Osmanlı Sonrası Bulgaristan Türklerinin Dini Yönetimi

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Bu haftaki eserimiz, “Rumeli Araştırmaları Merkezi Yayınları, Rumeli Türkleri Kültür Ve Dayanışma Vakfı Yayınları” arasında çıkan; “Osmanlı Sonrası Bulgaristan Türklerinin Dini Yönetimi ve Özel Yargı Teşkilatı” adını taşıyor.

İki yıl Bulgaristan’da inceleme ve araştırmalarda bulunan ve aynı zamanda Sofya İslam Enstitüsünde dersler veren Doç. Dr. H. Mehmet Günay tarafından hazırlanan kitap, Bulgaristan’da Osmanlı döneminin bilinmeyenlerini gün ışığına çıkarmış ve Osmanlı tarihine yeni bir katkıda bulunmuş.

………………..

Devlet-i Aliye, Bilecik-Söğüt-Bursa’dan sonra Balkanlar’da kurularak Afrika içlerine kadar genişlemiş ve 24 milyon metrekareye kadar sınırlarını genişletmiş, idaresi altındaki bütün milletlere “Hak, hukuk, huzur, güven ve istikrar” sağlamıştır.

Osmanlı coğrafyasından kopan topraklar üzerinde bugün 52 ülke vardır ve neredeyse hiçbirisinde “huzur, güven, istikrar” kalmamıştır.

Osmanlı idari şekli, İslam ile özdeşleşmiş bir medeniyetin teşkiliyle mümkün olmuştur. Bu medeniyetten kopan her toplum, kopuştan bu yana başı döngün bir şekilde neyi nerede kaybettiklerini aramaktalar.

Bulgaristan’da onlardan biridir dersek pek yanılmış sayılmayız.

………………..

Ondokuzuncu yüzyılın son çeyreğine kadar yaklaşık beş asır boyunca büyük bir kısmı Osmanlı idaresinde kalan Balkan Yarımadasında bugün hâlâ Osmanlı medeniyetinin kalıntıları, üzerinde yaşayan halklara bir şeyler söylemektedir.

Cihanşümul Osmanlı istemeyerek çekildiği her yerde yüzlerce dini ve milli eser bırakmıştır. Bu eserler arasında sadece hanlar, kervansaraylar, hamamlar, camiler değil, tekke ve medreseler, mektepler, adli ve yargı teşkilatlarının işleyişini de bırakmışlardır.

Bu hususta sözü, böylesine kapsamlı eseri hazırlayan, Doç. Dr. H. Mehmet Günay’a bırakalım.

…………………

“Bulgaristan’daki Türk/İslam mirası; tarihi, etnik, dini ve siyasi yapısı ve sosyal hayatından, kültürüne, edebiyatına folklorüne, mimari ve sanat eserlerine kadar didik didik araştırılıp gün yüzüne çıkarılma çalışmaları yapılmıştır.

Bununla birlikte, özellikle Bulgaristan söz konusu edildiğinde, bu denli kapsamlı ve çeşitli çalışmalar arasında önemli bir konunun gözden kaçırıldığı veya belki de -çalışmanın ağırlıklı olarak yerli malzeme kullanmayı gerektirmesi ve ülkenin özel siyasi koşulları nedeniyle çok yakına kadar bu malzemelere ulaşmanın oldukça güç olması sebebiyle- imkansızlık yüzünden bilerek ihmal edildiği görülmektedir.

Söz konusu edilen bu konu, genel olarak Osmanlı sonrası Bulgaristan Müslüman-Türk topluluğunun dini yönetimi ve dini kurumlarının icrası ve uygulanması yirminci yüzyılın yarısına kadar faaliyet göstermiş.

Hatta Birinci Dünya Savaşı sonrasına kadar şer’iye mahkemeleri, Bulgaristan Müslümanlarının dini örgüt yapıları ve yönetim organlarının tam anlamıyla şekillendiği ve sistemin büyük ölçüde yerli yerine oturduğu görülmektedir”.

………………

Ezcümle:

Kitap, mahkemelerin içerisine yerleştiği kurumsal bütünü oluşturan müftülük kurumunun tarihi süreç içerisindeki değişimine değinerek başlıyor ve esas olarak mahkemenin yapısı ve işleyişi üzerinde duruyor.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti