• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
25 Ağustos 2020

Sümen altı edilmiş maden dosyaları

Söze yazının başlığından yol vererek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Fatih Dönmez ile hasbihal edelim.

Fatih Bey ile tanışmadım fakat sima tahlilime güvenerek bu vatanın evladı olduğunu, helal süt, helal ekmek ve besmeleyle yetiştiğini söylemeliyim.

Bir önceki bakanımız Berat Albayrak için de aynı kanaatimi ifade edeyim. Üstelik onun yükü herkesten daha ağır.

Hem Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın damadı hem inandığı gibi yaşayan hak davanın yılmaz isimlerinden Sadık Albayrak ağabeyin oğlu.

İki kalenin arasında elbet iyi olmak zorunda! Yeri gelmişken şunu da kaydedivereyim. Biliyorsunuz şeytani merkezlerden Berat Albayrak için büyük ihanet kampanyaları yapıldı.

Sanırım Sakarya havzasında bulunan enerjinin destanını izleyenler, Berat Albayrak’ın üzerine kimlerin niçin gittiğini anlamışlardır. Fatih Bey’e geçelim.

Aziz Fatih Beyciğim!

Madenci değilim, gazeteciyim. Milli Selamet Partisi’nin koalisyonlarla ortak olduğu hükümetlerden bu yana memleketin neresinde maden varsa ilgimi çekmiştir.

O dönemlerde MSP’li bakanların madenler konusunda nasıl terlediklerini ve sümen altı edilmiş dosyaları nasıl aradıklarını ve çalışmalar yaptıklarını bilirim.

Lakin gelin görün ki, hükümetin ortağı olarak ne zaman madenlerle ilgili çalışmalar yaptılarsa sürekli engellenmişlerdir.

Lafı uzatmayalım. Sizden istirhamım. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü arşivleri yerinde duruyorsa rahmetli Menderes’ten bu yana bir araştırma yaptırmanızdır.

28 Şubat döneminin azgın günlerindeydi. Şu an kim olduğunu hatırlamıyorum ama Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürü hususi bir sohbette:

-“Vesayetçiler gider de devlete-millete sahip çıkacak bir hükümet gelirse, bizim arşivlerde sümen altı edilmiş dosyaları mutlaka incelemeleri gerekir” demişti.

Yine aynı tarihlerde Lüleburgaz’da doğalgaz arama işlerinde çalışan bir kepçe operatörü yalvararak şunları söylemişti.

-“Lüleburgaz, Çorlu, Kırklareli ve denize doğru çok büyük doğalgaz kaynakları buluyoruz, sonra ‘Uzmanlara soralım’ diye Ankara’dan birileri geliyor ve ‘Yeterli değil’ diye rapor verip gidiyorlar, biz de kuyuları kapatıyoruz”.

Sayın Bakan! Velev ki yalan olsun. Lütfen buralara yeniden bakılsa ne kaybederiz? 

Sanırım 1998-99 yılıydı. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, “Bor Madeniyle” ilgili önemli bir rapor hazırlatmıştı.

Biz de bu rapor üzerine belgesel çekelim istedik ve dosyayı hazırlayıp, sponsor arayışına girişmiştik. Sponsor olacak ilgili kuruluşun başkanı şunu söylemişti:

-“Hükümeti kimlerin yönettiğini galiba bilmiyorsunuz, bu belgeseli yaptırmazlar. Boşuna uğraşmayın”. Hamdolsun Bor’a sahibiz artık.

Yıllardır kafama takılan yerlerden birisi de Kırıkkale ile Ankara’nın ilçesi Kalecik arasında Kızılırmak boyunca iki taraftaki sıradağ boyunda Menderes döneminde maden yatakları bulunduğu ve kamyonlarla taşındığı söylentisidir.

Ezcümle:

Bildiğim tek şey var ki, bu vatanın her karışı maden niteliğindedir. Ne içerdeki ne dışardaki hainlere heba ettirmemeli. Sizlere inanıyor ve güveniyoruz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Evet

Zaten madenin yerini kepçe operatörü bilir, mühendis ne bilsin. Hemen rezervini ve kalitesini de çıkarır, ne gerek var o kadar araştırmaya. Zaten o araştırmalara emek ve para yatıran kar da salak, buluncaya kadar araştırmalı, sonra kendine ve ülkesine ihanet olsun diye kapatıyorlar. Ama sonra zararına olsa da aramaya devam ediyorlar..
  • Yanıtla

Dertli

Huseyin bey Allah razi olsun. Onemli bir konuya temas ettiniz. Sizinle ayni kanaati tasiyorum. M T A, T P A O, vb. Yeralti zenginliklerimiz konusunda calisan kurumlarimizin gecmiste yaptigi rantabl bulunmayip iptal edilen arazi ve buro calismalari kurum arsivlerinden ciddi bir arastirmaya tabi tutulmasi cok faydali olur . Bu konuda bir misal verecegim. Anlatacagim istanbulun su meselesi ile ilgili olsada dikkate deger sanirim. Arsivlerde her turlu plan proje olmasina ragmen, istanbulun su sorununun gecmiste nasil suruncemede birakildigi buna iyi bir ornektir. Olay yalniz becerikliksizmi ? Yoksa bilincli bir elin engelleme cabasimi insan suphe etmeden edemiyor. Hele feto gercegi ile yuzlestikten sonra. 1986 - 2004 yillari arasinda ISKI de calistim.1994 yilinda buyuklerimiz taktir etti bazi birimlerde idareci olarak vazife gordum. Malumunuz o yillar istanbulun buyuk susuzluk cektigi yillar. Hatirlarsiniz Bir onceki chp yonetimi susuzlgu yasanan kurakliga baglayip degisik yontemlerle istanbula su temin etmeye calisiyor. Yalovadan tankerle su getirmek veya gokteki bulutlara ucakla bazi kimyasallar puskurtmek suretiyle (ecnebi bir firmaya yaptiriliyor) Yagmur yagdirmaya calisiliyor. Tabii netice alinamiyor. Bilahare 1994 yilinda rahmetli Erbakan liderligindeki Refah Partisi sn.Erdogan ile istanbul yonetimine geliyor. Daha sonrasi malum. Mahallelere 15 gunde bir ancak su verilebilen, 250 den fazla muteahite borcunu odeyemeyen, dolayisiyle maddi olarak iflas etmis oldugu kabul edilen bir kurumun Rekor denilebilecek cok kisa bir zaman diliminde, akilli bir yonetim ile nasil suratle ayaga kaldirildigi, cansuyu bekleyen istanbulun kisa surede nasil hayat buldugu daha hatirlardadir.. Erbakan hocamizdan ve reisten Allah razi olsun. Butun emegi gecenlerdende.. Simdi geliyorum esas arz etmek istedigim konuya. Istanbul devamli susuzluk ceken bir sehir. Osmanli zamaninda bircok su tesisleri yapilmis. Bunlar malum. Ancak osmanlisin son donemleri ile cumhuriyetin kurulusundan bu yana istanbulun su ve kanalizayon ihtiyaci cok artmiş bunun icin bircok proje uretilmis. Hepsi arsivlerde mevcut. Raporlar,projeler,etutler. v.b. Arastirililinca goruluyorki istanbulun su ve kanal problemlerinin cozumu icin proje bazinda hersey hazir. Her ne sebeple ise hic bir yonetim bu projeleri kapsamli olarak tatbikata koyup sehri su ve kanal yonunden rahata kavusturmuyor. Palyatif cozumler ile olaya yaklasiliyor. Ne zamana kadar, istanbulda Refah partisinin isyanbulda secimi kazanmasi ile Erbakan onderligindeki, Erdogan , Eroglu , ekibinin is basina gelmesine kadar. Bir taraftan ISKI arsivindeki onemli projeler suratle revize edilerek tatbikata konulurken diger taraftan ihtiyac duyulan yeni projeler suratle yaptirilarak hayata geciriliyor. Soylemek istedigim. 1994 de gelen yonetim umumiyetle mevcut projeleri uyguluyor. Proje icin zaman kaybetmiyor. Gecmis yonetimlerin bu konuda cok gevsek davranmasi yalniz beceriksizlikle aciklanamaz. Onun icin yukarida bahsedilen ve dger onemli devlet kurumlarinin calismalari bir elden gecirilurse iyi olur. Bu konuda bahis konusu kumumlardan emekli olmus vatan ve millet sevgisi ile dolu uzmanlardan istifade edilebilir kanaatindeyim. Selam ve saygilarimla.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23