• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
09 Ağustos 2019

Sürü psikolojisi veya sazanlık

Büyük ekseriyeti çirkeflik deryası olan bir sosyal deryası var malum.

Kimlerin yaptığı, organize ettiği ve ettirdiği, kimlerin kimleri yönettiği, maddi olarak desteklediği belli olmayan tam bir fesat gayyasıdır.

İnsan ruhunu kirleten cerahat dolu bu mecrada yazılanlara sürü psikolojisiyle katılmak veya sazan gibi dalmak, ruhları temiz insanların işi olamaz, olmamalıdır.

Böyle diyoruz ama ne yazık ki, özellikle mütedeyyin kesim üzerine oynanan oyunlara en çok da maalesef mütedeyyin insanlarımız düşmekte ve üstelik bir de yaymaktalar.

Tek gayesi; “Devlet-millet bütünlüğü düşmanlığı üzerine koordine edilen sosyal medya kullanıcıları”, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet üzerine her türlü pisliklerini akıtmak için binbir türlü yalanları, iftiraları, fitneleri, ihanetleri su gibi akıtmaktadırlar.

¥

Bilineni tekrar etmeye gerek yok ama her Müslüman şu ilahi emri ve ikazı bilir.

-“Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” Hucurat/6 

Bu ayeti kerimeye iman edenler, “sosyal şeytanlardan gördüklerini, duyduklarını, okuduklarını araştırmadan, sorup soruşturmadan yazar ve paylaşırsa, ayeti kerimeye muhalefet etmiş olmaz mı?

Sürü psikolojisinin en belirgin tarafı; düşünmeden, tartmadan, sormadan, soruşturmadan çoğunluğu takip etmektir.

Kendi aklını, mantığını, düşüncesini, ideolojisini bir tarafa bırakarak; tanımadığı-görmediği-bilmediği kimselerin söylediklerine, “Galiba doğru” diye o tarafın oltasına gelmeye de sazanlık denilmektedir.

Sosyal şeytanlığa hizmet edenlerin ortak özelliği şudur:

Doğru olmayan yahut doğruları kirletmek üzere planlanan ihanetleri yayarak, gündem oluşturmak ve kargaşa çıkarmaktır.

¥

Teknolojiden yararlanmak elbet herkesin hakkıdır ama bu hakkı; zararlı kimselerin yaydığı zararlı bilgilerinin takipçisi, yayıcısı, uygulayıcısı olmak hem insanın kendisinin hem de başkalarının hakkını gasp değil midir?

Beden dilimiz, fikrimiz, düşüncemiz, sözümüz, kime ve nereye meyilli ise bir süre sonra onlara benzeriz. Bu değişmez kuraldır.

Bir süre sonra onlar gibi düşünmeye-konuşmaya başlanılır. Hal böyle olunca da kişiler akıllarını, iradelerini, yeteneklerini geri plana atarak başkalarına teslim etmiş olurlar. Yani ruhlarını esir ederler. 

Kimlik ve kişiliklerini, sürü psikolojisine hibe ederek hareket edenler, ruhlarını kirletirler. Beden kiri temizlenir ama ruh kiri esaretten kurtulmadan temizlenmez.

Hiç ölmeyecek olan ruhlarını; bilmedikleri, görmedikleri, daha sonra da bilmeyecekleri ve görmeyecekleri birtakım ihanet şebekelerine bağışlayanlar, bir müddet sonra kendilerini kontrol edemez ve “buyruk almaya, buyruk beklemeye” başlar.

¥

Ezcümle:

Böyleleri, “dikte edilmeye hazır düşünce hırsızlarıdır”. Ne evlerinde ne işlerinde ne de sosyal hayata dair alanlarda iradelerini kullanamayan ama kullandırtan kimselerdir.

Sürekli beklenti içerisinde olurlar. Tüm duyguları, düşünceleri, menfaatperestlik üzerine kuruludur. Onları için hiçbir kutsalın önemi yoktur.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı