler

Susması gerekenler konuşuyor, konuşması gerekenler susuyorsa, afetin ayak sesleri “Ben geliyorum” diyerek yaşanmaya başlamış demektir.

“Susması gerekenler” kısmına, aklı eren ermeyen ve dilini döndüren hemen herkesin itiraz ettiği ve edeceği bir devirde yaşıyoruz. Ne yazık ki tavizlerin egemenliği altındayız.

Sanki susmak; bir mağlubiyeti, haksızlığı, çaresizliği, kimsesizliği kabul etmek gibi algılanmakta ve böyle manipüle edilmekte!

Oysa her susmak kayıp değildir. Ayrıca kaybın ve kazancın ölçüsü zamana, mekâna ve kişiden kişiye değişir. Zaman ve mekân ölçüsü çok önemlidir.  

“Ya hayır söyle ya sus” ikazını da zikredemiyorum. Çünkü Müslüman kimlikli kişiler artık şer olduğu kesin olan meseleleri, “hayırlı” kabul ediyorlar.

Bu sebeple şerrin hayra, hayrın şerre tercih edildiği bir zamanı yaşıyoruz.

Oysa susmanın ve konuşmanın bir edebi vardır. Yerince susmayı ve konuşmayı bilmek, kişilerin karakterlerinin tarifidir.

Konuşması gerekenlere gelince! Konuşması beklenenler, susmasını bilmeyenlerin hadsizliğinden utandıkları için konuşmamaktadırlar.

Susma edebinden yoksun olanlar, konuşması gerekenlerin susmalarını, kendilerinin haklı olduğu zehabına sürüklemekte ve sürüklendiklerini görememektedirler.

Bu bir afettir. Bu afet, iki kişilik aileden başlayarak, toplumun her kesiminde görüleceği gibi siyaset ve devlet yönetiminde daha çok yaşanır.

Hele hele siyasetteki susması gerekenlerin konuşması, konuşması gerekenlerin susması, başlı başına büyük kayıptır ki, devlet ve millet olarak bundan çok çektik.

Ayrıca hiçbir afet, tufan, tehlike sessiz gelmez. İnsanlar felaketi kendileri davet ederler. Siyasi tarihimiz ve hükümetler böyle hadiselerle doludur.

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki Ak Parti iktidarlarının başarısındaki sebeplerden birisi, susması gerekenlerin sustuğu, konuşması gerekenlerin konuştuğu içindir. Sanki son zamanlarda bu anlayış biraz gevşemeye başladı gibi.

Reis’i belediye başkanlığından hatta MSP Beyoğlu ilçe teşkilatı ve Refah il başkanlığından beri tanıyanlar bilirler ki, Erdoğan bu disipline çok dikkat eder.

Galiba yeni siyasetçiler, devletteki veya partideki konumlarının geçici olduğunu idrak edemediklerinden bu disiplinin dışına çıkınca, Erdoğan’ın gözüne gireceklerini sanıyor ve madalya takılacağını umuyorlar.

Oysa bugüne kadar Ak Parti treninden inenlere bir baksalar, kendilerini onların düştükleri hallerde göreceklerdir.

Recep Tayyip Erdoğan’a zerre kadar muhabbeti ve bağlılığı olan her Ak Partili, Reis’in nasıl bir dava insanı olduğunu, devletimizin ve milletimizin yükünün altında nasıl bir mücadele ettiğinin bilincinde olmalıdır.

Bu hakikati kavrayabilenler nerede susacaklarını, nerede konuşacaklarını bilecek erdeme sahip kimselerdir. Ve yine afetlerden birinin de sebebi erdemsizliktir.

Ezcümle:

R. Tayyip Erdoğan, davasını önceleyen kimselerle yoluna devam eder.

Yerli-milli siyasetçinin önceliği, milletinin inanç değerleridir.

Halkın inanç değerlerine rağmen, batıya ve batıla sırt vermenin, millet-devlet birlik ve beraberliğini zarar vereceği aşikârdır.    

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sofuoğlu

Hepimiz canla, başla 18 yıldır ölümüne savunduğu AKP'in imzaladığı İSTANBUL SÖZLEŞMESİ AKP'li etkili ve de yetkililer tarafından savunulması AKP'nin sonunun başlaması değil,SONUNU GETİRECEKTİR. GAY ve LEZBİYENLER denilen ALLAH'SIZ AZGIN GÜRUH, anılan sözleşmeden cesaret alarak,TOPLUMUN TÜMÜNÜN kendileri gibi olması için canla, başla çalışmalarına hızla devam etmetedirler. AKP söleşmenin devamından yana tavır sergiler, sözleşme devam ederse, AKP'nin sonununda ANAP gibi olacağı gün gibi ortadadır.Ve bu ısrarın devam etmesini bir vatandaş olarak anlamış değilim.Ve hepimiz neye uğradığımızı bilemiyoruz.Zararın neresinden dönülse kardır.Benden söylenmesi.
  • Yanıtla

bir feto yapıtı: sözcü

sayınemin, Devlet Bahçeli' ye dalaşıyor, MHP de cevabı anında yapıştırıp onu itin deliğine sokuyor. sayıneminin dediği şu: 'ey Bahçeli, gel Erdoğan' a beraber şarlayalım, hadi!' Devlet Bey' in itle, kopukla, serseriyle takılacak zamanı yok, şu an Türkiye' nin düşman çatlatan projesi Çanakkale Köprüsü yapılıyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı