Sümen altı edilmiş maden dosyaları
Söze yazının başlığından yol vererek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Fatih Dönmez ile hasbihal edelim.
Fatih Bey ile tanışmadım fakat sima tahlilime güvenerek bu vatanın evladı olduğunu, helal süt, helal ekmek ve besmeleyle yetiştiğini söylemeliyim.
Bir önceki bakanımız Berat Albayrak için de aynı kanaatimi ifade edeyim. Üstelik onun yükü herkesten daha ağır.
Hem Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın damadı hem inandığı gibi yaşayan hak davanın yılmaz isimlerinden Sadık Albayrak ağabeyin oğlu.
İki kalenin arasında elbet iyi olmak zorunda! Yeri gelmişken şunu da kaydedivereyim. Biliyorsunuz şeytani merkezlerden Berat Albayrak için büyük ihanet kampanyaları yapıldı.
Sanırım Sakarya havzasında bulunan enerjinin destanını izleyenler, Berat Albayrak’ın üzerine kimlerin niçin gittiğini anlamışlardır. Fatih Bey’e geçelim.
•
Aziz Fatih Beyciğim!
Madenci değilim, gazeteciyim. Milli Selamet Partisi’nin koalisyonlarla ortak olduğu hükümetlerden bu yana memleketin neresinde maden varsa ilgimi çekmiştir.
O dönemlerde MSP’li bakanların madenler konusunda nasıl terlediklerini ve sümen altı edilmiş dosyaları nasıl aradıklarını ve çalışmalar yaptıklarını bilirim.
Lakin gelin görün ki, hükümetin ortağı olarak ne zaman madenlerle ilgili çalışmalar yaptılarsa sürekli engellenmişlerdir.
Lafı uzatmayalım. Sizden istirhamım. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü arşivleri yerinde duruyorsa rahmetli Menderes’ten bu yana bir araştırma yaptırmanızdır.
28 Şubat döneminin azgın günlerindeydi. Şu an kim olduğunu hatırlamıyorum ama Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürü hususi bir sohbette:
-“Vesayetçiler gider de devlete-millete sahip çıkacak bir hükümet gelirse, bizim arşivlerde sümen altı edilmiş dosyaları mutlaka incelemeleri gerekir” demişti.
•
Yine aynı tarihlerde Lüleburgaz’da doğalgaz arama işlerinde çalışan bir kepçe operatörü yalvararak şunları söylemişti.
-“Lüleburgaz, Çorlu, Kırklareli ve denize doğru çok büyük doğalgaz kaynakları buluyoruz, sonra ‘Uzmanlara soralım’ diye Ankara’dan birileri geliyor ve ‘Yeterli değil’ diye rapor verip gidiyorlar, biz de kuyuları kapatıyoruz”.
Sayın Bakan! Velev ki yalan olsun. Lütfen buralara yeniden bakılsa ne kaybederiz?
•
Sanırım 1998-99 yılıydı. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, “Bor Madeniyle” ilgili önemli bir rapor hazırlatmıştı.
Biz de bu rapor üzerine belgesel çekelim istedik ve dosyayı hazırlayıp, sponsor arayışına girişmiştik. Sponsor olacak ilgili kuruluşun başkanı şunu söylemişti:
-“Hükümeti kimlerin yönettiğini galiba bilmiyorsunuz, bu belgeseli yaptırmazlar. Boşuna uğraşmayın”. Hamdolsun Bor’a sahibiz artık.
•
Yıllardır kafama takılan yerlerden birisi de Kırıkkale ile Ankara’nın ilçesi Kalecik arasında Kızılırmak boyunca iki taraftaki sıradağ boyunda Menderes döneminde maden yatakları bulunduğu ve kamyonlarla taşındığı söylentisidir.
Ezcümle:
Bildiğim tek şey var ki, bu vatanın her karışı maden niteliğindedir. Ne içerdeki ne dışardaki hainlere heba ettirmemeli. Sizlere inanıyor ve güveniyoruz.







